Ana içeriğe geç
Sözlük

oğlan çocuk ile cümle

oğlan çocuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Otho Holland Lloyd ve Helene Clara St. Clair’in ikinci oğlan çocuklarıdır.He was the second son of Otho Holland Lloyd and Hélène Clara St. Clair.
Bu sırada oğlan çocuk yanlarına gelip Bayan Megley'nin Esmé'yi masaya geri çağırdığını söyler.The children enter and Maggie returns with some chips.
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.He tells them that he had a son, whom he loved.
Tek bir oğlan çocukları oldu: Karl Josef (Avusturya) (1649 - 1664).They had a single son: Karl Josef, Archduke of Austria (7 August 1649 – 27 January 1664).
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""These boys will have to live with this the rest of their lives."
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.Il aimait les enfants et en était aimé.
Tek bir oğlan çocukları oldu: Karl Josef (Avusturya) (1649 - 1664).Tuvieron un solo hijo: Carlos José de Habsburgo (1649 - 1664).
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.У неё остался маленький сын, о нём надо заботиться.
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.Fazíamos muitas coisas de criança comum e adorávamos isso.
Eugene Wesley Jr adında bir oğlan çocukları olmuştur.Michael faz amizade com um rapaz chamado Sean Jr.
Tek bir oğlan çocukları oldu: Karl Josef (Avusturya) (1649 - 1664).Zij kregen één zoon: Karel Jozef (1649 - 1664).
Eugene Wesley Jr adında bir oğlan çocukları olmuştur.Serial opowiada o młodym chłopcu o imieniu Stanley.
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.У нього також є прекрасні діти, яких Роман дуже любить.
1001 gecede Üç oğlan çocukları olur.Denně zabijí 130 dětí.
Tek bir oğlan çocukları oldu: Karl Josef (Avusturya) (1649 - 1664).Au avut un singur fiu: Karl Josef, Arhiduce de Austria (7 august 1649 – 27 ianuarie 1664).
Richard beş yaşındayken, annesi bir oğlan çocuk doğurdu ancak bebek dört haftalıkken öldü.Izabellának öt, felnőttkort megérő gyermeke született, ám egyetlen fia 19 évesen meghalt.
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.Ήμουν ένα εξάχρονο παιδί που σε αγάπησε έντονα.
İlk evliliğinden iki kız, ikinci evliliğinden iki oğlan çocuk sahibi oldu.To piger fra første ægteskab og to drenge fra andet ægteskab.
Erkekler ise tatillerinde erkekmiş gibi davranan oğlan çocukları gibiler.Hva ville skje om jenter begynte å oppføre seg som mannfolk?
Richard beş yaşındayken, annesi bir oğlan çocuk doğurdu ancak bebek dört haftalıkken öldü.Ketika ia berusia lima tahun, ibunya meninggal saat melahirkan adiknya.
Richard beş yaşındayken, annesi bir oğlan çocuk doğurdu ancak bebek dört haftalıkken öldü.彼が5歳の時に弟のアレクセイが生まれたが、1年もしないうちに死んだ。
Tek bir oğlan çocukları oldu: Karl Josef (Avusturya) (1649 - 1664).Имат един син: Карл Йозеф (1649 – 1664).
Küçük bir oğlan çocukları vardı, onu da çok severdiler.Živel je deček, ki se je zelo rad kopal.
1001 gecede Üç oğlan çocukları olur.Morgunovil on kolm lapselast.
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Ces garçons devront vivre avec ça pour le restant de leur vie."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Chuyện này sẽ đeo bám chúng cho đến suốt cuộc đời" (Phản ứng của đám đông)
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Deze jongens zullen er de rest van hun leven mee moeten leven."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Diese Jungs werden damit für den Rest ihres Lebens leben müssen."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Estes rapazes vão ter que viver com isto o resto das suas vidas".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Estos chicos van a tener que vivir con esto el resto de sus vidas".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Ezeknek a fiúknak ezzel kell együttélniük az életük végéig."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""그 소년들은 이 일을 평생 지고 갈 것이다." 라고 말했습니다.
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar."(Mulțimea reacționează)
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Nämä pojat joutuvat elämään tämän kanssa lopun elämäänsä."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Per questi ragazzi é qualcosa con cui dovranno convivere per il resto della loro vita".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Títo chlapci s tým budú musieť žiť do konca života."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Αυτό θα βαραίνει τα παιδιά για μια ζωή".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Цим хлопцям доведеться жити з цим до кінця життя".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Этим мальчикам придётся жить с этим до конца своих жизней".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""הילדים האלה ייאלצו לחיות עם זה לכל שארית חייהם."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""هؤلاء الشباب سيضطروا أن يعيشوا مع هذه المأسأة بقية حياتهم."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar."(ざわめき)
Cinsel istismar kurbanları olarak sadece kadınların değil erkekler ve oğlan çocuklarının da hikayeleri var.Жертвами изнасилования становятся не только женщины, но и мужчины и несовершеннолетние мальчики.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod