odağı ile cümle
odağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?초점 위치가 변할 때 움직이는 회전 효과 사용할까요?
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?Moet er animatie worden gebruikt bij het verplaatsen van de kijkrichting van de telescoop?
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?¿Usar efectos de rotación animados al cambiar el centro de apuntado?
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?Usar efeitos animados de movimento ao mudar a posição do foco?
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?Usare gli effetti animati quando si sposta l' area d' interesse?
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?Utiliser des effets de déplacement animé lors d'un changement de position du focus & #160;?
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?Χρήση εφέ κίνησης περιστροφής κατά την τροποποίηση της θέσης εστίασης;
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?Використовувати ефекти анімованого обертання під час зміни позиції фокуса?
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?إستعمل متحركة الموضع?
Odağın konumu değiştiğinde canlandırılmış döndürme etkileri kullanılsın mı?フォーカス位置を変えたときに旋回するアニメーションを表示しますか?
Okulu terk etme, bazı Üye Devletler’de uyuşturucu önleme programlarının odağını oluşturmaktadır.Abandonul ªcolar se afl≤ în centrul aten†iei programelor de prevenire din mai multe state membre.
Okulu terk etme, bazı Üye Devletler’de uyuşturucu önleme programlarının odağını oluşturmaktadır.Em vários Estados-Membros, os programas de prevenção da toxicodependência estão centrados no abandono escolar.
Okulu terk etme, bazı Üye Devletler’de uyuşturucu önleme programlarının odağını oluşturmaktadır.In mehreren Mitgliedstaaten stehen Schulabbrüche im Zentrum von Drogenpräventionsprogrammen.
Okulu terk etme, bazı Üye Devletler’de uyuşturucu önleme programlarının odağını oluşturmaktadır.L’abbandono scolastico è il fulcro dei programmi di prevenzione messi in atto in alcuni Stati membri.
Okulu terk etme, bazı Üye Devletler’de uyuşturucu önleme programlarının odağını oluşturmaktadır.Na predčasné opustenie školy sa zameriavajú programy drogovej prevencie vo viacerých členských štátoch.
Okulu terk etme, bazı Üye Devletler’de uyuşturucu önleme programlarının odağını oluşturmaktadır.Na předčasné ukončení školní docházky se zaměřují programy protidrogové prevence v několika členských státech.
Okulu terk etme, bazı Üye Devletler’de uyuşturucu önleme programlarının odağını oluşturmaktadır.Over de rol die de politie moet spelen bij schoolgerichte preventie verschillen de meningen.
Okulu terk etme, bazı Üye Devletler’de uyuşturucu önleme programlarının odağını oluşturmaktadır.Sok tagállamban az iskolai lemorzsolódás is központi téma a drogprevenciós programokban.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Az ő figyelmük kizárólag a várható következményekre összpontosul.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.De försöker beräkna konsekvenser.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Deres fokus er altid på forventede konsekvenser.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Điều họ tập trung vào là những kết quả liệu trước.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Ei anticipează întotdeauna consecințele.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Elles se concentrent toujours sur des conséquences prévues.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Fokus mereka selalu konsekuensi yang diharapkan.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Hun focus is altijd op de te verwachten gevolgen.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Ich uwaga skupiona jest zawsze na przewidywaniu konsekwencji.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Il loro focus è sull'anticipazione delle conseguenze.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.그들의 초점은 언제나 예상되는 결과들입니다.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Sie fokussieren immer auf die erwartbaren Folgen.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Soustředí se vždycky na předpokládané následky.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Su atención está siempre enfocada en anticipar las consecuencias.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir. Tutar-kâr analizleri yaparlar.Они всегда учитывают возможные последствия, считают долю затрат в доходе.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Zameriavajú sa na predvídané následky.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Εστιάζουν πάντα στις πιθανές συνέπειες.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Їхня увага зосереджена на очікуваних наслідках.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.Техният фокус е винаги върху очакваните последствия.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.הפוקוס שלהם הוא תמיד על תוצאות צפויות.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.تركيزهم دائماً علي عواقب الأمور.
Onların odağı beklenen sonuçlar üzerindedir.費用対効果分析です
O şekilde ilgi odağı olmak istemiyordum.Ich wollte diese Aufmerksamkeit nicht.
O şekilde ilgi odağı olmak istemiyordum.Je ne voulais pas être l'objet de cette attention.
O şekilde ilgi odağı olmak istemiyordum.Non volevo che Daniel fosse al centro dell'attenzione.
O şekilde ilgi odağı olmak istemiyordum. O negatif havayı solumak istemiyordum.사람들의 시선이 싫었고 사람들의 비난이 싫었어요.
O şekilde ilgi odağı olmak istemiyordum.Saya tidak mau diperhatikan seperti itu.
O şekilde ilgi odağı olmak istemiyordum.Я хотел избежать внимания.
O zaman odak bu olur ve sonra düşünce odağının kendisi üzerindeki ateş sönmeye başlar.Entonces eso se convierte en el foco y entonces el calor es apagado por la propia atención al pensamiento.
O zaman odak bu olur ve sonra düşünce odağının kendisi üzerindeki ateş sönmeye başlar.O foco, então, se transforma nisto. e aí o lume é direcionado para a própria atenção ao pensamento.
O zaman odak bu olur ve sonra düşünce odağının kendisi üzerindeki ateş sönmeye başlar.Sitten se tulee huomion kohteeksi ja niin ajatuksen huomion lämpö laskee.
O zaman odak bu olur ve sonra düşünce odağının kendisi üzerindeki ateş sönmeye başlar.Фокус внимания смещается и жар утихает, благодаря смещению внимания на источник мысли.
Parçanın girdi odağına sahip olmasıWidget har inndatafokus
Sanatçı ilgi odağımıza çok önem vermiş, gözlerimizin sadece kendisinin belirlediği yere yönlenmesini istemiş.I on naprawdę uczestniczy w naszym skupieniu, upewniając się, że nasze oczy idą tam, gdzie on chce tego.
Sanatçı ilgi odağımıza çok önem vermiş, gözlerimizin sadece kendisinin belirlediği yere yönlenmesini istemiş.Jde mu opravdu o naše zacílení, chce si být jistý, že se díváme tam, kam chce on.
Sanatçı ilgi odağımıza çok önem vermiş, gözlerimizin sadece kendisinin belirlediği yere yönlenmesini istemiş.그리고 카라바조는 우리의 시선에 매우 주의를 기울여서 그가 원하는 곳으로만 우리의 시선을 가도록 만듭니다
TRUE ise pencere girdi odağını almayacak.SANN hvis vinduet skal motta fokus for inndata.
TRUE ise pencere yerleştirildiğinde girdi odağını alacak.«TRUE» hvis vinduet skal få inndatafokus når kartlagt.
Ve size artık bir odağınız olduğu şeklinde açıklanır.Acest lucru poate fi explicat şi prin faptul că acum ai un focus.
Ve size artık bir odağınız olduğu şeklinde açıklanır.Ale może to być także wyjaśnione tym, że masz punkt skupienia.
Ve size artık bir odağınız olduğu şeklinde açıklanır.Dan hal itu juga dapat dijelaskan bahwa anda saat ini memiliki fokus.
Ve size artık bir odağınız olduğu şeklinde açıklanır.De még ezt is meg lehet magyarázni, ha megvan a fókusz.