Oksijensiz bütün hayvanlar uzun zaman önce gözden kaybolurdu.Without oxygen, all animals would have disappeared long ago.
Oksijensiz yaşayamazsınız.You can't live without oxygen.
Dan oksijensiz kalmaktan öldü.Dan died of asphyxiation.
Oksijensiz yaşayamayız.We can't live without oxygen.
Tom oksijensizlik yüzünden öldü.Tom died from lack of oxygen.
Oksijensiz kalıyorumAsphyxiated
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Because nobody's ever climbed an 8,000-meter peak without oxygen that doesn't have an ACE gene.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.But in fact he was the person who was most susceptible to the oxygen.
Kısacası anaerobik (oksijensiz) bir işlem olduğunu söyleyebiliriz.This is the anaerobic part of the respiration.
Oksijensiz kalan larvalar kese kağıdının içine zıplarlar ve kağıt ses çıkarır.The maggots, starved for oxygen, writhe and jump in the bag, creating a "pitter-patter" sound.
Fermantasyon sadece anaerobik (oksijensiz) bir ortamda gerçekleşebilir.Fermentation can only occur in an anaerobic (oxygen-free) environment.
Oksijensiz fosforlu bakırOxygen-free phosphorus-containing copper
Bunlardan üçü yaygın olarak kullanılır ve ikisi oksijensiz olarak kabul edilir:Of these, three are widely used and two are considered oxygen-free:
C10100 - oksijensiz elektronik (OFE, oxygen-free electronic) olarak da bilinir.C10100 – also known as oxygen-free electronic (OFE).
Bu bakır, dikkatle düzenlenmiş, oksijensiz bir ortamda son haline getirilir.This copper is finished to a final form in a carefully regulated, oxygen-free environment.
C10200 - oksijensiz (OF, oxygen-free) olarak da bilinir.C10200 – also known as oxygen-free (OF).
Oksijensiz yüksek ısı iletkenlikliOxygen-free high thermal conductivity
Oksijensiz yüksek ısı iletkenlikli (OFHC) bakır kriyojenikte yaygın olarak kullanılmaktadır.Oxygen-free high thermal conductivity (OFHC) copper is widely used in cryogenics.
Oksijensiz bir şey yakamazsın.Sans oxygène, tu ne peux rien faire brûler.
Oksijensiz solunum yapar.No respiran oxígeno.
Bu bakteriler oksijensiz ortamda yaşamlarını devam ettirirler.Такие анаэробы постоянно живут в лишенной кислорода среде.
Beynin oksijensiz kalması sonucu olabileceği düşünülmektedir.يحدث الإغماء نتيجة فقدان وصول الأوكسجين إلى الدماغ.
Oksijensiz ortamda çalışabilirler.Ze zijn in staat te leven zonder zuurstof.
Tom oksijensizlik yüzünden öldü.Tom overleed ten gevolge van een gebrek aan zuurstof.
Tom oksijensizlik yüzünden öldü.Tom a murit din cauza lipsei de oxigen.
Oksijensiz yaşayamayız.Δεν μπορούμε να ζήσουμε δίχως οξυγόνο.
Eğer 4 dakika boyunca oksijensizlik devam ederse beyinde geri dönülmez hasar meydana gelebilir.30分以内に停止できなかった場合は脳に不可逆的な変化が起こる場合がある。
Beynin oksijensiz kalması sonucu olabileceği düşünülmektedir.脳の酸素が欠乏状態にあるときなど。
Beynin oksijensiz kalması sonucu olabileceği düşünülmektedir.המוות נגרם בעקבות חוסר הגעת חמצן למוח.
Oksijensiz solunum yapar.חמצן לנשימה.
Oksijensiz solunum yapar.Ne djeluje oksidacijski.
Saf haliyle tamamen esnektir (özellikle oksijensiz ortamda).Je aj veľmi citlivá na znečistené ovzdušie (predovšetkým oxidmi síry).
Saf haliyle tamamen esnektir (özellikle oksijensiz ortamda).Grynas Titanas yra gana kalus (ypač aplinkoje be deguonies).
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.Il mio corpo non ha bisogno di ossigeno, luce o di cibo.
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.Jag klarar mig utan syre, ljus och mat.
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.Jeg kan klare mig uden ilt, lys og mad.
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.Mi cuerpo no necesita oxígeno, luz o comida.
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.Mnie nie jest potrzebny ani tlen, ani światło, ani pokarm.
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.O meu corpo aguenta sem oxigénio, luz ou comida.
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.Ruumiini selviää ilman happea, valoa ja ruokaa.
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.Το σώμα μου είναι μια χαρά χωρίς οξυγόνο ή φως ή φαγητό.
Benim vücudum oksijensiz, ışıksız ve gıdasız durabilir.Моему телу не нужен ни кислород, ни свет, ни пища.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.왜냐하면 안지오텐신 전환효소의 유전자가 없는 어느 누구도 8000 미터 산을 무산소로 오른 적이 없기 때문입니다.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Bo nikomu bez genu ACE nie udało się wspiąć na ponad 8 tys. szczyt bez butli z tlenem.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Eftersom ingen har någonsin klättrat upp på en 8.000 meter hög topp utan syre som inte har an ACE-gen.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Mert oxigén nélkül senki sem mászott meg 8000 méter magas csúcsokat, akinek nem volt ACE-génje.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Nooit heeft iemand een top van 8.000 m bereikt die geen ACE-gen had.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Parce que personne n'a jamais gravi un pic de 8000 mètres sans oxygène sans avoir un gène de l'ACE.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Pentru că nimeni nu a urcat pe un vârf de 8.000 m fără oxigen dacă nu are gena ACE.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Perché nessuno ha mai scalato un 8000 metri senza ossigeno senza avere nel suo corredo genetico il gene ACE.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Porque nunca nadie ha subido un pico de 8000 metros sin oxígeno que no tenga un gen ECA.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Porque nunca ninguém escalou um pico de 8000 metros sem oxigénio, sem ter o gene ACE.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Pretože ešte nikto nevyliezol na 8000 metrový vrchol bez kyslíka, ktorý by nemal ACE gén.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Protože nikdo doposud nevyšplhal na osmitisícovku bez kyslíku, aniž by měl ACE gen.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Weil niemand je einen Achttausender ohne Sauerstoff bestiegen hat, der kein ACE-Gen hatte.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Διότι κανένας δεν σκαρφάλωσε ποτέ σε μια κορυφή 8.000 μέτρων χωρίς οξυγόνο, χωρίς να έχει το γονίδιο ACE.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Защото никой, който няма ACE не може да се изкачи на връх, висок 8 000 метра без кислород.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Потому что все, взобравшиеся на высоту 8 000 м без кислорода имели ген ангиотензин.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.מכיוון שאף אחד עוד לא טיפס לגובה 8,000 מטר ללא חמצן ושאין לו גן ACE.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.لأنه ما من أحد تسلق قمة جبل طولها 8,000 متر من دون أوكسجين وذلك بدون أن يمتلك مورثة ACE