Bugün evsiz insanların sorununa odaklanacağız.Today we're going to focus on the question of homeless people.
1999 için pazar gelişimi üzerine odaklanacağım.I'll focus on the market development for 1999.
Uzun atlamaya odaklanmak için koşmaktan vazgeçti.He has given up running in order to focus on the long jump.
Yeni işine odaklandı.She applied her mind to her new job.
Bir şeye odaklan ve onu iyi yap.Focus on one thing and do it well.
O, işine odaklandı.She focused on her work.
Ben Almancama odaklanıyorum!I'm focusing on my German!
Tom odaklanmış.Tom is focused.
Tom odaklanmış değil.Tom is not focused.
Ben de kariyerim üzerine çok odaklandım.I am too focused on my career.
Önemsiz şeyler söylemeyi kes! Ana noktaya odaklan.Stop saying trifles! Focus on the main point.
Ben festivalin açıklaması üzerine odaklanacağım.I will focus on the explanation of the festival.
Sürüş sırasında yola odaklanman gerekir.While you drive, you should focus on the road.
Sadece işine odaklan.Just keep your mind on your work.
Odaklanmakta zorlanıyorum.I'm having trouble focusing.
Bunu yaptırmaya odaklanalım.Let's focus on getting this done.
Görevine odaklan.Focus on your mission!
Odaklanmaya çalış.Try to focus.
Aynı anda iki şeye odaklanamam.I can't focus on two things at the same time.
Odaklanmış kalmanı istiyorum.I need you to stay focused.
Fransızcama odaklanıyorum.I'm focusing on my French.
Hedefe odaklan. Başka her şey dikkat dağıtır.Focus on the goal. Everything else is a distraction.
Araç kullanırken yola odaklanmalısın.You should focus on the road when you drive.
Günümüze odaklanın.Focus on the present.
Ayrıntılara odaklan.Focus on the details.
Yüzyıllar boyunca yabancı dil öğretimi okuma ve yazma üzerine odaklandı.For centuries, foreign language teaching focused on reading and writing.
Çalışmalarına odaklandı.He focused on his studies.
Bugün işime odaklanamam.Today I can't focus on my work.
Obama mali kriz üzerinde odaklandı.Obama focused on the financial crisis.
Odaklanmanı ve beni dinlemeni istiyorum.I need you to focus and listen to me.
Tom ve Mary her ikisi de kariyerlerine daha fazla odaklanmak istediler.Tom and Mary both wanted to focus more on their careers.
O konuda endişelenmeyi kes ve işine odaklan.Stop worrying about that and focus on your work.
Odaklanmış kalalım.Let's stay focused.
Odaklanmış kalman gerekiyor.You need to stay focused.
Tom odaklanmaya çalıştı.Tom tried to stay focused.
Odaklanmış kalmak zorundayız.We've got to stay focused.
Tom odaklanmış kalmaya çalışıyordu.Tom was trying to stay focused.
Tom odaklanmış kalmak için kendini zorladı.Tom forced himself to stay focused.
Lütfen burada odaklanabilir miyiz?Can we please focus here?
Tom pozitif üzerinde odaklanır ve negatif üzerinde durmaz.Tom focuses on the positive and doesn't dwell on the negative.
Odaklanmış kalmaya çalışalım.Let's try to stay focused.
Tom işine odaklandı.Tom focused on his work.
Bugün hiç de iş üzerine odaklanmış gibi görünemiyorum.I can't seem to focus on work at all today.
Arkana bakma. Geleceğe odaklan.Don't look back. Focus on the future.
Pencereden dışarı bakma, çalışmana odaklan.Don't look out the window, focus on your studies.
Gerçekten buna odaklanmam gerekiyor.I really need to focus on this.
İnsanların yanlış şeylere odaklanma eğiliminde olduğunu düşünüyorum.I believe that people tend to focus on the wrong things.
Eldeki probleme odaklanmış kalmaya çalışalım.Let's try to stay focused on the problem at hand.
Benim işe odaklanmam lazım.I need to focus on work.
Burada ve şimdi odaklanmanı istiyorum.I want you focus on the here and now.
Dan'in eleştirileri bazen düşünceme odaklanmakda yararlıdır.Dan's criticisms are sometimes useful in focusing my thinking.
Hedeflerinize odaklanmış kalın.Keep focused on your goals.
Güçlerimize odaklanmamız gerekiyor.We need to focus on our strengths.
Güçlü olduğun yönlere odaklanman lazım.You need to focus on your strengths.
Güçlerinize odaklanmanız gerekiyor.You need to focus on your strengths.
Bu bilinçaltına asıl soruna odaklanması için fırsat sağlıyor.This gives the subconscious mind a chance to mull over the original problem.
İşine odaklanmaya devam et.Keep focused on your work.
Herkes odaklanmış.Everybody is focused.
Tom odaklanmıştı.Tom was focused.
Tom neyin yapılması gerektiği konusuna odaklanmakta sorun yaşadı.Tom had trouble focusing on what needed to be done.