odaların ile cümle

odaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yönetici en kısa sürede bütün odaların temiz süpürülmesini emretti.The manager ordered all the rooms to be swept clean as soon as possible.
Onlar odalarını iyi kullanıyorlar.They make good use of their rooms.
O, çocuklara kendi odalarını temizletti.She made the children clean up their own rooms.
Hiç daha ucuz odalarınız var mı?Do you have any cheaper rooms?
Tom odalarından birini bir üniversite öğrencisine kiralayarak ekstra para kazandı.Tom made some extra money by renting one of his rooms to a college student.
Tom'un sohbet odalarında gerçek ismini vermeyecek kadar aklı var.Tom knows better than to give his real name in chat rooms.
Onlar evli olsalar bile ayrı yatak odalarında uyuyorlar.They sleep in separate bedrooms even though they're married.
Odaların üçü sokağa bakıyor.Three of the rooms face the street.
Odalarınızın hesabını kapatmıyorum.I'm not closing off your rooms.
Odaların hepsi meşguldü.The rooms are all occupied.
Odaların hepsi temiz.The rooms are all clean.
Tom ve Mary'ye odalarında kalmaları söylendi.Tom and Mary were told to stay in their room.
Tom ve Mary odalarında.Tom and Mary are in their rooms.
Odalarınıza gidip kapıları kilitlemenizi istiyorum.I want you to go to your rooms and lock the doors.
Otelinizde hala uygun odalarınız var mı?Are there still available rooms in your hotel?
Tüm yatak odalarında bir banyo ve televizyon vardır.All the bedrooms have a bathroom and a television set.
Odaların her ikisi de açık.Both of the rooms are open.
Onlara odalarını temizlemelerini söyledim.I told them to clean their rooms.
Tom çocuklara odalarını temizletti.Tom made the children clean their rooms.
Çocukların kendi odalarına ihtiyacı yok.Children don't need their own rooms.
Çocuklarım kendi odalarına sahip değiller.My children don't have their own rooms.
Onlar odalarında mumlar yaktı.They lit candles in their room.
Sami ve Leyla odalarında vurulmuş bulundular.Sami and Layla were found shot in their room.
Oyun Leeds'teki pahalı bir otelin odalarından birinde geçer.The play is set in an expensive hotel room in Leeds.
Ekip, Logue'un eski danışma odalarını keşfetti fakat çekim yapmak için oldukça küçüktüler.The crew investigated Logue's former consultation rooms, but they were too small to film in.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.The victims were dead within 20 minutes.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."Most of those who follow him will be from the tribe of Kalb.
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.They were then herded naked into the gas chambers.
Gaz odalarının Kuzey Kore'de de kullanıldığı rivayet edilir.The use of gas chambers in North Korea has also been reported.
Üniversitede yurt odalarının boşalmasını bekledikten sonra Ocak 1851'de bir eve yerleşti.After waiting for rooms in college to become available, he went into residence in January 1851.
Odaların hepsi güneye meydana açılmaktaydı.The houses all faced south.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Extra clothing to match the weather.
Bu hücreler, EPİDEM hücreleri denilen bir veya daha fazla alt epidermal odalarına açılır.These cells (called epithem cells) open out into one or more sub-epidermal chambers.
Bu meslek sahiplerinin çoğu esnaf odalarında birleşmişlerdi.Many of these workers settled here owing to family ties.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.The number of teams later increased to nine.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.After dinner everyone goes back to their cell.
Yolculuktan sağ çıkmayı başaranların büyük bölümü bu kamplardaki gaz odalarında öldürülmüştür.Those who survived the passage died in the gas chambers.
Bu temel parçaların özelliklerini ölçmede bulut odaların kullanımına bir başka yol ekledi.This added another way to use cloud chambers to measure the properties of elementary particles.
Böylece odalarına gittiler, ve bu konuyu düşündüler.So they went back, and they thought about it.
Gitmek istemiyorlar. onlara söyle odalarında şampanya şisesi onları bekliyor.They don't want to go. Tell, that in suites champagne is waiting.
Tüm odaların rezerve edildiğini söylemiştin.There is no room open for vacancy.
Ve şimdi kendi odalarında bunu yapabilirler.And now they can just do it in the intimacy of their own room.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, or turn my attention to the gentleman's chambers in the Temple.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.The trouble is that education doesn't go on in the committee rooms of our legislative buildings.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.It's got to get into people's houses, into the bedrooms, into the kitchens.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.I spent a lot of time in those early years weeping silently in dressing rooms.
Vay bizim yatak odalarına.Wow, it's our sleeping quarters.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, see our brother out of the chambers.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Their land swarmed with frogs, even in the rooms of their kings.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Her house is the way to Sheol , going down to the rooms of death.
Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Sana odaların ötesinden seslenenlerin çoğu akletmeyen kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Odaların ardından bağırarak sana seslenenlerin çoğu, akıl etmeyen kişilerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Odalarının arkasından sana seslenenlere gelince, onların çoğu aklını çalıştırmamaktadır.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
(Resulüm!) Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Onlara, yaptıklarının iki kat karşılığı verilecektir ve odalarında güvenlik içindedirler.These will be given a two-fold reward for their deeds, and will dwell in peace in the high empyrean.
Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.

İlgili Sayfalar