Ana içeriğe geç
Sözlük

ok ile cümle

ok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kitabı kütüphaneden ödünç aldım ama henüz onun çoğunu okumadım.I borrowed the book from the library, but I haven't read much of it yet.
Kütüphanedeki bütün kitapları okudum.I have read every book in the library.
Kütüphanede bütün kitapları okudum.I have read every book in the library.
Ben gizem romanları okumayı seviyorum.I like reading mysteries.
Ben matematik okumak istiyorum.I want to study math.
Öğrencilerin okuldan sonra sınıflarını temizlediğini gördüm.I saw the students cleaning their classroom after school.
Geçen ay okula gitmedim.I didn't go to school last month.
Ben kütüphanemdeki en ilginç kitabı okudum.I read the most interesting book in my library.
Ben kitabı okumaya devam ettim.I went on to read the book.
Okulu bitirdikten sonra yurtdışında eğitim yapacağım.I will study abroad when I have finished school.
Okulu bırakmayı düşündüm ama sonra fikrimi değiştirdim.I considered leaving school, but thought better of it.
Üniversitede ekonomi okuyorum.I'm studying economics at university.
Yüksek Lisans okuluna gitmeyi planlıyorum.I'm planning to go to graduate school.
Ben metro ile okula gidiyorum.I go to school by subway.
Okula metroyla giderim.I go to school by subway.
Okula metroyla gidiyorum.I go to school by subway.
Çince konuşabiliyorum ama okuyamıyorum.I can speak Chinese, but I can't read it.
Trende okumak için bir kitap istiyorum.I want a book to read in the train.
Okula giderken onunla karşılaştım.I met her along the way to school.
Hayvanlar hakkında bir kitap okuyorum.I am reading a book about animals.
O, ne okuyabilir nede yazabilir.He can neither read nor write.
Okumak için çok sayıda kitap istiyorum.I want many books to read.
Okumak için bir kitap istiyorum.I want a book to read.
Okuduğum kitabı bir kenara koydum.I put aside the book I was reading.
Kitap okumayı seviyorum.I love reading books.
Ben kitap okumayı severim.I love reading books.
Ben kitapları okumayı severim.I love reading books.
Okurken en mutluyum.I am happiest when I am reading.
Ben okumaktan yoruldum.I am tired of reading.
Dikkatimi okumaya odaklamaya çalıştım.I tried to focus my attention on reading.
Okuyacak zamanım yok.I have no time to read.
Ben Japonya'ya dönmeden önce Boston'da müzik okuyordum.I had been studying music in Boston before I returned to Japan.
Ben Japon lisesinde okuyan bir kızım.I am a Japanese high school girl.
Japon tarihi üzerine kitaplar okumak istiyorum.I would like to read books on Japanese history.
Pazar günü okula gitmem.I don't go to school on Sunday.
Onunla birlikte okula giderim.I go to school with him.
Onunla birlikte okula giderdim.I used to go to school with him.
Ona onları okuyabilip okuyamayacağımı sordum.I asked him if I could read them.
Ona okulumuzdan bahsettim.I told him about our school.
Ona bir oyunda meydan okudum.I challenged him to a game.
Onun okuduğunun iki katı kadar kitap okudum.I have read twice as many books as he has.
Ben onun çevirideki romanlarının çoğunu okudum.I have read many of his novels in translation.
Onun çevrilmiş romanlarının çoğunu okudum.I have read many of his novels in translation.
Onun romanlarının hepsini okumadım.I haven't read all of his novels.
Ona kitabı okuyup okuyamayacağımı sordum.I asked her if I could read the book.
Ona okumak için komik bir kitap verdim.I gave her a comic book to read.
Kitabı eleştiri ışığında okudum.I read the book in the light of criticism.
O kadar meşgulüm ki okumak için zamanım yok.I am so busy that I have no time to read.
Hasta olduğum için, okula gitmedim.As I was sick, I did not go to school.
Hastalık okula gitmemi engelledi.Illness prevented me from going to school.
Hastalık nedeniyle okulda yoktum.I was absent from school because of illness.
Babamın kitaplığındaki her kitabı okudum.I have read every book in my father's bookcase.
Okumayı yazmaya tercih ederim.I prefer reading to writing.
Ben hikaye kitapları okumayı severim.I like to read story books.
Okumaktan bıktım.I'm tired of studying.
Okula yürümek zorundayım.I have to walk to school.
Okula yürümek zorundayımI have to walk to school.
Okula yaya giderim.I go to school on foot.
Okuldan sonra futbol oynayacağım.I am going to play soccer after school.
Ben sık sık okuldan sonra futbol oynarım.I often play soccer after school.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod