of ile cümle

of kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ofisinin kapısında kaldı.Tom has locked himself out of his office.
Ofisimde bir kasam var.I have a safe in my office.
Ofisime zamanında geldim.I got to my office on time.
Öfkeli olduğu için Tom'u suçlayamam.I can't blame Tom for being angry.
Tom'un neden bu kadar öfkelendiğini bilmiyorum.I don't know why Tom got so angry.
Tom'un yarın sabah ofisinde olacağını sanmıyorum.I don't think Tom will be in his office tomorrow morning.
Tom'un öfkeli olacağından şüpheleniyorum.I suspect that Tom will be furious.
İşte ofisime ulaşmak için adres ve bir harita.Here is the address and a map to get to my office.
Sami'nin öfkesi kaynama noktasına ulaştı.Sami's rage reached boiling point.
Sami'nin aldatması, Leyla'nın öfkesini körükledi.Sami's cheating fueled Layla's rage.
Sami, Ferit'in ofisinde Leyla ile tanıştı.Sami met Layla at Farid's office.
Sami çok öfkeliydi.Sami was very angry.
Sami, garajını ofise dönüştürdü.Sami transformed his garage into an office.
Sami ofisini kiraya verdi.Sami put his office up for rent.
Sami ofise girdi.Sami walked into the office.
Sami, ofisin dışında Leyla'ya rastladı.Sami ran into Layla outside the office.
Sami öfkesini tutamazdı.Sami couldn't contain his rage.
Sami öfkelendi.Sami was enraged.
Sami'nin öfkesi onun yargısını bulanıklaştırdı.Sami's rage clouded his judgment.
Sami, öfkesini Leyla'nın çocuklarından çıkarmaya başladı.Sami started taking his anger out on Layla's children.
Ofislerimiz şu an kapalı.Our offices are closed now.
Tom ofisinde öğlene kadar çalışıyordu.Tom was working in his office up until noon.
Tom bütün sabah ofisinde çalışıyor.Tom has been working in his office all morning.
Sami saat 11'de ofiste Leyla'yı ziyaret edecek.Sami will see Layla at the office at 11 am.
Sami görevlilerle birlikte ofisin içindedir.Sami is inside the office with the officials.
Sami'nin bir öfke yönetimi sorunu var.Sami has an anger management problem.
Sami öfkesini nasıl kontrol edeceğini öğrenmek istiyordu.Sami wanted to learn how to control his anger.
Sami öfkesini kontrol edebilir.Sami can control his anger.
Sami öfkesinin üstesinden gelmek istedi.Sami wanted to handle his anger.
Sami öfke yönetimi uzmanıdır.Sami is an anger management specialist.
Sami'nin öfkeli olmaması gerekir.Sami shouldn't be angry.
Sami'nin öfkeli hissetme hakkı vardır.Sami has a right to feel angry.
Sami'nin öfkesi seninle ilgili değil.Sami's anger is not about you.
Sami öfkeliydi.Sami was angry.
Sami, offshore hesabından para aktardı.Sami transferred money from offshore account.
Sami, offshore hesabından para transfer etti.Sami transferred money from offshore account.
Sami, Leyla'nın ilişkisini duyunca öfkelendi.Sami was furious when he heard of Layla's affair.
Sami ve Leyla ofise birlikte gittiler.Sami and Layla went to the office together.
Sami ofisine erkenden geldi.Sami came to his office early.
Sami bu evi kendi ofisi olarak satın aldı.Sami purchased this house to be his office.
Bu, Tom'un ofisi değil.This isn't Tom's office.
Tom neden öfkeliydi?Why was Tom angry?
Tom daha uzun kalmak isterdi ama ofise geri dönmek zorundaydı.Tom would've liked to stay longer, but he had to get back to the office.
Sami ofise gitti.Sami went to the office.
Onları öfkelendirdin.You made them angry.
Öfkelendin mi?Did you get angry?
Tom'un, ofisinde olduğunu biliyorum.I know that Tom is in his office.
Tom'un hala ofisinde olduğunu biliyorum.I know that Tom is still in his office.
Ofis kapısı açık olacak.The office door will be open.
İstasyondan ofisine nasıl ulaşırım?How do I get to your office from the station?
Sami, Leyla'yı çok öfkelendirdi.Sami made Layla so angry.
Sami ofisten çıktı.Sami came out of the office.
Tom'un öfkeleneceğine eminim.I'm sure Tom will get angry.
Tom'un neden öfkeli olduğunu anlıyorum.I understand why Tom is angry.
Tom ve Mary öfkeli görünüyordu.It seemed Tom and Mary were furious.
Burası müdürün ofisi.This is the principal's office.
Ofisimde buluşalım.Let's meet at my office.
Tom ofisinde seni bekliyor.Tom is waiting for you in his office.
Saat 10'da ofisimde olacağım.I will be in my office at ten o'clock.
Tom garajını ofise çevirdi.Tom turned his garage into an office.

İlgili Sayfalar