Ana içeriğe geç
Sözlük

od ile cümle

od kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben oda servisine sipariş vermedim.I didn't order room service.
Onlar odaya girdiler.They entered the room.
Birinin odaya girdiğini gördüm.I saw someone go into the room.
Odanı bile mi temizlemiyorsun?Don't you ever clean your room?
Hey! Odamda ne yapıyorsun?Hey! What are you doing in my room?
Hey! Odamda ne yapıyorsunuz?Hey! What are you doing in my room?
Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur.Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it.
Tom'un odasını temizlemesini istedim.I asked Tom to clean his room.
Bu oda oldukça harika, değil mi?This room's pretty awesome, eh?
Onlar bütün gece benimle birlikte o odadaydılar.They were in that room with me all night.
Tom'un diğer odada konuştuğunu duyabiliyorum.I can hear Tom talking in the other room.
Yatak odamın penceresinden kaleyi görebiliyorum.I can see the castle from my bedroom window.
Seninle bu odada burada takıldığıma inanamıyorum.I can't believe I'm stuck here in this room with you.
Aynı anda iki şeye odaklanamam.I can't focus on two things at the same time.
Oradaki elbise deneme odası boş.The fitting room over there is unoccupied.
Odamı temizledim.I cleaned my room.
Yatak odası nerede?Where is the bedroom?
Odamı dekore ettim.I decorated my room.
Oturma odasını temizlemeyi bitirmek için zamanım yoktu.I didn't have time to finish cleaning the living room.
Bir oda arkadaşının olduğunu bilmiyordum.I didn't know you had a roommate.
Hiç kiralık odam yok.I don't have any rooms for rent.
Birçok kereler derse geç geldiği için öğretmeni onu müdürün odasına gönderdi.His teacher sent him to the principal's office for being tardy too many times.
Odamı Tom'la paylaşmak istemiyorum.I don't want to share my room with Tom.
Sonunda Tom'u odasını temizlemeye ikna etmek için uğraşmaktan vazgeçtim.I finally stopped trying to persuade Tom to clean his room.
Yarım saat önce odamı temizlemeyi bitirdim.I finished cleaning my room a half hour ago.
Tom'u oturma odasına kadar izledim.I followed Tom into the living room.
Tom'un oda arkadaşını sevmediğini keşfetttim.I found out that Tom doesn't like his roommate.
Radyo kulaklığını açtım bu yüzden Tom'un odaya girdiğini duymadım.I had my headphones on so I didn't hear Tom enter the room.
Diğer odada çok kişinin olduğu konusunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea there were so many people in the other room.
Odamdan bir şey almak zorundaydım..I had to get something from my room.
Bekleme odasında bekleyen bir müşterim var.I have a client waiting in the waiting room.
Boş bir odam var.I have a spare room.
Yatak odan hariç her odayı temizledim.I've cleaned every room except your bedroom.
Küçük çocukların odasına gitmeliyim.I have to go to the little boys' room.
Küçük çocukların odasına gitmem gerekiyor.I have to go to the little boys' room.
Küçük çocukların odasına gitmek zorundayım.I have to go to the little boys' room.
Bitişik odada kahkaha duydum.I heard laughter in the next room.
Odamda hiç kitabım yok.I don't have any books in my room.
Odamı zaten temizledim.I've already cleaned my room.
Hava bir odada sıkıştırıldığında hayli ısı yalıtımı sağlar.Air provides considerable thermal insulation when trapped in a chamber.
Eve başka bir yatak odası eklemeyi düşünüyoruz.We're thinking of adding on another bedroom to the house.
Sadece odada kim olduğunu bilmek istiyorum.I just want to know who's in the room.
Tom'a odasını temizlemesini söylemeye devam ediyorum.I keep telling Tom to clean his room.
Odamda arkadaşımla birlikte bir film izledim.I watched a movie with my friend in my room.
Yan odadaki kişinin Tom ya da Mary olduğunu biliyorum.I know the person in the next room is either Tom or Mary.
Bu odada bir yerde saklandığını biliyorum.I know you're hiding somewhere in this room.
Oda arkadaşını tanıyorum.I know your roommate.
İşte benim odam.Here's my room.
Daha büyük bir odaya ihtiyacım var.I need a larger room.
Bir odaya ihtiyacım var.I need a room.
Bir oda istiyorum.I need a room.
Odaklanmış kalmanı istiyorum.I need you to stay focused.
Kendime ait bir odam yoktu.I never had a room of my own.
Oda servisinden bir kahve sipariş ettim.I ordered some coffee from room service.
Onu odana koydum.I put it in your room.
Odaya bir çift yeni konuk girdi.A couple of new guests entered the room.
Odaya birkaç yeni konuk girdi.A couple of new guests entered the room.
Tom'un bitişik odada horladığını duydum.I heard Tom snoring in the next room.
Tom Mary'den birkaç dakika sonra odaya geldi.Tom came into the room a few minutes after Mary.
Tom giyinme odasında.Tom is in the dressing room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod