Fadıl, Leyla ve çocuklarının bir yatak odası vardı.Fadil, Layla and their children had one bedroom.
Fadıl, Leyla'yı iki gece boyunca odasında kilitli tuttu.Fadil kept Layla locked in his room for two nights.
Fadıl bir otel odası kiraladı.Fadil rented a hotel room.
Tom, küçük erkek kardeşiyle bir yatak odası paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his younger brother.
Tom, yatak odasında ev ödevini yapıyor.Tom is in his bedroom, doing his homework.
Tom yatak odasında, sesli uyuyor.Tom is in his bedroom, sound asleep.
Sami odasında kaldı.Sami remained in his room.
Sami, yatak odasında ölü yatıyordu.Sami was lying dead in his bedroom.
Sami, odasında birçok ilaç tutuyordu.Sami kept many drugs in his room.
Tom oturma odasında öldü.Tom died in his living room.
Onların odasını temizlemiyorum.I don't clean their room.
Tom'un yatak odası kapısı kapalı.Tom's bedroom door is shut.
Herkesin bir yatak odası vardır.Everyone has a bedroom.
Tom üst kata yatak odasına gitti.Tom went upstairs to his bedroom.
Herkesin kendi yatak odası var.Everyone has their own bedroom.
Tom yemek odası masasına üç tane mum koydu.Tom put three candles on the dining room table.
Tom haberleri izlerken oturma odasındadır.Tom is in the living room watching the news.
Tom yemek odasındaki ışığı açtı.Tom turned on the light in the dining room.
Tom değerli eşyalarını yatak odasında tuttuTom kept his valuables in his bedroom.
Tom Mary'ye odasına geri gitmesini söyledi.Tom told Mary to go back to her room.
Bekleme odası nerede?Where is the waiting room?
O şimdi odasında.She is in her room now.
Tom doğrudan kendi odasına gitti.Tom went straight to his room.
Leyla, Sami'nin odasında ne yapıyor?What is Layla doing in Sami's room?
Leyla kendi odasında uyuyordu.Layla was sleeping in her room.
Leyla odasına geri geldi.Layla came back to her room.
Leyla odasına geri döndü.Layla returned to her room.
Leyla, Sami'nin odasına gitti.Layla went to Sami's room.
Leyla, Sami'nin odasında büyük bir prezervatif kutusu buldu.Layla found a big box of condoms in Sami's room.
Tom yatak odasına koştu ve kapıyı çarparak kapattı.Tom ran to his bedroom and slammed the door.
Leyla misafir odasında uyudu.Layla slept in the guest room.
Yatak odasında Tom ve Mary sadece Fransızca konuşurlar.In the bedroom Tom and Mary only speak French.
Leyla başını Sami'nin odasına soktu.Layla poked her head into Sami's room.
Leyla yatak odasında uyuyordu.Layla was asleep in her bedroom.
Leyla suçlarından dolayı gaz odasına gidecek.Layla will go to the gas chamber for her crimes.
Tom otel odası anahtarını kaybetti.Tom lost his hotel room key.
Sami odasını asla terk etmedi.Sami never left his room.
Sami odasında okuyordu.Sami was reading in his room.
Tom'un odasından gelen müzik dinlediğimi sanıyordumI thought I heard music coming from Tom's room.
Polis üç saat boyunca Tom'un odasını aradı.The police searched Tom's room for three hours.
Tom, odasında, giysileri değiştiriyor.Tom is in his room, changing clothes.
Tom odasında olmalı.Tom should be in his room.
Polis, Tom'un odasını aradı, ama hiçbir şey bulamadı.The police searched Tom's room, but didn't find anything.
Tom yüzünde bir gülümsemeyle oturma odasına döndü.Tom returned to the living room with a smile on his face.
Tom bütün gün odasında.Tom has been in his room all day.
Tom otel odasının anahtarını kaybetti.Tom lost the key to his hotel room.
Sami, oturma odası kanepesinde uyuyordu.Sami was asleep on the living room sofa.
Sami yatak odasında uyuyordu.Sami was sleeping in the bedroom.
Sami odasında sohbetteydi.Sami was in his room chatting.
Sami'nin bodrumu aslında bir işkence odasıydı.Sami's basement was in fact a torture chamber.
Sami daima Leyla'nın odasında olurdu.Sami would always be in Layla's room.
Kardeşimin odası hep dağınıktır.My brother's room is always untidy.
O, odasında mumlar yaktı.He lit candles in his room.
Tom'un odasında hiç pencere yok.Tom's room doesn't have any windows.
Tom'a odasını temizlemesine yardım edeceğimi söyledim.I told Tom I'd help him clean his room.
Tom'un odasını temizlemesine yardım etmeliyim.I should help Tom clean his room.
Tom odasında müzik dinliyor.Tom is listening to music in his room.
Tom'un odasının tekrar temizlenmesi gerekiyor.Tom's room needs to be cleaned again.
Tom muhtemelen odasında yalnızdır.Tom is probably alone in his room.
Tom, Mary'nin odasında çalıştığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was in her room studying.