Geceleri oğlum için kitap okurum.In the evening, I read my son a book.
Aferin oğluma!Attaboy!
Ben ona kendi oğlum gibi davrandım.I treated him like my own son.
Oğlumun lastik ördeği sarı renklidir.My son's rubber duck is yellow.
İki oğlum ve iki kızım var.I have two sons and two daughters.
Oğlum tıp fakültesine gitmek istiyor.My son wants to go to med school.
Oğlum, annene geri dön.Son, go back to your mother.
Oğlum, arabamı tamir etmeme yardım et.Son, help me fix my car.
Oğlum arabalarla oynamayı sever.My son likes to play with cars.
Oğlumu doktora götürmek zorundayım.I have to take my son to the doctor.
Oğlumun özel kuvvetlere katılmasını istemiyorum.I don't want my son to join the special forces.
Bu benim oğlumun CD'si.This is my son's CD.
O benim oğlum.That's my boy.
Oğlumu seviyorum.I love my son.
Oğlum beni dinlemeyecek.My son won't listen to me.
Tom benim kendi oğlum gibi.Tom is like my own son.
Ortaokulda bir oğlum var.I have a son in junior high school.
Sen benim oğlumsun.You're my son.
Bu benim oğlum.This is my son.
Oğlum asi bir genç.My son is a rebellious teenager.
Oğlum için bir hediye almak istiyorum. İyi bir fikriniz var mı?I'd like to buy a present for my son. Do you have any good ideas?
Oğlumun benimle konuştuğu tek zaman paraya ihtiyacı olduğu zamandır.The only time my son talks to me is when he needs some money.
Oğlum nerede?Where is my son?
Ay sonunda oğluma bir bilgisayar hediye etmeyi planlıyorum.I plan to give my son a computer at the end of the month.
Oğlum çok fazla sıska.My son is way too skinny.
Oğlumu görmüş müydün?Have you seen my son?
Oğlumu gördün mü?Have you seen my son?
Sakin ol, oğlum.Calm down, son.
Oğlumla çok gurur duyuyorum.I'm very proud of my son.
Oğlum kızarmış yumurtayı sevmez.My son does not like fried egg.
Oğlum sahanda yumurtayı sevmez.My son does not like fried egg.
Oğlumla iletişim kurun.Contact my son.
O ne, oğlum?What is that, my son?
Oğlumu incitme.Don't hurt my son.
Tom benim oğlum.Tom is my son.
Tom bizim oğlumuz.Tom is our son.
Oğlumu yanımda getirdim.I brought my son with me.
Oğlum, masamdaki kağıtları karıştırdı.My son disarranged the papers on my desk.
Tom adında bir oğlum yok.I don't have a son named Tom.
Gördüğün çocuk benim oğlum.The boy you see is my son.
Savaşta ölen bir oğlum vardı.I had a son who died in the war.
Tom'un yaşında bir oğlum var.I have a son Tom's age.
Kaybolan bir oğlum var.I have a son who disappeared.
Hasta olan bir oğlum var.I have a son who's sick.
Bir oğlum var.I have a son.
On yaşında bir oğlum var.I have a ten-year old son.
Üç yetişkin oğlum var.I have three grown sons.
Üç oğlum var.I have three sons.
Benim üç oğlum var.I have three sons.
Saat 2.30'da oğlumu almalıyım.I have to pick up my son at 2:30.
Altı yaşında bir oğlum var.I've got a six-year-old son.
Seni oğlum gibi seviyorum.I love you like a son.
Tom benim oğlum değil.Tom is not my son.
Oğlum bana yalan söyledi.My son lied to me.
Oğlumun ölümü hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum.I want to know the truth about my son's death.
Oğlum anaokulunda.My son is in preschool.
Ben oğlumu görür görmez ağlamaya başladım.No sooner did I see my son than I broke out crying.
Oğlum yarışmada birincilik ödülünü kazandığında ben çok gurur duydum.I was very proud when my son won first prize at the competition.
Oğlum dinozorlar hakkında kitap okumayı sever.My son loves to read books about dinosaurs.
Oğlumla akşam yemeği yiyeceğim.I'm going to have dinner with my son.