Ana içeriğe geç
Sözlük

oğlan ile cümle

oğlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada kız oğlanı görür ve ona âşık olur.De dochter ziet hem en wordt meteen verliefd op hem.
Oğlan dönüp bakmaksızın yürüyüp gitti.De jongen liep weg zonder om te kijken.
O, onun oğlan mı yoksa kız mı olduğunu bilmiyor bile.Hij weet zelfs niet of hij een jongen is of een meisje;
Hatta, onun oğlan mı yoksa kız mı olduğunu bilmiyor.Hij weet zelfs niet of hij een jongen is of een meisje;
Oğlan okula gitti.De jongen ging naar school.
Oğlan kavgada ye­nildi.Wdaje się w kłótnie z młodym chłopakiem.
Bu çocuklara ikramlar yapılır ve oğlan evi para verir.Tam pojawiają się koledzy chłopaka, wręczają mu pieniądze.
Oğlan ya da erkek çocuğu, küçük yaştaki erkek.Zawsze bądź mężczyzną, zduś w sobie chłopca).
Kuaförden geldikten sonra, oğlan evi, kız evine kına yakmaya gider.Krótko po wyjeździe chłopaka jej dom został podpalony.
Böyle bir şey yapamayacaklarını söyleyerek oğlanın teklifini reddeder.Chłopak oświadcza jej, że jego ojciec się na to nie zgodzi.
Eugene Wesley Jr adında bir oğlan çocukları olmuştur.Serial opowiada o młodym chłopcu o imieniu Stanley.
Oğlan evinin önüne yıkarlar yemekleryenir.Wystawiła stolik z jedzeniem dla dzieci na swój podjazd.
Kız oğlana Almanca dersleri verirken, anlatıcı da kıza biraz da olsa İngilizce öğretmeye çalışır.Mężczyzna uspokaja ją, twierdząc, że o tej porze powinni być na lekcji angielskiego.
Sabrı tükenen General kızına Oscar adını koyar ve onu oğlan gibi yetiştirmeye karar verir.Lady Oscar, córka generała, wychowywana była przez niego tak, jakby była chłopcem.
Sıçan Oğlanlar adlı rock grubundan hoşlanır.Lubi przytulać wiewiórki, które nazywa czerwonymi szczurami.
Apurna bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiştir.魔性の子) – horror o chłopcu pochodzącym z innego świata.
Genç bir oğlan olarak rol aldı.Wystąpił w roli Syna.
Tony iyi ve güçlü bir oğlandı.Tony to dobry, silny chłopak.
Lakabı "Bubi" (Küçük oğlan) idi.오빤 (oppan) är en förkortning av 오빠는 (oppaneun).
Bu arada kız oğlanı görür ve ona âşık olur.En dag träffar hon Boy och hon blir kär i honom.
Kimse oğlanların nasıl öldüğünü bilmiyor.Jag har ingen aning om hur de här ungarna kände.
Oğlan evi düğün sahibidir.Hans ättlingar äger huset idag.
Çocuklardan biri anlatıcının kilisede dikkatini çeken kız, diğeri ise yedi yaşlarında bir oğlan çocuğudur.I romanen är ett av nyckelvittnena en pojke i samma ålder.
Bir başka öyküde bir oğlan çocuğunun kalbini çıkarır ve yer.En extra plats i hjärtat: att ta hand om någon annans barn.
1 Haziran 2009'da Sharon Robert Westerholt ile ikinci bir oğlan dünyaya getirmiştir.I slutet av 2011 fick paret Robert Westerholt och Sharon den Adel sitt tredje barn.
15 yaşlarında bir oğlan çocuğu annesi, üvey babası, üvey kardeşi ile bir hayat sürmektedir.Elli: En flicka som bor med sin mormor och bror och arbetar som sjuksyster.
Oğlan atlıyor.Pojken hoppar.
Sen oğlansın.Du är en pojke.
15 Aralık 37 tarihinde sabah erken saatlerde, Agrippina Antium'da bir oğlan olan ilk çocuğunu doğurdu.Рано вранці в Антигумі 15 грудня Агриппіна народила сина.
Oğlan "Bilmiyorum...Не можу…».
