Şimdi hepimiz iç mekan ses tasarımcıları olalım, odalarımızı dinleyip etkili ve uygun sesler tasarlayalım.مهلا، دعونا نكون جميعا مصممي صوت داخلي، نستمع إلى غرفنا ونصمم صوتا فعالاً ومناسباً.
Şimdi hepimiz iç mekan ses tasarımcıları olalım, odalarımızı dinleyip etkili ve uygun sesler tasarlayalım.室内の音を聞いてください そして効果的で 望ましい音をデザインしましょう ロンドンの建築士 リチャード・マズフは
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Come vennero usati questi spogliatoi quando lei fu prigioniero qui?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Do czego używano tych szatni kiedy byliście tu więzieni?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Mire használták ezeket az öltözőket mikor bezárták magukat?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?¿Para qué se usaban los vestuarios cuando te encerraron aquí?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Ruang ganti ini digunakan untuk apa ketika Anda ditahan di sini?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Tieto šatne slúžili na čo vtedy, keď ste tu boli väznený?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Vad användes de här omklädningsrummen för när du var fånge här?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Wofür wurden diese Umkleideräume benutzt als Sie hier inhaftiert waren?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Zakaj so bile uporabljene te slačilnice, ko ste bili tukaj zaprti?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Πώς χρησιμοποιούνταν τα αποδυτήρια όταν ήσασταν φυλακισμένοι εδώ;
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Для чего использовались эти раздевалки, когда вы были здесь в заключении?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?Как са били използвани тези тоалетни, когато Вие сте бил затворник тук?
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?למה שימשו חדרי ההלבשה האלו ?בזמן שהיית במאסר כאן
Siz burada hapsedilmişken bu soyunma odaları ne için kullanılmıştı?ここに50人以上が 閉じ込められました
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.A tak změřil bránu od střechy pokojíka do střechy druhého, širokost pětmecítma loket, dvéře naproti dveřím.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.A zmeral bránu od strechy strážnice po jej druhú strechu, šírku dvadsaťpäť lakťov, dvere naproti dveriam.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.In meril je vrata od strehe ene stražnice do strehe druge: petindvajset komolcev širjave, duri proti durim.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.그가 그 문간을 척량하니 이 방 지붕가에서 저 방 지붕가까지 광이 이십 오척인데 방 문은 서로 반대되었으며
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.וימד את השער מגג התא לגגו רחב עשרים וחמש אמות פתח נגד פתח׃
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.ثم قاس الباب من سقف الغرفة الواحدة الى سقف الاخرى عرض خمس وعشرين ذراعا. الباب مقابل الباب.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.又 量 門 洞 、 從 這 衛 房 頂 的 後 檐 到 那 衛 房 頂 的 後 檐 、 寬 二 十 五 肘 . 衛 房 門 與 門 相 對
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.又 量 門洞 、 從這衛 房頂 的 後檐 到 那衛 房頂 的 後檐 、 寬 二十五 肘 . 衛房 門與門 相對
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.A probléma természetesen az, hogy nincs elég nő a hírstúdiókban.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Das Problem ist natürlich: Es gibt nicht genügend Frauen in den Redaktionen.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.El problema es, por supuesto, que no hay suficientes mujeres en salas de prensa.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Het probleem is natuurlijk dat er niet genoeg vrouwen in de redactiekamers zijn.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.문제는 물론 언론계에 충분한 여성이 없다는 점입니다.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Le seul problème, c'est, bien évidemment, qu'il n'y a pas assez de femmes dans les salles de rédaction.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Ongelmana on tietysti se, että naisia ei ole tarpeeksi uutistoimituksissa.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.O problema é, claro, não haver mulheres suficientes nas redações.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Ovviamente il problema è che non ci sono abbastanza donne nelle redazioni.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Problém samozrejme spočíva v tom, že je nedostatok žien v spravodajstve.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Problem w tym, że w redakcjach brakuje kobiet.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Vấn đề là, dĩ nhiên, không có đủ phụ nữ trong các tòa soạn báo.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Το πρόβλημα, βεβαίως, είναι πως δεν υπάρχουν αρκετές γυναίκες στις αίθουσες σύνταξης.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.И конечно проблема в том, что мало женщин задействованы в отделах новостей.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.Проблема в тому, що у відділах новин працює замало жінок.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.הבעיה היא, כמובן, שאין מספיק נשים בחדרי החדשות.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.في الحقيقة ، المشكلة تكمن في أنه، لا يُوجد عدد كافِ من النساء في غرف الأخبار.
Sorun şu ki, haberlerin hazırlandığı odalarda da yeterli sayıda kadın çalışan yok.問題はニュースルームに 女性が少ないことです 女性が報道しているニュースは わずか37 %
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.A baj az, hogy az oktatás nem bizottsági termekben és törvényhozási épületekben történik.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Das Problem ist, dass Bildung nicht in den Ausschussräumen unserer Regierungsgebäude übermittelt wird.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.El problema es que la educación no sucede en las salas de comités de nuestros edificios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Het probleem is dat onderwijs niet plaatsvindt in vergaderkamers van ons parlement.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Il problema è che l'istruzione non ha luogo negli uffici e nelle aule legislative.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.하지만 문제는, 교육은 이런 식으로 입법기관의 위원회가 그저 탁상 행정을 통해 진행할 것이 아니라는 겁니다.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.L'ennui, c'est que l'éducation n'a pas lieu dans les salles de commission de nos édifices législatifs.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Masalahnya adalah pendidikan tidak terjadi di ruang rapat komite gedung legislatif kita.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Necazul e că educația nu se petrece în sălile de ședințe din clădirile legiuitorilor noștri.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.O problema é que a educação não acontece nas salas de conferências dos edifícios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet är att utbildning inte fortgår i konferensrummen i byggnaderna hos våra beslutsfattare.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet er at uddannelse ikke foregår i udvalgenes lokaler i vores lovgivende bygninger.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problém je, že se vzdělávání neděje v zasedacích místnostech sídel zákonodárců.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problem w tym, że edukacja to nie komitety i legislacja.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Težava je v tem, da se izobraževanje ne odvija v sejnih sobah vladnih zgradb.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Vấn đề là rằng giáo dục không tiếp diễn trong các phòng ban của tòa nhà lập pháp của chúng ta.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблема в тому, що освіта не відбувається у комітетах законодавчих будівель.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблемът е, че образованието не се случва в заседателните зали на нашите законодателни сгради.