Bu da, mercan kayalıkları ve oksijen üreten plankton için kötü haber.当然私たちにも残念なニュースです
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.A to odčerpáva kyslík a vytvára CO2 v krvi.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.E isso esgota oxigénio. Aumenta o CO2 no sangue.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Et ça épuise l'oxygène, et ça crée du CO2 dans votre sang.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Ez pedig oxigént használ el, és szén-dioxid keletkezik a véredben.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Het vreet zuurstof, en vermeerdert CO2 in je bloed.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır. Kımıldamayacaktım.Il movimento consuma ossigeno, e aumenta i livelli di anidride carbonica nel sangue.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır. Kımıldamayacaktım.Ja kuluttaa happea, se synnyttää vereen hiilidioksidia.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır. Kımıldamayacaktım.Og det bruger ilt, og det opbygger CO2 i ens blod.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır. Kımıldamayacaktım.Wyczerpuje też tlen i zwiększa wydzielanie CO2 we krwi.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır. Kımıldamayacaktım.Y consume oxígeno, generando más y más CO2 en sangre.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.그리고 산소를 줄어들게 하고 혈액 속의 이산화탄소를 증가시킵니다. 절대로 움직이면 안된다는 걸 배웠지요.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Lucru care consuma oxigen, si acumuleaza CO₂ in sange.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Och det gör slut på syret, och det ökar CO2 nivåerna i ditt blod.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Spotřebovává to kyslík a zvyšuje množství CO2 v krvi.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Và nó làm cạn kiệt khí oxy, và nó tăng lượng CO2 trong máu.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Και ότι αυτό καταστρέφει το οξυγόνο, και δημιουργεί διοξείδιο του άνθρακα στο αίμα.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.А также растрата кислорода, и прирост углекислого газа в крови.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.Движението изразходва кислород и увеличава нивата на въглероден двуокис в кръвта.
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.וזה מכלה את החמצן, וזה גורם להצטברות של CO2 בדם, אז למדתי לא לזוז אף פעם
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.كما أنه ينقص الأكسجين و تزيد نسبة ثاني أكسيد الكربون في دمك، لهكذا، تعلمت أن لا اتحرك أبداً
Buda oksijen tükettirir ve kanınızda CO2 arttırır.血液中の二酸化炭素が増えるため 動いてはいけません それから心拍数の下げ方を習いました
Bu durumda, oksijen.Also in diesem Fall Sauerstoff.
Bu durumda, oksijen.Así, en este caso, el oxígeno.
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.A také byste mohli říct: No dobře. Proč je ale kyslík tak výjimečný?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.Dan Anda bisa berkata, baik, mengapa oksigen khusus?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.Dlaczego więc tlen jest taki szczególny?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.En je kan zeggen, nou, waarom is zuurstof speciaal?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.E si potrebbe dire, beh, perché è l'ossigeno speciale?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.E voce dirá, bem, porquê o oxigênio é especial?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.그럼 여러분께서는 "산소는 왜 가능한 것인가요?" 라고 하실 수도 있겠네요
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.Şi aţi putea spune, păi, de ce e oxigenul atât de special?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.Y usted podría decir: bueno, ¿por qué es especial el oxígeno?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.Ви запитаєте, чому кисень такий особливий?
Bu durumda oksijenin neden bu kadar özel olduğunu sorabilirsiniz.החנקן - אינה גבוהה.
Bu durumda, oksijen.이 경우에는 산소입니다.
Bu durumda, oksijen.Så i dette tilfælde, ilt.
Bu durumda, oksijen.So in this case, oxygen.
Bu durumda, oksijen.Takže v tomto případě kyslík.
Bu durumda, oksijen.W tym przypadku mocniej ciągnie tlen.
Bu durumda, oksijen.Повернемося до нашого прикладу. Отже, кисень.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Kalastajien outojen havaintojen syynä oli anoksia eli merenpohjan hapettomuus kyseisenä yönä.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Les événements étranges étaient dus à l'« anoxie », soit le manque d'oxygène sur le fond marin cette nuit-là.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Los extraños sucesos se debieron a una anoxia o falta de oxígeno en el lecho marino durante aquella noche.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Oblast se stala mezinárodní případovou studií, která byla poučením pro jiné regiony.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Området er blevet et internationalt casestudie, som andre regioner kan tage ved lære af.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Os estranhos acontecimentos foram causados por uma "anoxia" ou falta de oxigénio no fundo do mar nessa noite.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Regionen har blivit en internationell fallstudie som ger lärdomar för andra regioner.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Región sa stal medzinárodnou prípadovou štúdiou, s ponaučením pre ostatné regióny.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.To dziwne zjawisko było spowodowane „anoksją”, czyli brakiem tlenu na dnie morza tej nocy.
Bu garip olaylara o gece deniz yatağındaki oksijen eksikliği ya da ‘anoksi’ sebep olmuştu.Така и не се възстановил.
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.Así sucesivamente esta hemoglobina, tienes cuatro sitios principales para oxígeno.
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.In diesem Hämoglobin gibt es vier Hauptbindungsstellen für Sauerstoff.
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.Jadi pada hemoglobin ini, Anda memiliki empat situs mengikat utama untuk oksigen.
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.헤모글로빈에는 산소를 위한 네 개의 주요한 결합부위가 있습니다
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.Na hemoglobinu jsou tedy čtyři hlavní místa, kam se může kyslík vázat.
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.W cząsteczce hemoglobiny mamy 4 miejsca, do których wiązany jest tlen.
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.Отже, є чотири головних єднальних точок для кисню.
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.При този хемоглобин има четири основни места за свързване.
Bu hemoglobin, dört büyük bağlanma yerleri var oksijen.טוב, אז למה הקישור המוגלובין --חמצן יתקשר היטב דווקא כאן, אבל, להמוגלובין יש תכונות אחדות