Ana içeriğe geç
Sözlük

odada ile cümle

odada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Odadaki herkes tutuklandı.Everyone in the room was arrested.
Birkaç kişi yan odada uyuyorlar.Several people are sleeping in the next room.
Odadaki herkes katılıyor gibi görünüyordu.Everyone in the room seemed to agree.
Odadan ayrıldığınız zaman ışıkları kapatırsanız enerjiden tasarruf edebilirsiniz.You can save energy by turning off the lights when you leave a room.
O, odadaki tek kişiydi.He was the only one in the room.
Bu odadaki birinin iyi bir deodoranta ihtiyacı var.Someone in this room needs a good deodorant.
Tom yan odadaki insanların söylediği her şeyi duyabiliyordu.Tom could hear everything the people in the next room were saying.
O, odada yapayalnızdı.He was all alone in the room.
Odadaki atmosfer kesinlikle soğuktu.The atmosphere in the room was decidedly frosty.
Odada bir televizyon var mı?Is there a TV in the room?
Tom odadaki başka birine izin vermedi.Tom wouldn't let anyone else in the room.
Onlar bir odada saklandı.They holed up in a room.
Bu odadan çık.Get out of this room.
Odadaki herkes çok sakinleşti.Everybody in the room got very quiet.
Mary gözyaşlarına boğuldu ve odadan çıktı.Mary burst into tears and left the room.
Odada masa yok.There's no table in the room.
Bu odada resepsiyon yok gibi gözüküyor.It looks like there's no reception in this room.
Odadaki bir ayna duvar bir ferahlık yanılsaması yaratır.A mirror wall in the room creates an illusion of spaciousness.
Bu odadaki insanların hepsi aynı cinsiyete sahip.All of the people in this room have the same gender.
Bu kentte, bir odada sekiz ya da on kişi yaşayan binlercesi var.In this city, there are thousands who live eight or ten to a room.
Mayuko odadan çıktı.Mayuko left the room.
Tom Mary'nin yan odada horladığını duydu.Tom heard Mary snoring in the next room.
Bu odada kim hakları için ayağa kalkmaya hazır?Who in this room is prepared to stand up for their rights?
Odadaki bütün tablolar çarpık asılmış.All the paintings in the room hung crooked.
Diğer odada ne olduğunu biliyordum.I knew what was in the other room.
O, odada mı?Is it in the room?
Masa odadadır.The table is in the room.
Tablo odadadır.The table is in the room.
Bir odadan ayrılırken ışığı kapatman gerekir. Bu, çok enerji tasarruf ettirebilir.You should always turn off the light when you leave a room. This can save a lot of energy.
Tom'un yan odada şarkı söylediğini duydum.I heard Tom singing in the next room.
Resimler büyük odada asılı.The pictures are hanging in the big room.
Tom odadan gizlice çıktı.Tom snuck out of the room.
Odadan ayrılabilirsin.You may leave the room.
Tom Mary'nin odada olduğunu düşündü.Tom thought Mary was in the room.
Tom odadan dışarı çıktı.Tom came out of the room.
Odada sesler duyduk.We heard voices in the room.
Tom odadaki hiç kimseyi tanımıyordu.Tom didn't know anyone in the room.
Tom odadaki kimseyi tanımıyordu.Tom didn't know anyone in the room.
Yan odada birini duyduğumu sandım.I thought I heard someone in the next room.
Odadaki mobilyaları taşımak istiyorum.I want to move the furniture in the room.
Tom öbür odada uyudu.Tom slept in the other room.
Bu odada hava çok soğuk, değil mi?It's very cold in this room, isn't it?
Bu odada çok fazla kişi var.There are way too many people in this room.
Odada çok fazla insan vardı.There were way too many people in the room.
O odada izin verilmediğimizi nasıl bilebilirdim?How was I supposed to know we weren't allowed in that room?
17 numaralı odada acil bir durumumuz var.We have an emergency in room 17.
Bu odada bana seni hatırlatan hiçbir şey olmasını istemiyorum.I don't want to have anything that reminds me of you in this room.
Tom ve Mary nasıl aynı odada kalabilirler?How could Tom and Mary even stay in the same room?
Odadaki bazı insanları tanıyorum.I know some of the people in the room.
Bu odada olmaman gerekirdi.You shouldn't be in this room.
Bu odadaki tüm insanlar erkektir.All the people in this room are men.
Sonunda benimle görüştüler. Tabii ki gayri resmi olarak, arka odada.They finally met with me. Informally, of course, in the back room.
Odada her yerde kan sıçraması vardı.There was blood spatter everywhere in the room.
Kendimi odadaki herkese tanıttım.Tom thought he could get Mary to like him.
Odada kimseyi tanımıyordum.I didn't know anyone in the room.
Genellikle bu odada uyurum.I usually sleep in this room.
Odadaki tek kişi Tom değildi.Tom wasn't the only person in the room.
İyi. Odadan uzun mesafeli görüşme yapabilir misin?Good. Can you make long distance calls from the room?
Bu odada birkaç ilkel vazo duruyor.Several primeval vases stand in this room.
Tom bütün gün bu odadaydı.Tom has been in this room all day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod