Bulunan sayı her bir gram hemoglobinde bulunması gereken milimetre cinsinden oksijen olarak ifade edilebilir.Ось так ми дізнаємось скільки мл крові припадає на кожен грам гемоглобіну.
Bu müthiş bir fenomen (görüngü) Çünkü burada ortaya çıkan şey bir yıldız. Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.To je neuvěřitelný úkaz, protože uvnitř toho je hvězda, jmenuje se tBílý trpaslík.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.Además, los seres humanos respiramos oxígeno y exhalamos CO2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.게다가 사람은 산소를 흡입하고 CO2 를 배출합니다.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.En outre, les humains inspirent de l'oxygène et expirent du CO2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.Inoltre, gli esseri umani inspirano ossigeno ed espirano CO2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.În plus, oamenii respiră oxigen şi expiră CO2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.Na dodatek ludzie wdychają tlen i wydychają CO2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.Thêm vào đó, con người hít vào khí oxy và thải ra khí CO2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.Übrigens atmen Menschen Sauerstoff ein und CO2 aus.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.Επιπλέον, οι άνθρωποι εισπνέουν οξυγόνο και εκπνέουν CO2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.Кроме того, люди вдыхают кислород и выдыхают углекислый газ.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.Освен това, хората вдишват кислород и издишват СО2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.בנוסף, בני אדם נושמים חמצן ונושפים CO2.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.وباﻹضافة إلى ذلك، البشر يستنشقون الأكسجين ويزفرون ثاني أكسيد الكربون.
Buna ek olarak, insanlar da oksijen alıp karbondioksit verir.植物はその反対です
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor. Bizim Güneşimizin yaklaşık 1,3 katı büyüklükte.-- se llama enana de oxígeno-carbono -- de un tamaño de aproximadamente 1,3 veces la masa del Sol.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Ca s'appelle une naine à carbone/oxygène.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Chama-se uma anã carbono-oxigénio.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Den kallas för en kol-syre dvärg.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.E' chiamata una nana bianca al carbonio e ossigeno.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Ezt szén-oxigén törpének hívják.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Het heet een koolstof-zuurstof dwerg.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.이것을 탄소-산소 백색 왜성이라 부르며
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Man nennt das einen weißen Zwerg mit Kohlenstoff-Atmosphäre.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Se numeste o pitică carbon-oxigen.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.To karzeł węglowo-tlenowy.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Λέγεται νάνος άνθρακα-οξυγόνου.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Нарича се въглеродно-кислородно джудже.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.Она называется кислородно-углеродный карлик.
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.שנקרא 'ננס פחמן-חמצן'
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.يسمى بقزم ، مكون من الكربون و الأكسجين
Buna, Karbon-Oksijen Cücesi deniyor.質量は太陽の約1.3倍です
Bu neon gibi olmaya çok yakındır, öyle ki geriye gitmek istemez ve oksijene daha çok benzemez.Dieses Element will ein Elektron aufnehmen, weil es wie Neon eine volle Außenschale haben will.
Bu neon gibi olmaya çok yakındır, öyle ki geriye gitmek istemez ve oksijene daha çok benzemez.Je už skoro jako neon, takže se rozhodně nechce vrátit o krok nazpět a vypadat jako kyslík.
Bu neon gibi olmaya çok yakındır, öyle ki geriye gitmek istemez ve oksijene daha çok benzemez.이것은 네온과 아주 가깝습니다. 절대로 역방향으로 가려고 하지 않고 산소처럼 되려고 할 것입니다.
Bu neon gibi olmaya çok yakındır, öyle ki geriye gitmek istemez ve oksijene daha çok benzemez.هذا هنا قريبا جدا للنيون بحيث حتما لا يريد ان يرجع خطوه للوراء لكي يكون مشابه للاوكسجين
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.Det her vil være arterier og de vil blive til vener der hvor de røde blodlegemer afgiver deres oxygen.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.Esto sería las arterias y luego se convertirían en las venas como los glóbulos rojos pierden su oxígeno.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.Ini akan arteri dan kemudian mereka akan menjadi urat sebagai sel-sel darah merah kehilangan oksigen mereka.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.Isso seriam artérias e, em seguida, elas se tornariam veias quando os glóbulos vermelhos perdem seu oxigênio.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.Tohle budou tepny a posléye se stanou žílami Jak červené krvinky přijdou o kyslík.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.To so arterije, ki postanejo vene, ko eritrociti izgubijo kisik.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.Това са артерии, които се превръщат във вени, докато червените кръвни клетки отдават кислород.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.Це можуть бути артерії, які перейдуть в вени, коли червоні кров'яні клітини втратять кисень.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.אם נניח שזה עורק, ואז הם עוברים לוורידים ותאי הדם האדומים מוסרים את החמצן.
Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.هذة شرايين لحملها الخلايا المؤكسجة ، وتكون أوردة في حال كانت الخلايا غير ذلك عبر فقدان الأكسجين .
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?Dies sind keine fühlenden Wesen, aber wie "wissen" sie, wann sie Sauerstoff aufnehmen und wann sie es abgeben?
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?이것들은 지각이 있는 것들이 아닌데 어떻게 언제 산소를 갖고 언제 산소를 놓을지 알 수 있겠습니까?
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?Nejsou to žádní vnímající tvorové, ale jak tedy vědí, kdy na sebe mají navázat kyslík, a kdy ho pustit?
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?To nie są przecież świadome jednostki, ale "wiedzą", kiedy pobrać tlen i kiedy go wyrzucić.
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?Δεν είναι νοήμονα όντα αλλά πώς ξέρουν πότε να δεσμεύσουν οξυγόνο και πότε να το αποδεσμεύσουν;
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?Това не са чувстващи същества, как тогава знаят кога да уловят кислорода и кога да го изпуснат?
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?Це чутливі істоти, але як вони знають, коли треба всмоктувати кисень, а коли його виштовхувати?
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?מתי לספוג חמצן, ומתי להפטר מהחמצן? ובכן, הנה תמונה של
Bunlar canlı varlıkları değil, ama ne zaman nasıl biliyor musunuz oksijen alıp oksijen bırakmak ne zaman?هذه الكائنات لا تشعر (بالمعنى الدقيق) لكن السؤال: كيف تعلم متى تستقبل أو تتحد مع الأوكسجين ومتى تنفصل عنه؟
Bunlardan biri oksijenin miktarının tam tanımı.1 - повний термін "вміст оксигену".
Bunlardan biri oksijenin miktarının tam tanımı.Jeden to pełne słowo zawartość tlenu, albo pełne wyrażenie.
Bunlardan biri oksijenin miktarının tam tanımı.Первое - полно словосочетание или полный термин - содержание кислорода.
Bunlar da nitrojen, flor ve oksijendir.A těmi jsou dusík, fluor a kyslík.