ocağı ile cümle
ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
[[Sağlık ocağı 2012'den beri vardır.Medicina u 2012. godini.
Sağlık ocağı vardır yalnız pek kullanılmaz.Je to nová skupina liekov, zatiaľ málo používaná.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.To zase znamenalo nájsť spôsob ako odčerpávať vodu z baní.
Sağlık ocağı ve posta ofisi bulunmaktadır.Nachádza sa blízko zdravotného strediska a pošty.
Sağlık ocağı ve doktoru vardır.Má zdravotné stredisko i zubného lekára.
Köyde okul ya da sağlık ocağı yer almamaktadır.V dedinke sa nenachádza škola, ani zdravotné stredisko.
Ve cihan durdukça lanete siper olup, ocağımızın temeli yıkılıp, harap olmaya sebep ve illet mi olalım?Ako to chceme zmáknuť, keď to máme odomleté, ako to leží a beží?
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur(sağlık ocağı var fakat kullanılmıyor).Obec nemá vlastnú školu ani lekára (spádovo patrí pod Volyň).
Sağlık ocağı vardır ebe ve hemşire yoktur.Ušetrené nezostali ani ošetrovateľky či novorodenci.
Saka Ocağı, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla ortadan kalkmıştır.Kaplnka zanikla v súvislosti so zrušením cintorína v roku 1774.
Yesilyurt haric geri kalanlar Dede Ocagindandir.Bezstopkavce (Eleutherozoa) sú podskupina ostnatokožcov.
Faal durumda olmayan sağlık evi vardır, ancak sağlık ocağı yoktur.Z podniku zostáva iba „zdravé jadro“, ktoré neprodukuje stratu.
Anıtın inşaasında kullanılan taşlar 500 m uzaklıkta bulunan bir Roma taş ocağından çıkartılmıştır.Kamen za gradnjo spomenika je bil prvotno pripeljan iz 500 metrov oddaljenega rimskega kamnoloma.
PTT santralı ve Sağlık ocağı vardır.Tara je naravno zračno zdravilišče in letovišče.
Yatağan kılıcı ocağın simgesi sayılacak kadar önemliydi.Njegov statusni simbol je bil pozlačen meč.
Sağlık ocağı ve sağlık evi 2008 yılı itibarıyla açılmıştır.Zaradi zdravja in drugih obveznosti je uradno upokojen od leta 2008.
Sağlık ocağı ve sağlık evi binaları vardır fakat hizmet verecek bir ebe yoktur.Voda zaliva hiše, pokopališče, povzroča bolezni, a nihče nič ne ukrene.
Ayrıca Dağucular mahallesinde taş ocağı çalışmaları vardır ve beyaz mermer üretilmektedir.V soteski se nahajajo tudi izdanki serpentinitnega skalovja in belega pohorskega marmorja.
Sağlık ocağı ve sağlık evi var olup faaliyet göstermektedir.Imajo pa podobno telesno zgradbo in obnašanje.
Paulikienler altı dede ocağı kurmuştur.Dolly je skupno skotila 6 mladičev.
18 Mayıs - Zonguldak Karadon maden ocağında göçük meydana geldi.14. junij - Begunska vlada Južnega Songa se začasno ustali v mestu Fuzhou, provinca Fujian.
Sağlık ocağı yoktur, sağlık evi var olup personeli yoktur.Veliko jih nima pralnega stroja, zasebnega stranišča.
Sağlık ocağı bulunmakta ve faaliyet göstermektedir.Pomagajo vam v zdravstvenem smislu in predstavijo delovanje.
Köyde bir tane Sağlık ocağı vardır fakat şimdilerde ise kapatıldı.Okoli gradu je bil tudi obrambni jarek, ki pa je danes zasut.
Eskişehirspor v İdman Ocağı2–5. dLib
Sağlık hizmetleri Yakupköy de bulunan Sağlık ocağı ile sağlanmaktadır.Zakon določa tudi pravice, ki jih zagotavlja obvezno zdravstveno zavarovanje.
"Kemerhisar 2 Nolu Sağlık Ocağı"."Dvokolutna varnostna zavora".
Yeniçeri ocağı II. Mahmud tarafından 1826 yılında kaldırılmıştır.Janičarje je popolnoma razpustil šele sultan Mahmud II. leta 1826.
