ocağı ile cümle

ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Beldenin bir sağlık ocağı bulunmaktadır Akçay Sağlık Ocağı.تحتوي المدينة على منزل المناضل الهادي شاكر.
Bayraktar´ın sağlık ocağı yoktur.المجرة ليس لديها قرص داخلي.
Sağlık ocağı vardır işler vaziyette bir tane ebe ve haftada bir gün doktor gelmektedir.الذي يتجمع في بئر أمام البيت و تأخذه شاحنة مرة في الأسبوع.
Sağlık ocağıhizmet vermektedir.الذي يضمن التغطية الصحية الشاملة .
Kasaba'da 1 sağlık ocağı bulunmaktadır.يوجد بالمدينة مستشفى ريفي واحد.
Büyük teraslar ve geniş taş sanat eserleri Pekin yakınındaki taş ocağındaki taşlardan yapıldı.Os vastos terraços e grandes entalhes foram feitos em pedra vinda de pedreiras próximas de Pequim.
Sağlık ocağıbulunmaktadadır.Saúde em Debate.
Ayrıca 10 tane özel hastane ve 24 sağlık ocağı (Aile Sağlık Merkezi) bulunmaktadır.Além disso, também trabalha na saúde (quatro hospitais e 25 clínicas).
Sağlık ocağı vardır (sağlık evi vardır ) .O seu nome significa Há uma casa aqui (there's a house here).
Lağımcı OcağıCarruagem de aluguer
Sağlık ocağı vardır fakat aktif değildir.A rampa de carga existe, mas não é funcional.
Mahallede sağlık ocağı vardır fakat kapalıdır .Existe um posto de polícia na comunidade, mas que se encontra fechado.
Sağlık ocağı vardır yalnız pek kullanılmaz.Possui ainda baias de acesso remoto, apenas raramente utilizadas.
Yesilyurt haric geri kalanlar Dede Ocagindandir.Saimiri oerstedii citrinellus é uma subespécie de Saimiri oerstedii.
Babasının işi gereği bir süre Kadıköy Sağlık Ocağının Lojmanlarında ikamet ettiler.No seminário, por motivos de saúde é autorizado a pernoitar na casa dos pais.
Sağlık İlçede bir Devlet Hastanesi ve bir sağlık ocağı bulunmaktadır.Na saúde, no entanto, conta-se apenas com um hospital e um posto de saúde.
Od Ana: Ateşin ve ocağın tanrıçası.Deusa do lar, do fogo e das mulheres grávidas.
"Maden ocağındaki ölü sayısı 299'a yükseldi".«Número de mortos em tragédia na Colômbia sobe para 234».
Sağlık ocağı vardır ancak ebe ve s ağlık evi yoktur.That's right! sem carne, sem leite, sem ovos ... a lista continua.
Sentez, Aydınlar Ocağı çevresinde ortaya çıktı.Eu acho que o Beto acendeu a vela ao contrário.
Sağlık Ocağının üstündeki daireler ; Muhtarlık tarafından pansiyon olarak kullanılmaktadır.ANTIGA pensão defronte a Secretaria de Habitação é usada como moradia por viciados.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.Isso era insuficiente para bombear água de uma mina.
80'li yıllarda o okulda ders, sağlık ocağında ise tedavi yapılıyordu.Faleceu no final dos anos 80 em Colégio, sem assistência médica.
Sağlık ocağı dolayısıyla bir de eczane açılmıştır.Em sua farmácia também se fazia a vacinação pública.
Sağlık ocağı vardır fakat kapalıdır.Parece-se a uma lareira, mas fechada.
Sağlık ocağı vardır ancak şu an hizmetli olmadığı için hizmet verememektedir.Possui um orelhão, que no momento não funciona por falta de manutenção da empresa concessionária.
Seegrotte eski bir maden ocağı yeridir.O detector está localizado no fundo de uma antiga mina.
Bekler´in sağlık ocağı vardır.A Pavuna possui um posto de saúde.
Sağlık ocağı ve hastane vardır.Lá se encontra um hospital geral e um hospital pediátrico.
