Odana gidebilirsin.You may go to your room.
Benim farklı oduğumu biliyorsun.You know I'm different.
Tom hangi odada?What room is Tom in?
Tom'un odası ne tarafta?Which way is Tom's room?
Tom pozitif üzerinde odaklanır ve negatif üzerinde durmaz.Tom focuses on the positive and doesn't dwell on the negative.
Uyandığımda odamda bir hırsız gördüm.As I was waking up, I saw a burglar in my room.
O, müdürün odasındaki meslektaşlarına katıldı.He joined his colleagues in the director's office.
Odan artık hazır.Your room is ready now.
Odaklanmış kalmaya çalışalım.Let's try to stay focused.
Sakin olan çalışma odasında konuşalım.Let's talk in the study where it's quiet.
Oda açıktı.The room was bare.
Oda soğuktu.The room was cold.
Odalardan birinde bir saat var mı?Is there a clock in one of the rooms?
Bu yer bir soyunma odası gibi kokuyor.This place smells like a locker room.
Şimdi yukarı çık ve odanı temizle.Go upstairs right now and clean your room.
Onlar oda arkadaşı değil. Onlar sevgilidir.They're not roommates. They're lovers.
Onlar sadece oda arkadaşı değiller. Onlar aynı zamanda sevgililer.They're not just roommates. They're also lovers.
Onlar sadece oda arkadaşı değiller. Onlar aşıklar.They're not just roommates. They're lovers.
Odada Tom'dan başka hiç kimseyi görmedim.I didn't see anyone in the room but Tom.
Tom henüz odasını temizlemedi.Tom hasn't cleaned his room yet.
Tom işine odaklandı.Tom focused on his work.
Bu oda büyük değil.This room is not big.
Bu son kez karşılaştığımız aynı oda.This is the same room we met in last time.
Annen bunu görmeden önce odanı temizlesen iyi olur.You'd better clean your room before your mother sees this.
Oda havasız.The room is stuffy.
Tom odasında çalışarak çok zaman harcar.Tom spends a lot of time in his room studying.
Tom arka odada.Tom is in the back room.
Tom ve Mary ön odada.Tom and Mary are in the front room.
Tom Mary'ye odasını temizlemesini söyledi.Tom told Mary to clean her room.
Tom odasından dışarı çıktı.Tom came out of his room.
Tom bana odasını gösterdi.Tom showed me his room.
Tom neredeyse hiç odasından çıkmaz.Tom hardly ever leaves his room.
Odasına son kez baktığımda Tom hâlâ uyuyordu.Tom was still sleeping the last time I looked into his room.
Tom odasına döndü.Tom went back into his room.
Tom odasına giremedi.Tom couldn't get in his room.
Tom hâlâ odasında.Tom is still in his room.
Tom üst katta odasında.Tom is upstairs in his room.
Tom az önce odasını temizlemeyi bitirdi.Tom just finished cleaning his room.
Tom odasını temizliyordu.Tom was cleaning his room.
Tom odasını temizlemek zorunda kaldı.Tom had to clean his room.
Tom odasına bakındı.Tom looked around his room.
Tom ve Mary oturma odasında.Tom and Mary are in the living room.
Tom oturma odasında.Tom is in the living room.
Tom bitişik odada bir gürültü duydu.Tom heard a noise in the next room.
Tom bitişik odaya gitti.Tom went into the next room.
Tom diğer odada.Tom is in the other room.
Tom sırt çantasını aldı ve odadan ayrıldı.Tom grabbed his knapsack and left the room.
Tom odadan çıkarken kapıyı çarptı.Tom slammed the door as he left the room.
Tom Mary'nin odadan ayrılmasını istemedi.Tom didn't want Mary to leave the room.
Tom odaya geri geldi.Tom came back into the room.
Tom az önce odaya yürüdü.Tom has just walked into the room.
Tom tekmeleyerek kapıyı açtı ve odaya gitti.Tom kicked the door open and went into the room.
Tom gizlice odaya geri girdi.Tom sneaked back into the room.
Tom gizlice odaya girdi.Tom sneaked into the room.
Tom sessizce odaya girdi.Tom tiptoed into the room.
Tom parmak uçlarına basarak odaya girdi.Tom tiptoed into the room.
Tom odaya döndü.Tom came back inside the room.
Tom odayı gözetledi.Tom peeked inside the room.
Odada üç adam vardı.There were three men in the room.
Tom odadaki hiç kimseyi tanımadı.Tom didn't recognize anyone in the room.