Yatak odalarında başka kimseyle sevişmek istemediğini söyledi. En azından şimdiye kadar.أخبر كريستينا أنه لم يرغب أن يمارس الحب مع أي امرأة أخرى في غرفة نومهما، حتى الآن
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.1929年までに いえ確実に1950年までには
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.De slaapkamers waren koud en niet verwarmd.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Die Schlafzimmer blieben kalt. Sie wurden ja nicht beheizt.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Dormitoarele erau reci, neîncălzite.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Kamar tidur dingin. Mereka tidak dipanaskan.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.침실은 추웠지요. 난방이 되지 않았습니다.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Le camere da letto erano fredde. Non erano riscaldate.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Les chambres étaient froides. Elles n'étaient pas chauffées.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Los dormitorios eran fríos. No tenían calefacción.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Os quartos eram frios. Não eram aquecidos.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Phòng ngủ lạnh băng. Không được sưởi.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Sypialnie były zimne, nieogrzewane.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Τα υπνοδωμάτια ήταν κρύα. Δεν είχαν θέρμανση.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Спалните били студени. Не били отоплени.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.Спальни были холодными. Они не обогревались.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.У спальнях було холодно. Вони не опалювались.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.חדרי השינה היו קרים. הם לא היו מחוממים.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.كانت غرف النوم باردة. كانت غير مدفئة.
Yuvanın yöneticisi beni oda oda gezdirdi ve odaların içinde çocuklar sadece boşluğa bakıyordu.În fiecare se afla un copil ce privea în gol.
Yuvanın yöneticisi beni oda oda gezdirdi ve odaların içinde çocuklar sadece boşluğa bakıyordu.보육원장이 제게 방을 차례로 보여주었습니다 방마다 아기 침대들이 줄줄이 늘어서 있더군요 각각 침대마다 아이들이 누워 허공을 응시하고 있었어요
Yuvanın yöneticisi beni oda oda gezdirdi ve odaların içinde çocuklar sadece boşluğa bakıyordu.W każdym leżało dziecko gapiąc się w sufit.
Yuvanın yöneticisi beni oda oda gezdirdi ve odaların içinde çocuklar sadece boşluğa bakıyordu.אבל המנהל הכניס אותי לחדר אחרי חדר בכל אחד מהם שורה על שורה של מיטות-תינוק, ובכל מיטה שכב ילד שבהה בחלל.
Yuvanın yöneticisi beni oda oda gezdirdi ve odaların içinde çocuklar sadece boşluğa bakıyordu.無数のベッドが 並んでいます 子どもがベッドに横たわり ぼんやりと宙を眺めています 40人の新生児がいる部屋でも 泣き声は聞こえません
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Denk aan de geest als een huis met vele kamers, waarvan de meeste erg vertrouwd zijn.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Gândiţi-vă la minte ca la o casă cu multe camere, iar pe majoritatea le cunoaşteţi foarte bine.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Képzeljék el az elmét, mintha egy sokszobás ház lenne, melyek többségét jól ismerjük.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.정신을 여러개의 방이 있는 집이라고생각해보죠, 대부분의 사람들에게 친숙한 장면이죠.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Pensate alla mente come a una casa con molte stanze, che ci sono in gran parte familiari.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Pensem no espírito como uma casa com muitas divisões. a maioria das quais conhecemos muito bem.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Pensez à l'esprit comme étant une maison dont nous connaissons très bien la plupart des nombreuses pièces.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Piensen en la mente como si fuera una casa con muchos cuartos, la mayoría de los cuales conocemos muy bien.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Představte si mysl jako dům s mnoha místnostmi, z nichž většina je nám důvěrně známá.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Sehen Sie das Gehirn als ein Haus mit vielen Zimmern, von denen uns die meisten gut bekannt sind.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Wyobraźcie sobie umysł jako dom z wieloma pokojami, z których większość dobrze znamy.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Σκεφθείτε το μυαλό σαν ένα σπίτι με πολλά δωμάτια, πολλά από τα οποία μας είναι πολύ οικεία.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Мислете си за съзнанието като къща с много стаи, в повечето от които сте влизали.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.Подумайте о разуме, как о доме с множеством комнат, большинство из которых нам хорошо знакомы.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.חשבו על הנפש שלכם כמו על בית עם הרבה חדרים, את רובם אנחנו מכירים היטב.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.فكروا في الدماغ وكأنه بيت ذو عدة غرف ، معظمها نعرفها جيدا.
Zihni, çoğunu bildiğimiz odalardan oluşan bir ev gibi düşünün.その部屋のほとんどをよく知っていると。 しかし時に、あたかも戸口が