1894 yılında Slovakya'daki ilk magnezit ocağı işletilmeye başlandı.1894 m. atidaryta pirmoji Slovakijoje magnio krosnis.
Elektrik, telefon mevcut olup sağlık ocağı yoktur.Namuose nėra nei elektros, nei telefono, nei radijo.
Temel sağlık hizmetleri (Primary Health Care) tesisi olan sağlık ocağı (Ambler Health Clinic) bulunur.VšĮ „Šilutės pirminės sveikatos priežiūros centras“ gydytoja pediatrė.
Mahallede sağlık ocağı veya sağlık evi yoktur.Parke nėra jokios turistinės infrastruktūros ar medicininės pagalbos.
Sağlık ocağı ve sağlık evi mevcut olup, görevli personeli bulunmamaktadır.Teatras ir jo personalas liko be namų.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Ir tai iš dalies buvo jo žlugimo priežastis.
4 katlı Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.Yra net 7 sanatorijos ir gydyklos.
Sağlık ocağı bulunmaz.Audringos klinikos nėra.
Mahallede sağlık ocağı bulunmamaktadır.Miesto apylinkėse gyventa jau neolite.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. içme suyu şebekesi ve kanalizasyonu yoktur.Buduburame gyvenimo sąlygos prastos, nėra geriamojo vandens, kanalizacijos.
Sağlık ocağı ve hastane vardır.Yra sanatorijos, ligoninės.
Film bir maden ocağında bir devrimciyi ve işçilerle olan hikâyesini anlatmakta.Filme pasakojima dvarininko, tapusio revoliucionieriumi, gyvenimo istorija.
Sağlık ocağı vardır fakat faaliyet göstermemektedir.Primena lengvą bolą, bet nesvaidomą.
Taş ocağı bulunur.Joje rasta akmeninių kirvukų.
Sağlık ocağı ve sağlık evi ve ebe bulunmaktadır.Taip pat sveikatą palaiko maistas, dovanos ir namai.
Sağlık ocağı ve sağlık evi 2008 yılı itibarıyla açılmıştır.Šaltinio aplinka sutvarkyta ir pritaikyta visuomeninėms reikmėms 2008 metais.
Bir Vurgun Ocağına götürülür.Kes kandideerivad veel Tartumaal.
Beldenin modern sağlık ocağı vardır.Tallinn vajab moodsat naistehaiglat.
Sağlık ocağı ve sağlık evivardır.Lasteaia ja lõbumaja vahel.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.Sellised masinad leidsid rakendust vee välja pumpamisel kaevandustest.
Anıtın inşaasında kullanılan taşlar 500 m uzaklıkta bulunan bir Roma taş ocağından çıkartılmıştır.Monumendi ehitamiseks kasutatud kivi pärines algselt Rooma kivimurrust, mis asus umbes 500 meetrit eemal.
Sağlık ocağı bulunup işlev durumdadır.Keskus võeti üle täiesti terve ja töötavana.
Silahtar ocağına alındı.Tulistaja vahistati kohapeal.
Cesetler terk edilmiş bir maden ocağında yakıldıktan sonra yakınlardaki ormanlık araziye gömüldü.Teiste laibad olevat punkri juures kaevu loobitud, kust kohalikud nad hiljem metsahauda matsid.
2007'de kanalizasyon şebekesi ve sağlık ocağı yapılmıştır.Aastal 2010 rajati sinna veevärk ja kanalisatsioon.
Babası yeniçeri ocağı mensubu İvaz Odabaşı'dır.Tema isa on endine kergejõustiklane Heino Sild.
Sağlık ocağı 1992 yılında hizmete açılmıştır.Hoone avati jumalateenistusteks 2000. aastal.
Karolenj kale bir taş ocağı gibi kullanıldı ve kale yıkılmaya bırakıldı.Colosseumi kasutati kivimurruna ja see jäi varemeisse .
Arazoğlu´nun sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur.Hullulehmatõvele ei ole ravi ega vaktsiini.
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra bir süre süresiz askerlik uygulandı.Pärast mereväebaasi lahkumist oli kindlus mõnda aega maha jäetud.
Sağlık ocağı Hastane ve sağlık evi vardır.Rugombos on haigla ja turg.
Sağlık ocağı vardır ancak elaman yokluğundan dolayı hizmet verilememektedir.Halvenenud tervise tõttu ei saanud ta enam ilma abita väljas käia.