odaların ile cümle
odaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.In meril je vrata od strehe ene stražnice do strehe druge: petindvajset komolcev širjave, duri proti durim.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.그가 그 문간을 척량하니 이 방 지붕가에서 저 방 지붕가까지 광이 이십 오척인데 방 문은 서로 반대되었으며
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.וימד את השער מגג התא לגגו רחב עשרים וחמש אמות פתח נגד פתח׃
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.ثم قاس الباب من سقف الغرفة الواحدة الى سقف الاخرى عرض خمس وعشرين ذراعا. الباب مقابل الباب.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.又 量 門 洞 、 從 這 衛 房 頂 的 後 檐 到 那 衛 房 頂 的 後 檐 、 寬 二 十 五 肘 . 衛 房 門 與 門 相 對
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.又 量 門洞 、 從這衛 房頂 的 後檐 到 那衛 房頂 的 後檐 、 寬 二十五 肘 . 衛房 門與門 相對
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.A baj az, hogy az oktatás nem bizottsági termekben és törvényhozási épületekben történik.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Das Problem ist, dass Bildung nicht in den Ausschussräumen unserer Regierungsgebäude übermittelt wird.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.El problema es que la educación no sucede en las salas de comités de nuestros edificios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Het probleem is dat onderwijs niet plaatsvindt in vergaderkamers van ons parlement.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Il problema è che l'istruzione non ha luogo negli uffici e nelle aule legislative.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.하지만 문제는, 교육은 이런 식으로 입법기관의 위원회가 그저 탁상 행정을 통해 진행할 것이 아니라는 겁니다.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.L'ennui, c'est que l'éducation n'a pas lieu dans les salles de commission de nos édifices législatifs.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Masalahnya adalah pendidikan tidak terjadi di ruang rapat komite gedung legislatif kita.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Necazul e că educația nu se petrece în sălile de ședințe din clădirile legiuitorilor noștri.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.O problema é que a educação não acontece nas salas de conferências dos edifícios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet är att utbildning inte fortgår i konferensrummen i byggnaderna hos våra beslutsfattare.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet er at uddannelse ikke foregår i udvalgenes lokaler i vores lovgivende bygninger.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problém je, že se vzdělávání neděje v zasedacích místnostech sídel zákonodárců.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problem w tym, że edukacja to nie komitety i legislacja.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Težava je v tem, da se izobraževanje ne odvija v sejnih sobah vladnih zgradb.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Vấn đề là rằng giáo dục không tiếp diễn trong các phòng ban của tòa nhà lập pháp của chúng ta.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблема в тому, що освіта не відбувається у комітетах законодавчих будівель.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблемът е, че образованието не се случва в заседателните зали на нашите законодателни сгради.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.הבעיה היא שהחינוך לא מתבצע בחדרי הוועדות של בנייני המחוקקים.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.المشكلة هي أن التعليم لا يحصل في قاعات اللجان في المباني التشريعية.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.起きるのではないことです 学校や教室で起きるのです
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Hãy đưa anh ta về tới tận phòng nhé.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, accompagna il nostro fratello all'uscita delle camere.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, accompagne notre frère à la sortie des chambres.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, begleite unseren Bruder zum Ausgang der Kammern.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, condu-l pe fratele nostru la camere.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobiáši, ukaž našemu bratrovi cestu z komnat.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, kísérd ki a testvérünket a Csarnokból.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, zaopiekuj się naszym bratem poza komntami.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, συνόδευσε τον αδελφό μας έξω από τις αίθουσες.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Тобиас, покажи брату выход из камер.
Tüm odaların rezerve edildiğini söylemiştin.Il n'y a aucune chambre libre.
Tüm odaların rezerve edildiğini söylemiştin.Nincs üres szobánk.
Tüm odaların rezerve edildiğini söylemiştin.لقد قلتي ان الغرف كلها محجوزة
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.(104:30) Земля их произвела множество жаб даже вспальне царей их.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.af Frøer vrimlede Landet, selv i Kongens Sale var de;
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.A terra deles produziu rãs em abundância, até nas câmaras dos seus reis.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Ðất chúng nó sanh ếch nhiều lúc nhúc, Cho đến trong phòng cung thất vua cũng có.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Ðất chúng_nó sanh ếch nhiều lúc_nhúc , Cho_đến trong phòng cung_thất vua cũng có .
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Deras land kom att vimla av paddor, ända in i deras konungars kamrar.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Deres land vrimlet av frosk, endog i deres kongers saler.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Heidän maansa vilisi sammakoita aina kuningasten kammioita myöten.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Het land werd overspoeld door kikvorsen, zelfs tot in het koninklijk paleis.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Ich zem sa hemžila žabami, a to aj v izbách ich kráľov.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Ihr Land wimmelte Frösche heraus in den Kammern ihrer Könige.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Il loro paese brulicò di rane fino alle stanze dei loro sovrani
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Katak berkeriapan di negeri mereka, bahkan masuk ke dalam istana raja
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.그 땅에 개구리가 번성하여 왕의 궁실에도 있었도다
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.ldjük békáktól hemzsege, [még] a királyuk termeiben [is.]
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Le pays fourmilla de grenouilles, Jusque dans les chambres de leurs rois.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Obilo je rodila njih dežela žab, mrgolelo jih je po kraljevih sobanah.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Su tierra produjo ranas hasta en las habitaciones de sus reyes
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Ţara lor a forfotit de broaşte, pînă în odăile împăraţilor lor.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Vydala země jejich množství žab, i v pokoleních králů jejich.