Etraftaki kullanılabilir boşluk farklı odalara ve katlara bölünebilir.Surrounding usable space could be partitioned into different rooms and floors.
Her apsit, apsitler arasında dairesel küçük odalara açılan birer kapıya sahipti.Each apse also had a door that communicated with small circular rooms, situated between the apses.
Dualizm basitçe, İmanı ve Aklı birbirlerinden koparır ve her ikisini farklı odalara yerleştirir.In Pulling we even err too much the other way and make the men too two-dimensional.
Bu odalara genellikle sigara firmaları sponsor olur.Tournaments are commonly sponsored by e-cigarette companies.
Etraftaki kullanılabilir boşluk farklı odalara ve katlara bölünebilir.Surrounding usable space could be partitioned into different rooms and floors.
İçeri girip odalara bir göz atmak ister misin?Möchtest du hereinkommen und einen Blick auf die Zimmer werfen?
Ana odalara bitişik depo ve yan odalar bulunmaktadır.Diese hat dort und in den anliegenden Gebäuden ihren Hauptsitz.
Büyük ihtimalle daha özel odalara gittiği düşünülebilir.Elle prouve qu'elle peut jouer des rôles plus matures.
Böyle odalara banyo denir.Aquí se ubican los baños termales.
Bu odalara genellikle sigara firmaları sponsor olur.Примечательно, что спонсорами турниров часто становились табачные компании.
25–30 m'ye kadar içerisine girilebilmekte ve içeride odalara ayrılmaktadır.فاعلم أنك ستسير ثلاثين أو أربعين ميلاً، حتى تصل إلى ذلك المكان.
Dualizm basitçe, İmanı ve Aklı birbirlerinden koparır ve her ikisini farklı odalara yerleştirir.وينقسم الاتجاه العقلانى إلى وظيفتى التفكير والشعور وكليهما له اتجاهه الخاص.
Kupa, şilt ve vazoların bir kısmı diğer odalara ve alt kattaki büyük salona konmaya başlandı.A partir da audiência foram atiradas garrafas, lixo, entre outras coisas no palco, enquanto se divertiam.
Ayata açılan genellikle 2 oda vardır, bu odalara "işker" adı verilir.Meestal rondom een deur, vandaar de benaming deurlijst.
Salondan yan taraflardaki küçük odalara geçilir.De rentenierskamer ligt aan de andere kant van de mooie kamer.
Büyük ihtimalle daha özel odalara gittiği düşünülebilir.Podejrzewa się, że w rzeczywistości zamieszkuje on większy obszar.
Bu odalara genellikle sigara firmaları sponsor olur.Właścicielami tych lokali są często byli zawodnicy.
Böyle odalara banyo denir.Badplatsen heter även Täbybadet.
Her bir kapı tıpatıp aynı olan başka odalara açılmaktadır.Det sjungs och spelas bakom varenda dörr.
Nikel gazı yüksel sıcaklıklardaki büyük odalara alınır.Тому вуглекислий газ залишається газом при кімнатних температурах.
Böyle odalara banyo denir.Ma már csak fürdőhelyként nevezetes.
Büyük ihtimalle daha özel odalara gittiği düşünülebilir.Πιθανώς εδραζόταν σε ειδικό στήριγμα.
Böyle odalara banyo denir.En badeanstalt er som navnet siger et sted hvor man kan tage bad.
Bu noktada "öğretmen" ve "öğrenci" birbirini duyabilecek ancak göremeyecek şekilde ayrı odalara alınıyordu.次に「教師」と「生徒」は別の部屋に分けられ、インターフォンを通じてお互いの声のみが聞こえる状況下に置かれた。
Büyük ihtimalle daha özel odalara gittiği düşünülebilir.おそらく個人事務所だと思われる。
Bu odalara Mahzen-i evrak adı verilirdi.そして、この家の書斎を鈴屋と名付けた。
Bu noktada "öğretmen" ve "öğrenci" birbirini duyabilecek ancak göremeyecek şekilde ayrı odalara alınıyordu.“老師”和“學生”分處不同房間,他們不能看到對方,但能隔著牆壁以聲音互相溝通。
Salondan yan taraflardaki küçük odalara geçilir.הקטע מופיע בחלונית בצד.
Böyle odalara banyo denir.המונח "שירותים" מפנה לכאן.
Böyle odalara banyo denir.Do WC sa dáva tzv. podstielka.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.A ohrada, ktorá bola vonku popri komorách smerom vonkajšieho dvora, pred komorami, bola dlhá päťdesiat lakťov,
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Bức tường ngoài đi dọc theo các phòng về hướng hành lang ngoài, trước mặt các phòng, có năm mươi cu-đê bề dài;
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.그 한 방의 바깥 담 곧 뜰의 담과 마주 대한 담의 장이 오십척이니
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Ohrady pak, kteráž byla vně naproti komůrkám k síni zevnitřní, před komůrkami, dlouhost byla padesáti loket.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Und die Mauer außen vor den Kammern nach dem äußeren Vorhof war fünfzig Ellen lang.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.וגדר אשר לחוץ לעמת הלשכות דרך החצר החצונה אל פני הלשכות ארכו חמשים אמה׃
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.والحائط الذي من خارج مع المخادع نحو الدار الخارجية الى قدام المخادع طوله خمسون ذراعا.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋 外 、 東 邊 有 牆 、 靠 著 外 院 、 長 五 十 肘
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋外 、 東邊 有 牆 、 靠著 外院 、 長 五十 肘