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.У нього також є прекрасні діти, яких Роман дуже любить.
Bir başka öyküde bir oğlan çocuğunun kalbini çıkarır ve yer.Він знову розбиває серце молодої красуні і їде.
Aynı gün nikah kıyılır, kız evinden oğlan evine çeyiz götürülür.Таким остриженным на половину він і гуляв на весіллі своєї дочки.
Çalışmada annesiyle bağlantı kurmaya çalışan bir oğlan anlatılmaktadır.Серед них починається нарада щодо того, що робити з дитиною.
Oğlan sütü içiyor.Дитина п'є молоко.
Oğlan ya da erkek çocuğu, küçük yaştaki erkek.Mívá podobu malého mužíka, dospělého muže či starce.
Oğlan büyüyünce Thyestes onu Atreus’u öldürmeye yolladı.Když chlapec dospěl, poslal ho Thyestés do Mykén, aby zavraždil Átrea.
En büyükleri olan Julian akıllı ve mantıklı bir oğlandır.Ty, Radku, jsi nejstarší, vím, že jsi rozumný chlapec.
Oğlan evi düğün sahibidir.Chlapce si vzala hospodářova rodina.
Babalar ise avcılıkta yardımcı olması için oğlan çocuğunu isterler.Zamilovaným mladým lidem však pomůže jejich strýc lesník.
Oğlanlar kendi ebeveynlerine değil kayınpeder ve kaynanalarına saygı gösterecekler.Jejich vlastní děti nepatří jim, ale jejich pánům.
1001 gecede Üç oğlan çocukları olur.Denně zabijí 130 dětí.
Oğlan evinin önüne yıkarlar yemekleryenir.Ea le servește copiilor mâncarea la cantină.
Nezir kılınan oğlan, hayatını ibâdete adar ve zâhid olurdu.Cu aceasta a avut un fiu, care însă a murit înaintea lui, și o fiică, devenită călugăriță.
Odysseus, Odisseas Penelope ile evli ve ondan Telemachus adlı bir oğlan çocuğuna sahiptir.Între timp, Ulise se însoară cu Penelopa și are cu ea un copil, pe Telemah.
Oğlan büyüyünce Thyestes onu Atreus’u öldürmeye yolladı.Când a devenit major, Atreu l-a adoptat.
Tek bir oğlan çocukları oldu: Karl Josef (Avusturya) (1649 - 1664).Au avut un singur fiu: Karl Josef, Arhiduce de Austria (7 august 1649 – 27 ianuarie 1664).
Kızlar akademik alanda oğlanlardan daha hırslıdır.În domeniul academic, fetele sunt mai ambițioase decât băieții.
Tom haylaz bir oğlan.Tom este un băiat obraznic.
Apurna bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiştir.A nőstény egy kölyköt hozz világra.
Oğlanın evinde de o gece çeşitli eğlenceler olur.Egyik este kis összejövetel van a kertben.
Richard beş yaşındayken, annesi bir oğlan çocuk doğurdu ancak bebek dört haftalıkken öldü.Izabellának öt, felnőttkort megérő gyermeke született, ám egyetlen fia 19 évesen meghalt.
İki oğlan çocuğu yetiştirdi.Két fiút nevelt föl.
Yaşlı çift çocuğa şeftali ("momo") ve oğlan ("taro") adını takar.A pár Momotarónak nevezte el, ami a momo (barack) és taro (a legidősebb fiú gyermek) kifejezésből ered.
Oğlanı bir aslan alıp besler.Ehhez egy oroszlánt kell megenniük.
İlk ilişkisi 16 yaşında eşcinsel bir oğlanla olmuştur, bu olaydan utanç duymaktadır.18 éves korában látott kivégzést először, és rettenetes élmény volt számára.
Bir oğlan var.Ott van egy fiú.
Oğlan kavgada ye­nildi.Tein lapsen Jouduin TYKSiin Tapellaanko?
Akşam tekrar oğlan evi, kız evine davul zurna eşliğinde maşalamaya gider.Seuraavana päivänä Kirsti joutuu jälleen pakenemaan poliisia poikamiesten taloon.
Oğlan "Bilmiyorum..."Poikani, muista!"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod