"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."Vi vil sætte pengene i th 'konvolut et' jeg får th 'Butcher Boy til at tage det i sin vogn.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."Vom pune banii în data de" plic un "voi primi băiat-lea" măcelar să-l luaţi în lucrarea sa coş.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."We zetten het geld in th 'enveloppe een' ik krijg th 'slager jongen om het te nemen in zijn winkelwagen.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."Wir werden das Geld in th put 'Umschlag', ich hole th 'Butcher Boy, um es in seiner übernehmen Warenkorb.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."Θα βάλει τα λεφτά σε χιλ." φάκελο μιας "Θα πάρω αγόρι χασάπη λέξη" να το πάρει στο έργο του καλάθι.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."Ми будемо вкладати гроші в й 'конверт' я отримаю м'ясника хлопчик-го", щоб взяти його в свою кошик.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."Мы будем вкладывать деньги в й 'конверт' я получу мясника мальчик-го", чтобы взять его в свою корзину.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."Ние ще сложи пари в плик ти" "Аз ще получите касапин-та", за да го вземе в неговия количка.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası."נצטרך לשים את הכסף ה 'מעטפה' אני אביא ילד הקצב 'ה לקחת את זה שלו העגלה.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası.واضاف "سوف نضع المال في ال" المغلف تكون 'سأحضر صبي ال" جزار لأعتبر في كتابه العربة.
"Biz th para yatıracağız 'zarf' inci 'kasap oğlanın almak alırsınız arabası.カート。 He'sa偉大な友人O'Dickonの、"マーサは言った。
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Det bliver en lang dag, ligesom de fleste. dreng:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Det här kommer att bli en lång dag, som vanligt. pojke:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Dit wordt weer een lange dag, zoals zo vaak het geval is. jongen:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Ez is hosszú nap lesz, mint a legtöbb. fiú:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Oh, điều này là có là một ngày dài, như hầu hết là. cậu bé:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Oh, sarà una lunga giornata, quasi come tutte. ragazzo:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:O, to będzie długi dzień, jak większość dni. chłopiec:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan: [sızlanır]Das wird wieder ein langer Tag.
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan: [sızlanır]Oh, la journée va être longue, comme d'habitude.
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Tästä tulee pitkä päivä, niin kuin yleensä. poika:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Tohle bude dlouhý den, jako většina. chlapec:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Ωχ, προμηνύεται δύσκολη μέρα, όπως συνήθως. αγόρι:
Bugün, bir çok gün gibi, uzun olacak. Oğlan:Да, это будет долгий день, как и все остальные. мальчик:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Chcę, żebyś był dziś szczęśliwym chłopcem, dobrze? mężczyzna:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Dnes potřebuju šťastného kluka, OK? muž:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Ho bisogno che il mio bambino sia felice oggi, okay? uomo:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Ik wil vandaag graag een vrolijk jongetje. man:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Jag vill ha en glad pojke idag, okej? man:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Jeg har brug for en glad dreng i dag, okay? mand:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Szeretném, ha a fiam ma boldog lenne, rendben? férfi:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Tarvitsen tänään iloisen pojan. mies:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Θέλω να είσαι χαρούμενος σήμερα, όμως, ε; άντρας:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı? Adam:Ну, хватит дуться. мужчина:
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı?Ich brauche einen glücklichen Jungen.
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı?Je veux que mon garçon sourie maintenant, d'accord ?
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı?엄마는 바비가 착한 아들이 되어주면 좋겠는데, 응?
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı?أريدك أن تفرح اليوم، حسنًا؟
Bugün mutlu bir oğlan lazım bana, tamam mı?男: カメラを持ったら 笑顔になるさ
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Até este rapaz me vê como pai dele e confia em mim...
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Incluso este niño puede verme como a su padre y confiar en mí...
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Poika pitää minua isänään ja luottaa minuun.
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Questo ragazzo si fida di me trattandomi proprio come un padre.
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Selv denne dreng ser mig som sin far og stoler på mig ...
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Ten chłopiec widzi we mnie ojca i mi ufa...
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Till och med pojken ser mig själv som sin far och litar på mig...
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Το αγόρι με βλέπει ως πατέρα του, με εμπιστεύεται.
Bu oğlan bile beni babası görüp güvenebiliyor.Даже этот мальчик видит во мне своего отца и доверяет мне...
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Ces garçons devront vivre avec ça pour le restant de leur vie."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Chuyện này sẽ đeo bám chúng cho đến suốt cuộc đời" (Phản ứng của đám đông)
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Deze jongens zullen er de rest van hun leven mee moeten leven."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Diese Jungs werden damit für den Rest ihres Lebens leben müssen."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Estes rapazes vão ter que viver com isto o resto das suas vidas".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Estos chicos van a tener que vivir con esto el resto de sus vidas".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Ezeknek a fiúknak ezzel kell együttélniük az életük végéig."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""그 소년들은 이 일을 평생 지고 갈 것이다." 라고 말했습니다.
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar."(Mulțimea reacționează)
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Nämä pojat joutuvat elämään tämän kanssa lopun elämäänsä."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Per questi ragazzi é qualcosa con cui dovranno convivere per il resto della loro vita".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Títo chlapci s tým budú musieť žiť do konca života."