Ana içeriğe geç
Sözlük

od ile cümle

od kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
"Neden odan pembe, Tom?" "Ah, bu önce benim kız kardeşimin odasıydı.""Why is your room pink, Tom?" "Oh, this was my sister's room before."
Kapa çeneni ve odanı temizle!Shut up and clean your room!
Bugün işime odaklanamam.Today I can't focus on my work.
Ben küçükken saatlerce tek başına odamda okurdum.When I was little, I read for hours alone in my room.
Bütün odanı değiştirdin gibi görünüyor.It looks like you changed the whole room.
O, odasında tek başına bir kitap okuyordu.She's alone in her room reading a book.
Evin içinden hızla odasına fırladı ve arkasından kapıyı kapattı.She darted across the house to her room and closed the door behind her.
Lütfen odadan çıkarken ışıkları söndür.Please turn off the lights when you leave the room.
Tom yalnız olmak istediğini söyledi ve sonra odasına gitti.Tom said he wanted to be alone, and then went up to his room.
Lisa'nın odası yeniden temizlenmeli.Lisa's room needs to be cleaned again.
Odunu arka bahçede yığdık.We piled the wood in the backyard.
Tom odaya baktı ve orada hiç kimsenin olmadığını gördü.Tom looked into the room and saw that nobody was there.
Tom odadaki herkese ne olduğunu söyledi.Tom told everyone in the room about what had happened.
Tom Mary fark etmeden odadan çıktı.Tom left the room without Mary noticing.
Tom'un odasının kapısı kapalıydı.The door to Tom's room was closed.
Tom odadaki tek adamdı.Tom was the only man in the room.
Tom yemek odasında.Tom is in the lunchroom.
Konuklar bu odada uyuyor.The guests are sleeping in this room.
Odayı terk etmene izin verilmez.You are not allowed to leave the room.
Yakın zamana kadar o odada ne olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu.I had no idea what was in that room until recently.
Tom yatak odasına koştu ve kapıyı kapattı.Tom ran into the bedroom and slammed the door.
Tom sözde yatak odasını temizliyor.Tom is supposedly cleaning his bedroom.
Tom yatak odası penceresinden dışarı atladı.Tom jumped out of his bedroom window.
Tom yatak odası kapısını çarparak kapattı.Tom slammed his bedroom door closed.
Tom yatak odası kapısını sessizce kapattı.Tom quietly closed the bedroom door.
Odalarımızda olmamız gerekiyor.We're supposed to be in our rooms.
Odam biraz küçük ama rahat.My room is a little small, but comfortable.
Mary odaya girdiğinde Tom konuşmayı kesti.Tom stopped talking when Mary entered the room.
Be odaya girdiğimde Tom benim hakkımda konuşuyordu.Tom was talking about me when I entered the room.
Odadaki herkes birden konuşuyor gibi görünüyordu.Everyone in the room seemed to be talking at once.
Tom ve Mary bitişik odada uzunca bir süredir konuşuyorlardı.Tom and Mary have been in the next room talking for quite a while.
Diğer odada konuşabilir miyiz?Can we speak in the other room?
Tom'un yan odada güldüğünü duydum.I heard Tom laughing in the next room.
Sana odanda kalmanı söylediğimi düşündüm.I thought I told you to stay in your room.
Bu odada kal.Stay in this room.
Odamdan uzak dur.Stay out of my room.
Tom odasında kaldı.Tom stayed in his room.
Odaklanmış kalman gerekiyor.You need to stay focused.
Tom odaklanmaya çalıştı.Tom tried to stay focused.
Odaklanmış kalmak zorundayız.We've got to stay focused.
Tom odaklı kalmak için çabaladı.Tom struggled to stay focused.
Tom odaklanmış kalmaya çalışıyordu.Tom was trying to stay focused.
Tom odaklanmış kalmak için kendini zorladı.Tom forced himself to stay focused.
Tom, Mary'ye odasından uzak kalmasını söyledi.Tom told Mary to stay out of his room.
Sana söylediğim gibi sadece odanda kal.Just stay in your room like I told you to.
Tom sizinle odanızda kalıyor olacak.Tom will be staying with you in your room.
Tom, bize söyledikleri gibi odalarımızda kalmadığımız için sinirlenecek.Tom will be angry since we didn't stay in our rooms like he told us to.
Oda arkadaşımla bir sorunum var. O benim bütün yemeğimi yiyor.I have a problem with my roommate. He eats all my food.
Tom yatak odasında gömleğini değiştiriyor.Tom is in his bedroom changing his shirt.
Orada kim olduğunu görmek için Tom yemek odasına bakındı.Tom looked around the lunch room to see who was there.
Ders kitaplarımı yemek odasında bıraktım.I left my textbooks in the lunch room.
Bütün öğrenciler yemek odasındaydı.All the students were in the lunch room.
Sadece bana Tom'un hangi odada olduğunu söyle.Just tell me which room Tom is in.
Tom bana o odaya gitmememi söyledi.Tom told me not to go into that room.
Tom bana odasını kullanabileceğimi söyledi.Tom told me that I could use his room.
Tom odasının temizlenmesinin söylenmesinden hoşlanmaz.Tom doesn't like being told to clean his room.
Tom ona odasını temizlemesini söylemedikçe asla odasını temizlemez.Tom never cleans his room unless I tell him to.
Bu odaya girmesine izin verilmediğini Tom'a söyledin mi?Did you tell Tom he's not allowed in this room?
Oda bilgisayarlarla doluydu.The room was filled with computers.
Oda boyanmalı.The room needs to be painted.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
od ile cümle - Sayfa 8 - od kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App