of ile cümle

of kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un söylediği şeyi yapmazsan o öfkelenir.If you don't do what Tom says, he'll get angry.
Saat 2.30'da beni ofisimde görebilir misin?Can you see me at my office at 2:30?
Onu ofisimde tartışalım.Let's discuss that in my office.
Tom ofise dönmek istedi.Tom wanted to get back to the office.
Ofise geri dönmüyor musun?Aren't you going back to the office?
Ofise geri dönmeyecek misin?Aren't you going back to the office?
Ofisten çıkarılması gerekiyor.He needs to be removed from office.
Sami, Leyla'yı hiç bu kadar öfkeli görmemişti.Sami had never seen Layla so distraught.
Tom Mary'nin ofisine gizlice girdi.Tom sneaked into Mary's office.
Beni istiyorsan, ofisimde olacağım.If you want me, I'll be in my office.
Senin tripodun benim ofisimde.Your tripod is in my office.
Tom Mary'nin bütün gün ofiste olacağını biliyordu.Tom knew Mary was going to be in the office all day.
Sami şerifin ofisinde çalıştı.Sami worked for the sheriff's office.
Tom hâlâ öfkeli mi?Is Tom still angry?
Tom, Mary'nin ofiste olacağını biliyordu.Tom knew Mary was going to be in the office.
Tom ofisinde mi?Is Tom in his office?
Mary onu yapmazsa Tom öfkelecek.Tom is going to be angry if Mary doesn't do that.
Tom hiç öfkeleniyor gibi görünmüyor.Tom never seems to get angry.
Öfkeyle başlayan her şey, utanmayla sona erer.Whatever is begun in anger ends in shame.
Annem büyük bir ofiste çalışıyor.My mother works in a big office.
Sami ve Leyla'nın ilişki sorunları ofiste bir miktar gerginlik yaratmaya başladı.Sami and Layla's relationship problems started to create some tension at the office.
Bugün dünyada çok öfke var.There is a lot of anger in the world today.
Tom, işiniz bittiğinde lütfen ofisime gelin. Sana önemli bir şey söylemeliyim.Tom, please come in my office when you are finished. I must tell you something important.
Ofisim şehir merkezinde.My office is in the city centre.
Ofisim aradı.My office called.
Tom öfkeli olabilir.Tom may be furious.
Tom öfkeli olmalı.Tom must be furious.
Tom öfkesinin geçtiğini söyledi.Tom said he wasn't angry anymore.
Bunu yaparsan Tom öfkeli olacak.Tom is going to be furious if you do that.
Tom Mary'ye John'un ofisinde olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom told Mary that he didn't think John was in his office.
Ofiste Fransızca konuşabilen tek kişi sensin.You're the only person in the office who can speak French.
Bence Tom öfkeli olacak.I think Tom will be furious.
Vaktin varsa 2.30'da ofisime gelebilir misin?If you have the time, could you come to my office at 2:30?
Tom'un pazartesi günleri ofisinde olduğunu düşünmedim.I didn't think Tom was in his office on Mondays.
Ofiste Fransızca konuşmam gerekiyor.I'm supposed to speak French in the office.
Derhal ofisime gelmeni istiyorum.I want to see you in my office right away.
Tom'un ofisi benimkinden çok farklı.Tom's office is very different from mine.
Tom'un ofisinde olmadığını sanıyordum.I thought Tom wasn't in his office.
Tom'u öfkelendiği için suçlamıyorum.I don't blame Tom for being mad.
Tom'un ofisi benimkine çok benziyor.Tom's office looks a lot like mine.
Tom, Mary'nin pazartesi günleri ofisinde olduğunu düşündü.Tom thought Mary was in her office on Mondays.
Tom Mary'nin ofisinde olacağını düşündü.Tom thought Mary would be in her office.
Tom'un ofisi benimkine benzemez.Tom's office isn't like mine.
Tom'un ofisi benimki gibi değil.Tom's office isn't like mine.
Tom muhtemelen öfkeli olacak.Tom will probably be furious.
Tom, Mary'nin ofisinde olmadığını düşündü.Tom thought Mary wasn't in her office.
Tom her zaman öfkeli görünüyor.Tom always seems to be angry.
Ofisim gerçek bir karışıklık.My office is a real mess.
Şimdi ofisimde değilim.I'm not in my office now.
Ben ofisimde olmalıyım.I should be in my office.
Ben öfkelenmedim.I didn't lose my temper.
Tom, Mary'ye öfkeli olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was furious.
Tom Mary'nin öfkeli görünmediğini söylüyor.Tom says Mary didn't seem angry.
Tom öfkeli olmadığını söylüyor.Tom says he isn't angry.
Tom'un ofisi Mary'ninkinin yanında.Tom's office is next to Mary's.
Tom Mary'nin öfkeli olmadığını söyledi.Tom said Mary isn't furious.
Tom Mary'nin öfkeli olmadığını söylüyor.Tom says Mary wasn't angry.
Tom Mary'nin öfkeli olduğunu söyledi.Tom said Mary was furious.
Genellikle yaşadığınız yerden ofisinize gitmeniz ne kadar sürer?How long does it usually take you to get to your office from where you live?
Öğleden sonra ofisimde olacağım.I'll be in my office all afternoon.

İlgili Sayfalar