Hastahane veya sağlık ocağı yoktur.Não possui nenhuma agencia bancária ou hospital.
Tam tesekküllü bir Sağlık ocağı vardır ancak yeterli sağlik personeli yoktur.Possui vacina altamente eficaz, mas não possui tratamento específico.
Sağlık ocağı ve sağlık vardır.Os lugares e a saúde.
Çünkü bu ocağın ruhunu kızdırabilir.Este processo pode comprimir o coração.
Red Dog Maden ocağı da istihdam sağlamaktadır.Mr. Jam também realiza os raps da faixa.
Sağlık ocağı Hastane ve sağlık evi vardır.A ilha possui um Hospital/Posto de Saúde.
Sağlık ocağı vardır fakat sürekli bir personeli bulunmamaktadır.Também há falta do sistema de abastecimento de água próprio e não há uma equipe médica permanente.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ancak personel ve malzeme olmadığından kullanılmamaktadır.Ainda tem uma população residual, mas sem nenhum serviço público ou privado.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ama devlet tarafından sağlık görevlisi atanmamıştır.Há um sistema de seguro de saúde, mas abrange apenas os funcionários do governo.
Ocağı ve ateşi korur.Prevenção de Incêndios e Pânico.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur, cami yoktur, ama cem evi vardır.Sem telefone, sem piscina, sem animal de estimação, sem cigarros.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yeni kurulmuştur.Onde foi construída a nova sede social.
Atlıhisar'da bir ilköğretim okulu ve bir sağlık ocağı kamu hizmeti vermektedir.Ainda conta com um Polo Academia da Saúde e serviço de Vigilância Sanitária.
Sağlık ocağı ve okul yoktur.Águas Claras ainda não dispõe de hospital e escolas públicas.
Sağlık ocağı ve Sağlık evi yoktu.Não tinha asfalto e nem unidades de saúde.
Sağlık ocağı).De Heilsoldaat).
Sağlık ocağı ve görevlisi mevcuttur.Ik en de verzorgingsstaat.
1995 yılının aralık ayında klavyeci Martin Reichert, 1996 yılının ocağında gitarist Finn Dierks gruba katıldı.In december 1995, synthesizer Martin Reichert en in januari 1996 gitarist Finn Dierks traden toe tot de band.
Örneğin her ocağın kendi koruyucu ruhu vardır.Ieder dorp heeft zijn eigen beschermgeest.
Hatta Hristiyanlar zamanında taş ocağı ve çöplük olarak kullanılmıştı.Het werd bij tijd en wijle zelfs als vuilnisbelt gebruikt.
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Ze leven meestal achter het fornuis of in de kelder van het huis.
1950 yılında sağlık ocağı, hayvan pazarı kurulmuştur.In 1956 werd er een foeragehandel en winkel gevestigd.
Ocağın banisi Hacı Bektâş-ı Velî olarak kabul edilirdi.De schepenbank wees de eis toe.
Sağlık ocağı var fakat kullanılmamaktadır.Een gilet mag, maar hoeft niet.
Sağlık ocağı vardır sağlık görevlisi yoktur.De bedieningslaag heeft geen veiligheidsfuncie.
Sağlık ocağı .Drostenhuis.
İlk başlarda Yeniçeri ocağının kaldırılmasından yanaydı.Aanvankelijk werd door de instanties uitgegaan van sloop van het gebouw.
Sağlık ocağı ve sağlıkevi faaliyettedir.Beweging in en rond de gezondheidszorg.
Sağlık ocağı yoktur ancak sağlıkevi vardır.Hij is niet in levensgevaar, maar heeft wel verzorging nodig.
Diğerleri ise kömür ocağında gaz olacağı şüphesiyle girmezler.Wel hebben een aantal kolencentrales de mogelijkheid om bij gebrek aan kolen op aardgas te worden gestookt.
Sağlık ocağı binası vardır ancak uzun yıllardır boştur ve çalışmaz durumdadır sağlık evide yoktur.Het bestaat nog, maar staat al jaren leeg en verkeert in vervallen staat.

İlgili Sayfalar