Ana içeriğe geç
Sözlük

o saatte ile cümle

o saatte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Hoeveel diesel verliest die praam?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Kau tahu berapa bahan bakar diesel perahu itu per jam ?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?- Quanto consuma quella bagnarola?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Sabem quanto gasóleo o vosso barco derrama por hora?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?¿Saben cuánto diesel suelta esa chatarra?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Ştii câtă motorină pompează vechitura aia pe oră?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Tiedättekö, paljonko paattinne valuttaa veteen?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?- Ved I, hvad jeres båd sluger?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Veš koliko dizla porabi ta barkača na uro?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?- Vet ni hur mycket olja er båt drar?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?-Víte, kolik žere ta vaše loď?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Weißt du, wieviel Diesel du täglich verheizt?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Ξέρετε πόσο ντίζελ καίει αυτό το σαράβαλο;
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Знаете ли колко нафта изпомпва бракмата ви?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?.לא, אני לא מבואס .ראית אותי כבר מבואס
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?هل تعرفون مقدار الوقود الذى يحترق فى الباخرة فى الساعة؟
Burada bu saatte ne işin var?Mit csinálsz itt ilyen késő este?
Burada bu saatte ne işin var?Que faites-vous ici si tard le soir ?
Burada bu saatte ne işin var?Τι κάνεις εδώ τέτοια ώρα βραδιάτικα;
Burada bu saatte ne işin var?ماذا تفعل في وقت متأخر من الليل
Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.Chceme sa teda zbaviť tejto "hodiny"
Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.En wat is de kleinere eenheid?
Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.이 'hour'를 제거하고 싶은데,
Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.Wir wollen also die Stunden loswerden.
Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.Y cuando multiplicamos esto
Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.Така той се анулира.
Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.אנו רוצים להיפטר מה"שעה"
Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.نريد التخلّص من "الساعة"ـ
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.A zkoumali ty družiny v nejnáročnější denní době, což je doba vyzvedávání.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Dan mereka lakukan pengamata di jam-jam paling kritis yaitu waktu penjemputan anak
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.E estudaram essas creches nos momentos de maior tensão, que é a altura em que os pais vão buscar os filhos.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.És a legfeszültebb pillanatokban tanulmányozták a napköziket, amikor a szülők hazaviszik a gyerekeket.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Estudiaron esas guarderías en los momentos de mayor tensión que es el momento de recolección.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Hanno studiato questi asili nell'ora di massima tensione, cioé il momento dell'uscita dei bambini.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Họ nghiên cứu các trung tâm đó vào giờ cao điểm, là giờ đón học sinh.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Ils ont étudié ces crèches au moment où la tension est la plus forte, c'est-à-dire à l'heure de la sortie.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.그 탁아소들에서 가장 긴장감이 높을 때 즉 아이를 다시 데려가는 시간대를 관찰했습니다.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Študovali tieto day-care centrá v čase najvyššej prevádzky, čo je v čase vyzdvihovania si detí.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Und sie untersuchten diese Tagesstätten zum Zeitpunkt der größten Anspannung, nämlich zur Abholzeit.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Zze bestudeerden die kinderkribbes op het tijdstip van de grootste spanning, zijnde het afhaaluur.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Вони вивчали поведінку в дитячих садках в найбільш напружені години, коли батьки забирають дітей.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.Они проводили свои наблюдения в час пик, когда родители забирают детей.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.והם בדקו את אותם מעונות היום בזמן של שיא הלחץ, שהוא זמן איסוף הילדים.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.ودرسوا مراكز الرعاية النهارية هذه في وقت أعلى درجات التوتر في اليوم، والذي هو وقت الانصراف.
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.すなわちお迎えの時間を 調べたのです 一日中子供たちと過ごした先生は
Burası Bangalore. Geçen sene Bangalore'da birkaç millik mesafeyi birkaç saatte aldım.Mi-a luat câteva ore, anul trecut, să conduc câțiva kilometri în Bangalore.
Burası Bangalore. Geçen sene Bangalore'da birkaç millik mesafeyi birkaç saatte aldım."Всего" за несколько часов я тогда проехал около 8 км.
Burası Bangalore. Geçen sene Bangalore'da birkaç millik mesafeyi birkaç saatte aldım.Минулого року я їхав кілька миль упродовж кількох годин.
Buraya yevmiyemi almaya geldim. sen bir saatten bile az çalıştın.Je suis venu pour mon chèque. T'as bossé moins d'une heure. C'est même pas 20 biftons!
Buraya yevmiyemi almaya geldim. sen bir saatten bile az çalıştın.Sono venuto per il mio assegno. Hai lavorato meno un'ora. Non sono nemmeno 20 dollari.
Buraya yevmiyemi almaya geldim. sen bir saatten bile az çalıştın.Ήρθα για την αποζημίωσή μου. Δούλεψες κάτω από μια ώρα. Δεν είναι ούτε 15 ευρώ.
Buraya yevmiyemi almaya geldim. sen bir saatten bile az çalıştın.Я пришёл за своими деньгами. Ты работал меньше часа. Ты даже 20-ку не заработал.
Buraya yevmiyemi almaya geldim. sen bir saatten bile az çalıştın.一時間しか働いてないだろ? チェック、現金どちらでもいいわ
Bu saatte 5 doların altına tekabül ediyor.다시 이야기하자면, 한 시간에 5달러를 사용한다는 것인데요,
Bu saatte 5 doların altına tekabül ediyor.Asta inseamna sub 5 dolari pe ora.
Bu saatte 5 doların altına tekabül ediyor.Cela revient à moins de cinq dollars de l'heure.
Bu saatte 5 doların altına tekabül ediyor.Das sind weniger als 5 Dollar pro Stunde.
Bu saatte 5 doların altına tekabül ediyor.Dat is minder dan 5 dollar per uur.
Bu saatte 5 doların altına tekabül ediyor.Điều đó xuống đến dưới năm đô la một giờ.
Bu saatte 5 doların altına tekabül ediyor.Eso equivale a menos de cinco dólares por hora.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod