Dün kapının üzerinde bir not bıraktım.I left a note on your door yesterday.
Tom bol not aldı.Tom took copious notes.
Notlar almalısın.You should take notes.
Tom'a bir not gönderin.Send Tom a note.
Tom çekmeceyi tekrar açtı ve bir not defteri çıkardı.Tom opened the drawer again and took out a notepad.
Tom notları hakkında endişeliydi.Tom was worried about his grades.
Lütfen fiyatın değişebilir olduğunu not edin.Please note that the price is subject to change.
Kriket, uzun notaları söyleyebilen iyi bir şarkıcıdır.The cricket is a good singer who can sing long notes.
Tom Mary'nin dolabına içine bir not salıverdi.Tom slipped a note into Mary's locker.
Tom notlarını evrak çantasına geri koydu.Tom put his notes back into his briefcase.
Tom'un notları Mary'ninkinden çok daha iyi.Tom's grades are much better than Mary's.
Ben Fransızcada iyi notlar alırdım.I used to get good grades in French.
Sen not tutmalıydın.You should've taken notes.
Sen notlar alabilirdin.You could've taken notes.
Bu not defteri iki Hollanda parası.The notebook cost two florins.
Tom, Mary'nin söylediği her şeyi not etti.Tom wrote down everything Mary said.
O final sınavlarında dikkat çekici notlar kazandı.She earned remarkable grades at the final exams.
Tom parti hakkında daha endişeliyken Mary notlarıyla çok endişelidir.Mary is very concerned with her grades, while Tom is more concerned about partying.
Ben senin notlarını ödünç alabilir miyim?Could I borrow your notes?
Neden okul notları önemli?Why do school grades matter?
Hiçbir intihar notu bulunmadı.No suicide note was found.
Görsel öğrenenler kendi notlarında genellikle görsel temsillerden yardım görürler.Visual learners are often helped by visual representations in their own notes.
Ben onu asla not etmedim.I never wrote that down.
O her fırsatta not aldı.He took notes at every opportunity.
Tom'un iyi bir kredi notu var.Tom has a good credit score.
Biz iyi notlar alacağız.We'll get good grades.
Tom notları hakkında endişeli.Tom is worried about his grades.
Telefon numarasını not aldın mı?Did you take note of the telephone number?
Tom iyi notlar alırdı.Tom used to get good grades.
Tom notaları okuyamaz.Tom can't read sheet music.
Ben kapının altına bir not bıraktım.I left a note under the door.
Tom nota okuyamıyor.Tom can't read music.
Tom nota okuyamıyor, bu yüzden notasız piyano çalıyor.Tom can't read music, so he plays the piano by ear.
Bu notu kimin yazdığını merak ediyorum.I wonder who wrote this note.
Bu notu kapımda buldum.I found this note on my door.
Kapımda Tom'dan bir not buldum.I found a note on my door from Tom.
Notaları doğru sırayla çalman gerekir.You need to play the notes in the correct order.
Polis ölü kadının cesedinin yanında bir not buldu: "Aileme, beni affedin"The police found a note next to the dead woman's body: "To my family, forgive me."
Bu notlarla üniversiteye devam edebilirsiniz.With these grades you can continue on to college.
Tom iyi notlar almak istedi.Tom wanted to get good grades.
Bu notu atman çok akıllıca değildi.It wasn't very smart of you to throw that note away.
Tom sınavdan yüksek not alarak geçti.Tom passed with flying colours.
Mary daha güzeldir ve Alice'ten daha iyi notlar alır.Mary is prettier and makes better grades than Alice.
Bir denizci gemisi "Why Not"'ın açılışını yaptı.A sailor christened his ship the "Why Not".
Tom bana bir not verdi.Tom slipped me a note.
Notlar alıyor musunuz?Are you taking notes?
Tom Mary'ye onun notlarını çoğaltabilip çoğaltamayacağını sordu.Tom asked Mary if he could copy her notes.
Senin notlarını kopyalayabilir miyim?Can I copy your notes?
Tom bana kısa bir not gönderdi.Tom sent me a brief note.
Tom sınavdan yüksek not aldı.Tom passed the exam with flying colors.
Tarih notlarınızı ödünç alabilir miyim?Can I borrow your history notes?
Bu notu yazan Tom olabilir.It may have been Tom that wrote this note.
Sadece bazı notları hızla bitiriyorum.I'm just finishing off some notes quickly.
Tom, Mary'nin ona verdiği nota baktı.Tom glanced at the note that Mary had handed to him.
Onu not edeceğim.I'm going to write that one down.
Tom'un onay notu düşüyor.Tom's approval rating is dropping.
Notlar, gerekli bir kötülüktür.Grades are a necessary evil.
Tom'un notları yakın zaman içinde düştü.Tom's grades soon plummeted.
Not için teşekkürler, Tom.Thanks for the note, Tom.
Notlarım ortalamaydı.My marks were average.