Namazdan sonra oğlan evinde imam ve şahitler yemek yer ve imam nikâhı yapılır.早年家境贫寒,頤浩“躬耕以贍老幼”,喜讀書,“一覽輒記,博識警敏”。
Oğlan ya da erkek çocuğu, küçük yaştaki erkek.即小仔,或臭小子。
Ko Ji-yong ayrıca evlenmiş ve bir de oğlan çocuğu dünyaya gelmişti.此時的悠太與紀子也已結婚,並育有一子。
Oğlan sözcüğü bazen genç yetişkin erkekler için de kullanılır.儿语词汇偶尔也会被成年人用于生活之中。
Köpekler ile farklı ve doğal olan ilişkisinden dolayı köyde ona El Perrero, ”köpek oğlan” lakabı verildi.由於他能與狗狗們無拘無束的相處,因此被叫做el Perrero(狗神童)。
Sinan Bey ve adı bilinmeyen iki oğlan doğurmuştur.任国桢与发妻(姓名不详)育有二子一女。
Yeni doğan çocuklar büyük oranda erkek, çünkü "oğlan" olsun istiyordu herkes.高中生以下的成員稱為「BOYS」,以上則稱為「MEN」。
Muhammed'in Hatice'den, 2 oğlan ve 4 kız olmak üzere 6 çocuğu olmuştur.」 曼德拉一共有六个孩子,两男四女。
Oğlan sözcüğü bazen genç yetişkin erkekler için de kullanılır.또한, 남자 어른을 일컫는 말로도 쓰인다.
Genç bir oğlan olarak rol aldı.הוא מתנהג כמו ילד צעיר.
Sinan Bey ve adı bilinmeyen iki oğlan doğurmuştur.לפופיאנוס נולדו שני בנים ובת מנישואים לאשה ששמה לא ידוע.
Oğlan "Bilmiyorum...אל תגיד..."
Böyle bir şey yapamayacaklarını söyleyerek oğlanın teklifini reddeder.כצפוי אותו ילד השיב שהוא לא רוצה לדבר.
Er, çok er oğlan er güveğilerim, kız gelinlerim sizlere bir türlü doyamadım.הנה - נתון נתת אדמות לבניו ובני בניו של נוח, ואותי - כלום שכחת?
Apurna bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiştir.אבל מישהו ראה שמישהו לקח את הילד הקטן לאיזה מנזר.
İlk adı "Kurtlu Oğlan"dır.הכינוי שלה הוא "החיה הפסיכית".
Oğlan kavgada yenildi.אביו היה רבו.
Gelinin kucağına küçük bir oğlan çocuğu verilir.יש שאף נוהגים להניח מעט אפר על ראש החתן.
Oğul ve kızlarını kendi seçtikleri ile evlendirir, kız ve oğlanın karşı çıkma hakları olmazmış.לנשים שמורה הזכות לבחור את בני ובנות זוגן, ואין לחייבן להנשא בכוח.
Online'dan Bruna Nessif kısa bir yorum yaparak Bieber'ın artık "küçük bir oğlan" olmadığını söyledi.אשפיקס מסכם בחיוך שבאופיו אובליקס עדיין נשאר ילד.
Oğlan nerede?איפה הנער?
Oğlan nerede?איה הנער?
Oğlan nerede?אַיֵּה הַנַּעַר?
Tek bir oğlan çocukları oldu: Karl Josef (Avusturya) (1649 - 1664).Имат един син: Карл Йозеф (1649 – 1664).
Oğlancılık yasaları veya Sodomi yasaları, cinsel suçlar olarak cinsel ilişkileri sınıflayan bir yasadır.Законите против содомията са закони, определящи определени полови актове като сексуални престъпления.
İlk olarak oğlan evi, kızı istemeye gider.Той иска на всяка цена да притежава момичето.
Bu sefer, oğlan kâfiri yerden yere vurdu.Този път мъжът се приземява на земята.
Oğlan "Bilmiyorum...Разкажи на детето...
Çiftin yalnızca bir çocuğu oldu: Bir oğlan (Haziran 1320 - Şubat 1322).Двамата с Андроник имат един син (* юни 1320, † февруари 1322), починал на около две години.
Kuaförden geldikten sonra, oğlan evi, kız evine kına yakmaya gider.При влизане в дома на момичето те разравят огъня в огнището.
Bir gece çayın azgın suları oğlanı sürüklemiş.Веднъж в кипящата вода паднали донесени от вятъра листенца на чаено дърво.
Oğlanı bir aslan alıp besler.Там мечка ги вижда и се опитва да ги изяде.
Heesters Hollanda, Amersfoort'da dört oğlandan en küçüğü olarak dünyaya geldi.Израства в Хартфордшър като най-малкото от четири деца.
Gelin kız evinden oğlan evine getirilir, düğün burada sona erer.След венчавката водят булката в дома на младоженеца и там продължава същинската сватба.
1 Haziran 2009'da Sharon Robert Westerholt ile ikinci bir oğlan dünyaya getirmiştir.1. lipnja 2009, objavljeno je da je Sharon rodila dječaka, njezino drugo dijete s Robertom Westerholtom.
Lakabı ise "The Nature Boy" yani "Doğal Oğlan"dır.Nadimak države je "The Natural State" (Prirodna država).
Kimse oğlanların nasıl öldüğünü bilmiyor.Još uvijek se ne zna tko je sve ubijen.
Bu kıyımdan sadece 10 yaşlarında bir oğlan sağ kalır.Slučajnošću preživio je jedan četrnaestogodišnji dječak, koji je i danas živ.
Şeftali oğlan, şeftali çocuk anlamına gelmektedir.Riječ "bulinac" znači bulino dijete.
Oğlan ya da erkek çocuğu, küçük yaştaki erkek.Novorodenec je chlapec alebo dievčatko.
Düğün alayı sonra oğlan evine gelir.Takže na svadbu prišla jeho dcéra.
Oğlan evi düğün sahibidir.Chlapca si vzala hospodárova rodina.
Sıçan Oğlanlar adlı rock grubundan hoşlanır.Sami sebe najraje označijo za rock skupino.
Oğlan, kızın erkek kardeşi Charles'tır.Catherine - hči g.
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.Živel je deček, ki se je zelo rad kopal.
Sinan Bey ve adı bilinmeyen iki oğlan doğurmuştur.Stjepan je imel razen njega še dva sinova z neznanima imenoma.
İç oğlanlıktan silahtarlığa geçti.Vaikystė prabėgo Ginkūnuose.
Oğlan, kitabını okuyor.Berniukas skaito savo knygą.
1001 gecede Üç oğlan çocukları olur.Morgunovil on kolm lapselast.
Oğlan, kızın erkek kardeşi Charles'tır.Tema järglane oli tema vend Charles.
Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer.Inimesed läinud vaatama, mis see mees iga päev pühas hiies teeb.
Oğlan kavgada yenildi.Sidepidajaks poistega oli Riita.
İki oğlan çocuğu yetiştirdi.Ema kasvatas mõlemad pojad ise üles.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.C'è un bambino di nove anni e una donna di ottanta anni.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Es gibt einen 9 Jahre alten Jungen und eine 80 Jährige Frau.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Há um rapaz de nove anos e uma mulher de 80 anos.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Hay un niño de 9 años y una mujer de 80.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Il y a un garçon de 9 ans... et une femme de 80 ans.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Jest 9-letni chłopiec i 80-letnia staruszka
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Ở đây có từ câu bé 9 tuổi đến cụ già 80 tuổi