Ama onlar dolayı ökaryotlar üzerinde odaklanmak için gidiyorum biraz daha karmaşık olabilir.Mă voi concentra pe eukariote pentru că ele tind să fie mai complexe.
Ama onlar dolayı ökaryotlar üzerinde odaklanmak için gidiyorum biraz daha karmaşık olabilir.Pero me enfocaré en eucariotes porque tienden a ser un poco más complejos.
Ama onlar dolayı ökaryotlar üzerinde odaklanmak için gidiyorum biraz daha karmaşık olabilir.Tapi aku akan fokus pada eukariota karena mereka cenderung lebih kompleks.
Ama onlar dolayı ökaryotlar üzerinde odaklanmak için gidiyorum biraz daha karmaşık olabilir.Αλλά θα επικεντρωθώ στους ευκαρυωτικούς οργανισμούς διότι τείνουν να είναι λίγο περισσότερο σύνθετοι.
Ama onlar dolayı ökaryotlar üzerinde odaklanmak için gidiyorum biraz daha karmaşık olabilir.こいつらの方が、少し複雑なんだ。 それに大きさもある。
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Alcuni paesi orientano le proprie attività sempre più sui figli degli alcolizzati (Belgio, Germania, Austria).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Algunos países se centran cada vez más en los hijos de alcohólicos (Bélgica, Alemania, Austria).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Alguns países (Bélgica, Alemanha, Áustria) estão a prestar uma atenção crescente aos filhos de alcoólicos.
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Muutamissa maissa yhä enemmän toimia on kohdistettu alkoholistien lapsiin (Belgia, Saksa, Itävalta).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Některé země se v rostoucí míře soustřeďují na děti alkoholiků (Belgie, Německo, Rakousko).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Niektoré krajiny sa čoraz viac zameriavajú na deti alkoholikov (Belgicko, Nemecko, Rakúsko).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Nogle lande fokuserer i stigende grad på børn af alkoholikere (Belgien, Tyskland, Østrig).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Vissa länder riktar alltmer in sina insatser på barn till alkoholister (Belgien, Tyskland, Österrike).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Някои страни все повече се насочват към децата на алкохолици (Белгия, Германия, Австрия).
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.En particulier, il convient de se pencher sur les risques liés aux substances mises en vente.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.En siete países se pueden llevar a cabo evaluaciones del riesgo ad hoc en caso necesario.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Især er det nødvendigt at fokusere på risiciene ved de udbudte stoffer.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Jaarverslag 2009: Stand van de drugsproblematiek in Europa
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Lisäksi 13 maassa toteutetaan jonkintyyppistä riskinarviointia, kun harkitaan tietyn aineen sääntelyä.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Luxemburg a hotărât să controleze diferite canabinoide sintetice ca substanţe psihotrope.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Nacionalni postopki ocene tveganja tveganja, povezana s snovmi, ki so naprodaj.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Nemzeti kockázatértékelési eljárások
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Nos 26 países estudados, observam-se três abordagens distintas à avaliação dos riscos.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Procedure nazionali di valutazione dei rischi correlati.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.V siedmich krajinách sa vnútroštátne hodnotenie rizika môže vykonávať účelovo podľa potreby.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Así que nos teníamos que concentrar en tres áreas principales.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Aveam trei domenii principale pe care trebuia să ne axăm.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Có 3 mảng chính mà chúng tôi cần tập trung vào.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Dovevamo concentrarci su tre aree principali.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Drie hoofdgebieden moesten een oplossing vinden.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.저희는 집중해야할 분야가 크게 세 가지가 있었습니다.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.My musieliśmy się skupić na trzech głównych aspektach.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Nous devions donc nous concentrer sur trois grands domaines .
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Wir hatten drei Hauptbereiche auf die wir uns konzentrieren mussten.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Έτσι είχαμε τρεις κύριους τομείς που έπρεπε να επικεντρωθούμε.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Итак, у нас было три основных области, на которых нам надо было сфокусироваться.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Тож у нас було три основних області, на яких слід було зосередитись.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Трябваше да се фокусираме върху три основни аспекта.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.ומתחילים לתקוף את זה. היו לנו שלושה אזורים שהיינו צריכים להתמקד בהם.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.لذلك كان لدينا ثلاثة مجالات رئيسية نقوم بالتركيز عليها .
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.まずブラッドに今の年齢よりも
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.Arracher tous les arbres, déraciner tous les arbres de la forêt... ...et maintenant ils vont éventrer
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Ăsta e terorism.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Das ist Terrorismus.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Det är terrorism.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.Erradicando los árboles, arrancando todos los árboles del bosque... ...y ahora van a seguir arrancando
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.나무를 싹 베어내어 숲을 전부 죽이고 있습니다.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Toto je terorizmus.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Aujourd'hui, je veux me concentrer sur ce que nous pouvons faire en tant qu'individus.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Azi vreau să mă concentrez pe ce putem face ca indivizi.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.De ma arra szeretnék fókuszálni, hogy mi az amit mi magunk tehetünk.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Dnes sa chcem sústrediť na to, čo môžeme urobiť ako jednotlivci.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Dnes se chci zaměřit na to, co můžeme udělat jako jednotlivci.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Heute möchte ich mich darauf konzentrieren, was wir als Einzelpersonen tun können.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Hoje quero focar-me no que podemos alcançar enquanto indivíduos.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Hôm nay tôi muốn tập trung vào những gì bản thân chúng ta có thể làm.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Hoy quiero centrarme en lo que podemos hacer como individuos.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Idag vil jeg fokusere på, hvad vi kan gøre som individer.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Idag vill jag fokusera på vad vi kan göra som individer.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.다만 오늘은 개인이 할 수 있는 일에 대해 좀 더 집중하고자 합니다.