Markette çalışarak saatte 12 Lira kazanıyor.Работейки в магазина, тя изкарва $12 за един час.
Markette çalışınca saatte 12 Lira kazanıyor ve çocuk baktığında saatte 9,50 Lira kazanıyor. -식품점 일은 시급이 12달러이고, 아기 돌보는 일은 시급이 9.50달러입니다
Markette çalışınca saatte 12 Lira kazanıyor ve çocuk baktığında saatte 9,50 Lira kazanıyor. -Hun får 12 kroner i timen i købmandsbutikken og 9,5 kroner i timen som babysitter.
Markette çalışınca saatte 12 Lira kazanıyor ve çocuk baktığında saatte 9,50 Lira kazanıyor. -Работата в магазина й се заплаща с $12 за един час, а гледането на деца й се заплаща с $9.50 на час.
Mart ayında 90.000 saatten fazla ev videosunu analiz edebildiğini göstermişti.지난 3월에 어떻게 90,000시간이 넘는 비디오를 분석할 수 있었는지 보여줬던 그 사람입니다.
Mart ayında 90.000 saatten fazla ev videosunu analiz edebildiğini göstermişti.9万時間以上のホームビデオを分析したかを紹介しました 人間の言葉を理解し膨大なデータを
Mart ayında 90.000 saatten fazla ev videosunu analiz edebildiğini göstermişti.שבמרץ, הציג איך הוא מסוגל לנתח יותר מ-90,000 שעות וידאו ביתי.
Mart ayında 90.000 saatten fazla ev videosunu analiz edebildiğini göstermişti.الذي، سابقا في مارس، أظهر كيف كان قادرا على تحليل أكثر من 90,000 ساعة من الفيديوهات المنزلية.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelim오즈는 창을 만드는데 1시간이 걸리고, 도끼를 만드는데 2시간이 걸리죠.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimAdamovi trvá čtyři hodiny vyrobit kopí a tři hodiny vyrobit sekeru.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimDet tager Oz en time at lave et spyd og to timer at lave en økse.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimJá o Oz leva uma hora para fazer uma lança e duas para fazer um machado.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz benötigt eine Stunde, um einen Speer herzustellen, und zwei für einen Faustkeil.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz face o săgeată într-o oră și o secure în 2 ore.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz impiega un'ora a fare una lancia e due ore per un'ascia.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz mất 1 giờ để làm 1 cây giáo, 2 giờ để làm 1 cái rìu.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz memerlukan satu jam untuk membuat tombak dan dua jam untuk membuat kapak.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz met une heure pour faire une lance et deux heures pour faire une hache.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimÓznak egy óra a dárda, és két óra a marokkő.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz robi włócznię w 1 godzinę a topór w 2.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz toma una hora para hacer una lanza y dos horas para hacer un hacha.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimOz vyrobí za 1 hodinu 1 šíp a za 2 hodiny 1 sekeru.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimVoor Oz is dat een uur voor een speer en twee uur voor om een bijl.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimΟ Οζ χρειάζεται μία ώρα για να κάνει μια λόγχη και δύο ώρες για να κάνει ένα χειροπέλεκυ.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimНа Оз му отнема един час да направи копие и два, за да направи брадва.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimОзу нужен 1 час на изготовление копья и 2 часа на изготовление топора.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimלעוז צריך שעה אחת כדי להכין חנית ושתיים כדי להכין גרזן.
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimإستلزم اوز ساعة واحدة لعمل رمح وساعتين لعمل بلطة .
Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelimオズはアダムよりも槍や斧作りが上手です
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.Abbiamo miglia... invece di scrivere mph scrivo miglia all'ora.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.De 0 à 60 miles par heure en, disons, trois secondes.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.Máme míle... miesto písanie m/h budem písať míle za hodinu.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.Máme míle... místo psaní mph (miles per hour, míle za hodinu) budu psát míle za hodinu.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.mph라고 적는 대신에, miles 나누기 hour 라고 쓰겠습니다.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.Nós temos milhas... Em vez de escrever mph Eu vou escrever milhas por hora.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.Vi har miles...istället för att skriva mph kommer jag skriva miles per hour.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.Vi har mil... Istedet for at skrive m/t Skriver jeg mil i timen.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.We hebben kilometers... In plaats van km/u schrijf ik kilometer per uur.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.Wir haben Meilen.. anstatt mph zu schreiben schreibe ich miles per hour
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.Имаме мили...вместо да пишем mph Ще напиша мили в час
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.У нас милі... Замість mph я напишу "миль за годину".
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.יש לנו מיילים, שזה הm בmph. נרשום פשוט 'מיילים' 'ל' 'שעה' במונה.
Mil/saat yazmak yerine saatteki mil yazacağım.لدينا هنا ميل ..لكن بدلاً من كتابتها على صورة ميل في الساعة (mph) سأكتبها ميل/ساعة.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.새벽 4시는 여러분이 잠에서 깨기에 최악의 시간이라는 겁니다.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Es heißt so viel wie, dass man zur schlimmsten möglichen Stunde wach ist.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor. (Gülüşmeler)Significa algo como que estás despierto a la peor hora posible (Risas)
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor. (Gülüşmeler)Significa che siete svegli nella peggiore ora possibile (Risate)
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Het betekent zoiets als: 'wakker zijn op het meest rampzalige uur'. (Gelach)
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Înseamnă ceva ca şi cum eşti treaz la cea mai groaznică oră posibilă.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Nó có nghĩa đại loại là bạn đang thức vào cái giờ tồi tệ nhất có thể.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Oznacza z grubsza tyle, że nie śpisz o najgorszej możliwej godzinie.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Qui dirait: vous êtes debout à l'heure la pire de la journée.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Seperti merupakan waktu yang paling buruk untuk terjaga.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Valami olyasmit jelent, hogy a lehető legrosszabbkor vagy ébren.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Znamená to něco jako, že jste vzhůru v tu nejhorší možnou dobu.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Znamená to niečo také, že ste hore v najhorší možný čas.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Σημαίνει περίπου πως είσαι ξύπνιος τη χειρότερη δυνατή ώρα.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Означава нещо като да си буден в най-лошия възможен час.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.Это значит что-то типа, вы проснулись в самое худшее время дня.
Mümkün olan en kötü saatte uyanık olduğunuz anlamına geliyor.זה אומר משהו כמו שאתם ערים בשעה הכי גרועה.