Odalardan hiçbiri hazır değil.None of the rooms is ready.
Odalardan birinde bir saat var mı?Is there a clock in one of the rooms?
Tom diğer odalardan birinde kayboldu.Tom disappeared into one of the other rooms.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Think about the mind as being like a house with many rooms, most of which we're very familiar with.
Oteldeki büyük odalardan biri olan kokpit süiti, uçağın üst katında yer almaktadır.A larger room, branded the "cockpit suite", is located on the upper deck.
Odalardan biri konuk odası olarak algılanıyordu.Diese Räume dienten den Herrschaften zu Döhlen als Gästezimmer.
Bu yapı bir esas salon ile yan odalardan ibarettir.La estrecha cocina es una de esas habitaciones.
Odalardan birinde uzunca bir sanduka vardır; diğer oda boştur.Занята 1 квартира, остальные пустуют.
Odalardan birinde, tabanda iki gömüt, diğerinde bir gömüt bulunmaktadır.غرفتين إحداهما لحفظ الاسمنت وأخرى متعددة الخدمات.
Dışarıdaki aylaklar kulüp binasına girmeye başlar ve ikili binadaki odalardan birisinde saklanır.اما قاعة الاستقبال الخاصة بالفندق فهي توجد في الطابق الأول للفندق وتقع بين المبنين.
İsteyen öğrenci bu odalardan birine gidip bir gözetmen nezaretinde istediği çalışmayı yapabilir.Jeśli chcemy, możemy wynająć któregoś, by towarzyszył nam w wyprawach.
Kazılan odalardan biri 45 metrekaredir.В одній із цих кімнат є криниця завглибшки 50 метрів.
İsteyen öğrenci bu odalardan birine gidip bir gözetmen nezaretinde istediği çalışmayı yapabilir.Orice om cred că și-ar dori să intre într-un studio, să vadă ce se întâmplă acolo.
Odalardan biri 5,20 metre çapındadır.Hvert af rummene er på 14,5 m2.
Odalardan biri 5,20 metre çapındadır.Hvert av rommene er på 14,5 m².
Odalardan biri konuk odası olarak algılanıyordu.一つのボートはちょうど客室の下に来た。
Okul pansiyonu, dörder kişilik banyolu odalardan müteşekkildir.学生の下宿は四畳半風呂なしが当然の時代。
TMMOB'ni oluşturan ilk odalardan birisidir.是橫濱市最早設立的一批區之一。
Okul pansiyonu, dörder kişilik banyolu odalardan müteşekkildir.宿舍为4人间,公用卫生间。
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.이는 문지기의 두목 된 레위사람 넷이 긴요한 직분을 맡아 하나님의 전 모든 방과 곳간을 지켰음이라
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.Nebo Levítové byli pod spravou těch čtyř předních vrátných, a byli nad komorami a nad poklady domu Božího,
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.כי באמונה המה ארבעת גברי השערים הם הלוים והיו על הלשכות ועל האצרות בית האלהים׃
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.لانه بالوظيفة رؤساء البوابين هؤلاء الاربعة هم لاويون وكانوا على المخادع وعلى خزائن بيت الله.
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.這 四 個 門 領 都 是 利 未 人 、 各 有 緊 要 的 職 任 、 看 守 神 殿 的 倉 庫
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.這四個門領 都 是 利未 人 、 各 有 緊要 的 職任 、 看守 神殿 的 倉庫
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Denk aan de geest als een huis met vele kamers, waarvan de meeste erg vertrouwd zijn.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Gândiţi-vă la minte ca la o casă cu multe camere, iar pe majoritatea le cunoaşteţi foarte bine.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Képzeljék el az elmét, mintha egy sokszobás ház lenne, melyek többségét jól ismerjük.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.정신을 여러개의 방이 있는 집이라고생각해보죠, 대부분의 사람들에게 친숙한 장면이죠.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Pensate alla mente come a una casa con molte stanze, che ci sono in gran parte familiari.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Pensem no espírito como uma casa com muitas divisões. a maioria das quais conhecemos muito bem.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Pensez à l'esprit comme étant une maison dont nous connaissons très bien la plupart des nombreuses pièces.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Piensen en la mente como si fuera una casa con muchos cuartos, la mayoría de los cuales conocemos muy bien.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Představte si mysl jako dům s mnoha místnostmi, z nichž většina je nám důvěrně známá.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Sehen Sie das Gehirn als ein Haus mit vielen Zimmern, von denen uns die meisten gut bekannt sind.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Wyobraźcie sobie umysł jako dom z wieloma pokojami, z których większość dobrze znamy.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Σκεφθείτε το μυαλό σαν ένα σπίτι με πολλά δωμάτια, πολλά από τα οποία μας είναι πολύ οικεία.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Мислете си за съзнанието като къща с много стаи, в повечето от които сте влизали.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Подумайте о разуме, как о доме с множеством комнат, большинство из которых нам хорошо знакомы.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.חשבו על הנפש שלכם כמו על בית עם הרבה חדרים, את רובם אנחנו מכירים היטב.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.فكروا في الدماغ وكأنه بيت ذو عدة غرف ، معظمها نعرفها جيدا.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.その部屋のほとんどをよく知っていると。 しかし時に、あたかも戸口が