Ana içeriğe geç
Sözlük

od ile cümle

od kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hiç kimse odayı terk ettiğimi görmedi.Nobody saw me leave the room.
Hiç kimse onun odayı terk ettiğini görmedi.Nobody saw him leave the room.
Herhangi biri onu yapabiliyorsa, bu odur.If anyone can do it, it's him.
Onların soyunma odalarımızı kullanmalarına izin verin.Let them use our dressing rooms.
Onun soyunma odamı kullanmasına izin verin.Let him use my dressing room.
Onların bu odaya girmesine izin vermeyin.Don't let them into this room.
Onun bu odaya girmesine izin verme.Don't let him into this room.
Onun bu odaya girmesine izin vermeyin.Don't let her into this room.
Tom hızla odaya girdi.Tom quickly went in the room.
Münazara için oda var.There's room for debate.
Tom odanın boş olup olmadığını hatırlamadı.Tom didn't remember whether the room was empty or not.
Oturma odasında uzun tüylü bir halı var.There's a shag carpet in the living room.
Oda bu amaç için gayet uygun.The room is perfectly suitable for this purpose.
Gerçekten odamı temizlemek istemiyorum.I really don't want to clean my room.
Odasında birçok pornografik dergisi vardı.He had many pornographic magazines in his room.
Onlar bir odada saklandı.They holed up in a room.
Baban dönünceye kadar odanda kal!Stay in your room until your father gets back!
Ne üzerinde odaklanmalıyız?What should we focus on?
Oda dumanla doluydu.The room was filled with fumes.
Mary odasına yürüdü ve kapıyı kapattı.Mary walked into her room and closed the door.
Bayanlar odasına gidiyorum.I am walking to the ladies room.
Bekleme odası boş.The waiting room is empty.
Tom odun parçalayıcının içine bazı dallar koydu.Tom put some branches into the wood chipper.
O, odamızdaki kanepede oturuyordu.He was sitting on the sofa in our room.
Bu odadan çık.Get out of this room.
Oda çok sessizleşti.The room got very quiet.
Odadaki herkes çok sakinleşti.Everybody in the room got very quiet.
Daire aslında bir otel olduğu için oda her gün temizlenecek mi?Since the flat is actually a hotel, will the room be cleaned every day?
Dışarısı soğuk, bu yüzden o, odanın içine geldi.It's cold outside, so he came inside the room.
Bana başka bir oda gösterir misin?Can you show me another room?
Tom çalışma odasında ölü bulundu.Tom was found dead in his study.
Mary odasına çıktı ve akşam yemeği için bile aşağı inmedi.Mary went up to her room and didn't come down, even for supper.
Tom küçücük yatak odasından nefret ediyor.Tom hates his tiny bedroom.
Soyunma odaları nerede?Where are fitting rooms?
Tom kendini sakinleştiremediği için odasında dolanıyordu.Tom was pacing in his room, unable to calm himself down.
23 Marttaki toplantı için senin için ayırttığım oda iptal edildi.The room I booked for you for the meeting on March 23 has been canceled.
O okulu bıraktı ve odasında kalmaya başladı.He quit school and started staying in his room.
Ben işime odaklanıyorum.I'm focusing on my job.
Tom boş odasını bir öğrenciye kiraya verdi. Odayı kiralayan öğrenci Mary idi.Tom rented out his spare room to a student. The student who rented the room was Mary.
Muhabir pahalı bir oda kiraladı.The reporter rented an expensive room.
Bu çamaşır makinesi o kadar sessiz ki onu yatak odana koyabilirsin.This washer is so quiet that you could put it in your bedroom.
O, odayı terk etmemi istedi.She asked me to leave the room.
Üç gündür odamdan çıkmadım.I haven't left my room in three days.
O odaya girmene izin verilmez.You are not allowed to enter that room.
O odaya giremezsin.You may not enter that room.
O odaya girmeyin.Don't go in that room.
O odaya girme.Don't enter that room.
Odam bir karışıklık olmalı.My room must be a mess.
Üzerine odaklandığım şey bu.That's what I'm focused on.
Her şeyi odamda bıraktım.I left everything in my room.
Tom masayı Mary'nin yatak odasına taşıdı.Tom moved the desk to Mary's bedroom.
Tom masayı Mary'nin yatak odasına taşıttı.Tom had the desk moved to Mary's bedroom.
Oda Tom tarafından temizlendi.The room was cleaned by Tom.
Mary gözyaşlarına boğuldu ve odadan çıktı.Mary burst into tears and left the room.
Kamp ateşine biraz daha odun koy.Put more wood on the campfire.
Tom odağını kaybetti.Tom has lost his focus.
Bu odayı başka kim kullanıyor?Who else uses this room?
O, çok küçük olan oda 418'in boş olduğunu hatırladı.He remembered that room 418, which was very small, was vacant.
Tom'un odasını gördün mü?Have you seen Tom's room?
Erkek kardeşlerim ve ben hepimiz bir odayı paylaşıyoruz.My brothers and I all share a room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
od ile cümle - Sayfa 50 - od kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App