Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -Fammelo riscrivere.
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -Ich schreibe das nochmal neu.
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -Lad mig nyformulere det.
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -Prepíšem to.
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -Przepiszę to.
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -Taky si to můžete představit v hlavě, 6 mínus 4 jsou 2.
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -Vi skriver om det.
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -Ας το ξαναγράψω.
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -בואו נרשום זאת שוב. נרשום 16 פחות 4, ואני דיברתי על זה קצת
Bu soruyu çözmenin daha kolay bir yolu ise, basamaklara odaklanmaktan geçer. -دعوني أكتب هذا مرة أخري لدينا 16 ناقص 4، وقد شرحت هذا من قبل
Bu, şu anda duyduğunuz dil. Buna biraz daha odaklanalım. Beni anlayıp anlamadığını bilmiyorum.Recuerdo que aprendí un lenguaje, este lenguaje que están escuchando ahora mismo enfoquémonos un poco en eso.
Bu, şu anda duyduğunuz dil. Buna biraz daha odaklanalım.Αυτή τη γλώσσα που ακούτε τώρα ας επικεντρωθούμε λίγο σε αυτό.
Bu sürekli olarak konuştuklarımız, medyanın hep negatif olaylara odaklanarak yansıttıkları.Điển hình chúng ta sẽ thảo luận về việc truyền thông chỉ tập trung khai thác những chuyện tiêu cực.
Bu sürekli olarak konuştuklarımız, medyanın hep negatif olaylara odaklanarak yansıttıkları.이것은 우리가 공공연히 말해왔던 전형적인 것들이고 미디어에서 초점을 맞추는 부정적인 면이었습니다.
Bu sürekli olarak konuştuklarımız, medyanın hep negatif olaylara odaklanarak yansıttıkları.O tym właśnie mówiliśmy, o roli mediów skupiających się wyłącznie na negatywach.
Bu sürekli olarak konuştuklarımız, medyanın hep negatif olaylara odaklanarak yansıttıkları.Şi asta e exact ce am discutat, rolul pe care media îl joacă în a sublinia numai aspectele negative.
Bu sürekli olarak konuştuklarımız, medyanın hep negatif olaylara odaklanarak yansıttıkları.We praten doorgaans over de rol van de media, die enkel gericht is op de negativiteit.
Bu sürekli olarak konuştuklarımız, medyanın hep negatif olaylara odaklanarak yansıttıkları.ועל זה באופן כללי אנחנו מדברים, על תפקידה של התקשורת בהדגשת הדברים השליליים.
Bu sürekli olarak konuştuklarımız, medyanın hep negatif olaylara odaklanarak yansıttıkları.فهذا تحديداً ما كنا نتحدث عنه ، الدور الذي تلعبة وسائل الإعلام في تركيزها فقط على الجوانب السلبية .
Bu sürekli olarak konuştuklarımız, medyanın hep negatif olaylara odaklanarak yansıttıkları.私達の抱える課題の 典型例です これがどうして問題なのか?
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.저는 이런 것들을 하는데 너무 집중하느라 제 친구들과 가족들을 등한시했습니다.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Przez koncentrację na zdrowym trybie życia, zaniedbywałem rodzinę i przyjaciół.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Annyira ezekre a dolgokra összpontosítottam, hogy elhanyagoltam a barátaim és a családom.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Eram așa concentrat să fac toate aceste lucruri că ajunsesem să-mi neglijez prietenii și familia.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Ero così preso da tutte quelle incombenze da trascurare amici e famiglia.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Estaba tan enfocado haciendo todas estas cosas que dejé de lado a mis amigos y familia.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Ich war so auf all diese Dinge fixiert, dass ich Freunde und Familie vernachlässigte.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Ik was zo bezig met al die dingen dat ik mijn vrienden en familie verwaarloosde.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Jag var så fokuserad på att göra alla dessa saker att jag försummade mina vänner och min familj.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Je me concentrais tellement sur toutes ces tâches, que j'en venais à négliger mes amis et ma famille.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Saya terlalu berfokus untuk mengerjakan hal-hal ini sehingga mengabaikan keluarga dan teman-teman saya.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Tak jsem se zaměřil na to, abych plnil všechny ty věci že jsem své přátele a rodinu odložil na druhou kolej.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Tako sem bil osredotočen na vse te stvari, da sem zapostavil prijatelje in družino.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Tak veľmi som sa sústredil na robenie všetkých tých vecí, že som zanedbával mojich priateľov a rodinu.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Tôi đã quá tập trung làm tất cả những việc đó đến nỗi mà tôi đã bỏ qua bạn bè và gia đình.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Толкова внимавах да правя всички тези неща, че пренебрегвах приятелите и семейството си.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Я настільки зосередився на всіх цих правилах, що занедбав своїх друзів і сім'ю.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.Я так сосредоточился на выполнении всех этих правил, что перестал уделять внимание семье и друзьям.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.הייתי כל כך ממוקד בלעשות את הדברים האלה שהזנחתי את החברים והמשפחה שלי.
