numarasını ile cümle
numarasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin telefon numarasını bilen tek kişi.Tom is the only one who knows Mary's phone number.
Tom telefon numarasının ne olduğunu Mary'ye söylemedi.Tom wouldn't tell Mary what his telephone number was.
Tom Mary'nin telefon numarasının ne olduğunu bilebilir.Tom might know what Mary's phone number is.
Burada Tom'un telefon numarasını bilen biri var mı?Does anybody here know Tom's phone number?
Tom Mary'nin telefon numarasının ne olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know what Mary's phone number was.
Buradaki herhangi biri Tom'un telefon numarasını biliyor mu?Does anyone here know Tom's phone number?
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmek istiyordu.Tom wanted to know Mary's phone number.
Dan oda numarasını bile istemedi.Dan didn't even ask for his room number.
Tom, Mary'ye karısı numarasını yapmasını istedi.Tom asked Mary to pretend to be his wife.
Tom bir kağıt parçasına telefon numarasını yazdı ve onu Mary'ye verdi.Tom wrote his number on a piece of paper and handed it to Mary.
Tom Mary'ye telefon numarasını söyletemedi.Tom couldn't get Mary to tell him her phone number.
Tom Mary'nin telefon numarasını yazdı.Tom wrote down Mary's phone number.
Eğer ilgilenirsen, bana bildir ve sana onun telefon numarasını vereceğim.If you're interested, let me know and I'll give you his number.
Tom, Mary'den telefon numarasını söylemesini istedi.Tom wanted Mary to tell him her phone number.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğine dair bir ihtimal olduğunu düşünüyor musun?Do you think there's any chance that Tom knows Mary's phone number?
Tom her zaman kendi telefon numarasını unutuyor.Tom is always forgetting his own phone number.
Tom Mary'nin telefon numarasını almadı.Tom didn't get Mary's phone number.
Tom Meryem'den telefon numarasını istedi, fakat o vermeyi reddetti.Tom wanted Mary's phone number, but she refused to give it to him.
O bana onun telefon numarasını bilip bilmediğimi sordu.He asked me if I know her phone number.
Telefon numarasını aldın mı?Did you get her phone number?
Tom muhtemelen Mary'nin telefon numarasını bilmiyor.Tom probably doesn't know Mary's phone number.
Telefon numarasını not aldın mı?Did you take note of the telephone number?
Mary'nin telefon numarasını bana veren kişi Tom'du.Tom was the one who gave me Mary's phone number.
Tom kendi telefon numarasını hatırlayamadığını söyledi.Tom said he couldn't remember his own phone number.
Dostluğumuzu kestikten sonra onun numarasını ayırdım.I removed her number after severing our friendship.
Tom, Mary'nin telefon numarasını biliyor olabilir.Tom may know Mary's telephone number.
Tom rehberde Mary'nin telefon numarasını buldu.Tom found Mary's phone number in the phone book.
Onun numarasını istemek için cesaretim olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have the courage to ask for her number.
Mary telefon numarasını yazdı ve Tom'a verdi.Mary wrote down her phone number and gave it to Tom.
Tom telefon numarasını yazdı.Tom wrote down his phone number.
Tom'a Mary'nin telefon numarasını veren ben değildim.I wasn't the one who gave Tom Mary's phone number.
Onun numarasını sordun mu?Did you ask him his number?
Tom bana telefon numarasını söylemezdi.Tom wouldn't tell me his phone number.
Tom'un telefon numarasını bile bilmiyorum.I don't even know Tom's phone number.
Leyla, Sami'nin numarasını sildi.Layla deleted Sami's number.
Tom Mary'nin telefon numarasını telefonundan sildi.Tom deleted Mary's number from his phone.
O sana telefon numarasını verdi mi?Did she give you her telephone number?
Keşke Tom'un telefon numarasını bilsem.I wish I knew Tom's telephone number.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave me Mary's phone number.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değil.Tom isn't the one who gave me Mary's phone number.
Mary'nin ayakkabı numarasının ne olduğunu Tom'un bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows what Mary's shoe size is.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren Tom'dur.Tom is the one who gave me Mary's phone number.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows Mary's phone number.
Sami Leyla'nın numarasını telefon defterinde buldu.Sami found Layla's number in the phone book.
Sami, telefon rehberinde Leyla'nın numarasını buldu.Sami found Layla's number in the phone book.
Tom, Mary'den ayrıldıktan sonra numarasını değiştirdi.Tom changed his number after breaking up with Mary.
Tom bana telefon numarasını söylemeyi reddetti.Tom refused to tell me his phone number.
Tom, Mary'ye telefon numarasını vermemiş olmasını dilediğini söyledi.Tom said he wished that he hadn't given Mary his phone number.
Tom Mary'ye ev numarasını verdi.Tom gave Mary his home number.
Tom'un telefon numarasını bilseydim onu arardım.If I'd known Tom's phone number, I'd have called him.
Sami telefon numarasını birkaç kez değiştirdi.Sami changed his phone number several times.
Tom'dan numarasını istedim.I asked Tom for his number.
Sami bana numarasını verdi.Sami has given me his number.
Sami, Leyla'dan ona numarasını vermesini istedi.Sami asked Layla to give him her number.
Tom'un telefon numarasını kaydettin mi?Did you write down Tom's phone number?
Tom'un telefon numarasını yazdın mı?Did you write down Tom's phone number?
Tom'un telefon numarasını not ettin mi?Did you write down Tom's phone number?
Sami sana telefon numarasını veremez.Sami can't give you his phone number.
Sami, Leyla'ya Ferit'in numarasını verdi.Sami gave Layla Farid's number.
Sami, Leyla'ya kendi numarasını verdi.Sami gave Layla his number.