odağı ile cümle
odağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Крупная достопримечательность Дании - Русалочка.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Най-голямата туристическа атракция в Дания е "Малката русалка."
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.האטרקציה התיירותית הכי גדולה בדנמרק היא בת הים הקטנה.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.بينما معلم الدنمارك الأكبر الجاذب سياحياً هو حورية البحر الصغيرة
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.運河ツアーに参加しても見るのは困難です
Dogrultmanimiz ve odagimiz esit uzakliga sahip olacagi icin yaptiklarimiz anlam ifade ediyor.Che ha senso perché dobbiamo essere equidistanti dalla direttrice e dal fuoco.
Dogrultmanimiz ve odagimiz esit uzakliga sahip olacagi icin yaptiklarimiz anlam ifade ediyor.وهذا منطقي لأننا نحتاج ان نكون متساوي الابعاد من الدليل والبؤرة
Dogrultmanimiz ve odagimiz esit uzakliga sahip olacagi icin yaptiklarimiz anlam ifade ediyor.理にかなっています。 y1+ 1/4 Aです。
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.우리는 무엇을 찾아내려고 하는 걸까요? 우리는 태평양을 촛점을 맞추고 있답니다.
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.Άρα, τι προσπαθούμε να μάθουμε; Εστιάζουμε στον Ειρηνικό.
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.אז מה אנחנו מנסים לגלות? אנחנו מתמקדים על האוקיינוס השקט.
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.ذلك ما نحاول معرفة؟ نحن نركز على المحيط الهادئ.
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.カリフォルニア沿岸と台湾や日本で札付けをして
Düğmenin fare ile tıklandığında odağı yakalamasıOm knappen tar fokus når den klikkes med musen
Eger sadece odagi ve dogrultmani cizersek, bunu ortaya cikartabiliriz zaten.Se disegni solo il fuoco e la direttrice, potresti essere in grado di capirlo.
Eger sadece odagi ve dogrultmani cizersek, bunu ortaya cikartabiliriz zaten.فاذا قمت برسم البؤرة والدليل، ربما ستكون قادراً على ايجاد ذلك
Eger sadece odagi ve dogrultmani cizersek, bunu ortaya cikartabiliriz zaten.それを把握することができます。 焦点はどこですか?
Galapagos'u dünyanın ilgi odağı haline getirdiשהסבה לגאלאפאגוס את .תשומת-הלב מצד העולם כולו
Galapagos'u dünyanın ilgi odağı haline getirdiالذي جلب غالاباغوس إلى إنتباه العالم بشكل عام
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Jeho oči kmitají dozadu a dopředu, dívá se na mě, na co se dívám -- takže sdílíme pozornost.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Jeho oči sa pohybujú vzad a vpred, až po mňa, sledujú, na čo sa pozerám ja, takže zdieľame pozornosť.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Mắt anh ta nhìn qua nhìn lại tôi, để thấy những gì tôi thấy -- vậy nên chúng tôi có cùng sự chú ý.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Ochii săi se rotesc, la mine să vadă la ce mă uit, așadar avem o atenție împărțită.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Ses yeux font des aller-retour, m'épiant pour voir ce que je regarde, donc nous partageons de l'attention.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Sus ojos van y vienen hacia mi para ver qué estoy mirando, así que tenemos atención compartida.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Zijn ogen volgen af en toe de mijne om te zien waar ik naar kijk - we hebben dus gedeelde aandacht.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Его глаза следят за мной, чтобы понять, на что я смотрю — так мы обрели совместное внимание.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Очите му се движат напред-назад, нагоре към мен, за да види какво гледам, така че имаме споделено внимание.
Her şeyi açıkça görüyoruz, ancak resim ilgi odağımızı korumayı başarıyor.A zároveň je neuvěřitelně zaostřený.
Her şeyi açıkça görüyoruz, ancak resim ilgi odağımızı korumayı başarıyor.I jeszcze, dzieło jest również niezwykle zogniskowane.
Her şeyi açıkça görüyoruz, ancak resim ilgi odağımızı korumayı başarıyor.그럼에도 불구하고 이 그림은 놀라울 정도로 집중되어 있습니다
Her şeyi açıkça görüyoruz, ancak resim ilgi odağımızı korumayı başarıyor.Y así la pintura también tiene una capacidad de enfocar.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Alisnya seperti ini, matanya tidak fokus dan mulutnya terbuka.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.As sobrancelhas ficam assim, os olhos meio desfocados, e ficamos com a boca aberta.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.A szemöldökök ezt csinálják, a szemek elkerekednek, a száj pedig kinyílik.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Brwi się podnoszą, oczy tracą skupienie, a szczęka opada.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Chân mày như thế này, đôi mắt như bị lệch đi, miệng mở to.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.De wenkbrauwen doen dit, de ogen zijn ongefocust de mond hangt open. Dat is geen uitdrukking van vreugde.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Die Augenbrauen machen so, die Augen verlieren den Fokus und der Mund steht offen.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.눈썹이 이렇게 되고 눈동자의 초점은 맞질 않죠. 그리고 입은 열려 있습니다.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Las cejas hacen así, los ojos están desenfocados, y la boca desencajada.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Le sopracciglia si muovono così, gli occhi non mettono a fuoco, e la bocca è spalancata.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Les sourcils font ça, les yeux sont dans le vague, et la bouche bée.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Obočí udělá toto, oči se rozostří a ústa visí pootevřená.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Øjenbrynene gør sådan her, øjnene er ufokuserede. og munden er åben.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Sprâncenele fac aşa, ochii sunt defocalizaţi, iar gura atârnă deschisă.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Τα φρύδια πάνε κάπως έτσι, τα μάτια διαστέλλονται, και το στόμα είναι ανοιχτό.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Брови вот такие, взгляд не сфокусирован, и рот открыт.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Брови роблять так, очі розфокусовані, щелепа відвисає.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Веждите правят това, очите са разфокусирани, и устата виси отворена.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.הגבות זזות כך, העיניים לא מפוקסות, והפה פתוח לרווחה.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.فالحواجب متموضعة هكذا , والأعين مشتتة والفم مفتوح
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.口はだらんと開きます これは喜びの表現ではありません
Kesinlikle ailemin ilgi odağıyım... ...ama artık sarayda olduğumdan ev çok sessizleşmiş olmalı.انا حتما مركز اهتمام عائلتي لكن بما انني الان في القصر, فان المنزل حتما هادئ
Medya odağını Malcolm'a çevirdikçe,언론의 관심은 점점 말 콤에 초점을 맞춘
Menünün klavye odağını yakalayıp yakalamadığını belirten mantıksal değerEn bolsk verdi som bestemmer om menyen tar tastaturfokus
Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.이런 식으로 우리는 서로에게 주시를 합니다.
Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.אז יש לנו תשומת לב משותפת.
Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.وبذا فإننا مشدودي الانتباه تجاه نفس الشيء.
Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.タスクを置こうなうと それ見ると同時に 私のことも見て