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.لقد كنت اهتم كثيراً بكل تلك الامور لدرجة انني كنت اهمل اصدقائي وافراد عائلتي
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.友人や家族と疎遠になっていたのです ダン・ビュイトナーも言うように
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.我太專注做所有嘅嘢, 而忽略咗我嘅屋企人同朋友。
Bu ücretsiz. Kimse okumuyor! Herkes savaşa odaklanmış, herkes Bush'a odaklanmış; hayatla ilgilenmiyorlar.이건 무료에요. 아무도 읽지 않고 있죠. 사람들은 전쟁에 주목하고 있습니다;
Bu ücretsiz. Kimse okumuyor! Herkes savaşa odaklanmış, herkes Bush'a odaklanmış; hayatla ilgilenmiyorlar.הוא חינם. אבל אף אחד לא קורא אותו. הם מתמקדים במלחמה;
Bu ücretsiz. Kimse okumuyor! Herkes savaşa odaklanmış, herkes Bush'a odaklanmış; hayatla ilgilenmiyorlar.إنها مجانيه, لا أحد يقرأها. لأنهم مشغولون بالحرب.
Bu ücretsiz. Kimse okumuyor! Herkes savaşa odaklanmış, herkes Bush'a odaklanmış; hayatla ilgilenmiyorlar.ブッシュの事に注目していて 生命には興味が無い
Bu ünitenin son yarısı simulasyon ve programlama platformu netlogo' ya odaklanacak이 단원의 후반 부분은 넷로고에 집중할 겁니다. 넷로고는 우리가
Bu ünitenin son yarısı simulasyon ve programlama platformu netlogo' ya odaklanacakالنصف الأخير من هذه الوحدة سيركز على Netlogo منصة محاكاة و برمجة
Bu videoda ben yalnızca B lenfositlerine odaklanmak istiyorum.Ahora en este video, voy a centrar sólo en la B
Bu videoda ben yalnızca B lenfositlerine odaklanmak istiyorum.이 수업에서는 먼저 B림프구에 대해서 배우겠습니다
Bu videoda bir parça en son videonun sonuçları üzerine odaklanmak istiyorum .V tomto videu bych chtěl trochu více přiblížit výsledky posledního videa.
Bu videoda bir parça en son videonun sonuçları üzerine odaklanmak istiyorum .W tym odcinku chciałbym omówić wyniki z poprzedniego odcinka, by miały dla nas intuicyjny i matematyczny sens
Bu video odaklanır.Ale nie o tym będzie ten filmik.
Bu video odaklanır.하지만 지금 중요한 것은
Bu video odaklanır.Schwerpunkt des Videos.
Bu video odaklanır.אבל זו לא מטרת הסרטון הזה.
Bu video odaklanır.التركيز من هذا الفيديو.
Bu video odaklanır.このビデオの焦点はこの受精卵の開発
Bu yaratılışa odaklanıyor, ve sadece bir örnekBo jest prosty i elegancji, ale opisuje coś nieskończenie złożonego.
Bu yaratılışa odaklanıyor, ve sadece bir örnekÉ focado na criação de apenas a idéia de que este é apenas um exemplo.