"Biz sizin için bu noktaları temizlemek için çaba sarf edeceklerdir."Ми будемо прагнути, щоб прояснити ці моменти для вас.
"Biz sizin için bu noktaları temizlemek için çaba sarf edeceklerdir."Мы будем стремиться, чтобы прояснить эти моменты для вас.
"Biz sizin için bu noktaları temizlemek için çaba sarf edeceklerdir."Ние ще положим усилия, за да изчистите тези точки за вас.
"Biz sizin için bu noktaları temizlemek için çaba sarf edeceklerdir."אנחנו ישתדלו להבהיר נקודות אלה בשבילך.
"Biz sizin için bu noktaları temizlemek için çaba sarf edeceklerdir."وسنسعى لتوضيح هذه النقاط لك.
"Biz sizin için bu noktaları temizlemek için çaba sarf edeceklerdir.そして、第、1つまたは2つの質問に、ウィルソン氏。
BL: Bu solucanlar sıcaklığın uç noktalarında yaşıyorlar.이 벌레들은 극단적인 온도에서 삽니다.
BL: Bu solucanlar sıcaklığın uç noktalarında yaşıyorlar.Loài giun này sống trong nhiệt độ thực sự khắc nghiệt
BL: Bu solucanlar sıcaklığın uç noktalarında yaşıyorlar.בארי: התולעים האלו חיות בטמפרטורה ממש קיצונית.
BL: Bu solucanlar sıcaklığın uç noktalarında yaşıyorlar.بيل لينج : هذه الديدان تعيش في درجات الحرارة الخارجية الحقيقية.
BL: Bu solucanlar sıcaklığın uç noktalarında yaşıyorlar.足元は摂氏約200度程ですが
Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.이젠 곤충들을 다른 방향으로 흩어지게 조종할 수도 있습니다.
Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.אנחנו יכולים לנווט חרקים לכיוונים שונים.
Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.يمكننا توجيه الحشرات في اتجاهات مختلفة
Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.これは大きな意味のある事です
Boğum noktaları finans enstitülerini ve bağlantılar aralarındaki ilişkiyi temsil ediyorDe exemplu, dacă o bancă deține acțiuni la o altă bancă, cele două sunt conectate.
Boğum noktaları finans enstitülerini ve bağlantılar aralarındaki ilişkiyi temsil ediyor각 교점은 한 금융 기관을 나타내며 선은 그들 사이의 관계를 나타냅니다. 예를 들어
Boğum noktaları finans enstitülerini ve bağlantılar aralarındaki ilişkiyi temsil ediyorles nœuds représentent des institutions financières, et les liens représentent les relations entre eux.
Boğum noktaları finans enstitülerini ve bağlantılar aralarındaki ilişkiyi temsil ediyorlos nodos representan instituciones financieras, y las ligas representan las relaciones entre ellas.
Boğum noktaları finans enstitülerini ve bağlantılar aralarındaki ilişkiyi temsil ediyorمراكز تمويل و الروابط تمثل علاقات فيما بينها.
Botox'u abartmayın; kimse dürüst olduğunuzu düşünmez. Şimdi sıcak noktalara bakacağız.Neprežeňte to s botoxom; nikto vás nebude považovať za úprimných.
Böyelece sunumumu noktalarken, İki kez düşünüyorumScopul prezentării mele este să vă fac să vă gândiți de două ori
Böyelece sunumumu noktalarken,그래서 제 프레젠테이션의 포인트는
Böyelece sunumumu noktalarken,אז, המטרה של המצגת שלי היא
Böyelece sunumumu noktalarken,لذا ، فإن سبب العرض الذي قدمته هو
Böyelece sunumumu noktalarken,あなた方に再び考えてもらおうと思ったんです
Böyle bir şey gördüğünde çizgilerin bitiş noktalarında birer karbon olduğunu kabul edeceksiniz. .Als je zoiets dergelijks ziet dan neem je aan dat er op elk eindpunt van een lijn een koolstof zit.
Böyle bir şey gördüğünde çizgilerin bitiş noktalarında birer karbon olduğunu kabul edeceksiniz. .Takže když vidíte něco takového, předpokládáte, že uhlík je na tomto konci a na tomto konci a taky tady.
Böyle bir şey gördüğünde çizgilerin bitiş noktalarında birer karbon olduğunu kabul edeceksiniz. .عندما ترى شيئا من هذا القبيل، تفترض تفترض أن نقاط النهاية لأي خط يعبر عن ذرة كربون
Böylece tetkik etmeye başladım bütün araştırma noktalarını,그래서 저는 연구를 할 수 있는 땅을 살펴보기 시작했습니다.
Böylece tetkik etmeye başladım bütün araştırma noktalarını,Zacząłem badać tereny na zachodzie Stanów, tereny na zachodzie Stanów, z których usunięto bydło.
Böylece tetkik etmeye başladım bütün araştırma noktalarını,לכן התחלתי לבדוק את כל תוכניות המחקר שיכולתי למצוא
Böylece tetkik etmeye başladım bütün araştırma noktalarını,所以我用盡心機去搵針對美國西部
Böylece tetkik etmeye başladım bütün araştırma noktalarını,調査可能なあらゆる地域について 調査してみました
Böyle devam edersek, bu noktalardan bir sürü olacak.Det her er også punkter på linjen.
Böyle devam edersek, bu noktalardan bir sürü olacak.여러 개 있습니다
Böyle devam edersek, bu noktalardan bir sürü olacak.النقطة، وسيكون لدينا مجموعة من هذه النقاط
Böyle noktalar çizmeye devam edebiliriz, ama eğrimiz şöyle olacak. -점을 계속 찍을 수 있는데 그래프는 이렇게 생겼을 것입니다 점을 계속 찍을 수 있는데 그래프는 이렇게 생겼을 것입니다
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.Ce réseau possède donc un milieu et un bord, et les malheureux semblent être situés sur les bords.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.Có một phần ở giữa và một phần ở rìa mạng lưới, và những người không hạnh phúc dường như nằm ở rìa.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.Der er en midte og en kant i dette netværk, og de ulykkelige mennesker ser ud til at befinde sig i udkanterne.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.Există un mijloc și o margine a acestei rețele, și oamenii nefericiți par să fie poziționați la margine.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.Existe um meio e um limite para esta rede, e as pessoas infelizes parecem estar localizadas nas bordas.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.Jak widać jest środek i krawędź tej sieci, i wygląda na to że nieszczęśliwi są ulokowani przy krańcach.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.연결망에는 중간과 가장자리가 있는데, 불행한 이들은 가장자리에 위치한 것으로 보입니다.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.Questa rete possiede un "centro" e dei "margini", e le persone infelici sembrano collocarsi ai margini.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.Sieť tvorí stredná časť a okraje a zdá sa, že nešťastní ľudia sú umiestnení na okrajoch.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.В тази мрежа има среда и край и нещастните, изглежда, са раположени в краищата.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.У сети есть серединка и края, и разочарованные имеют тенденцию скапливаться у краёв.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.שוב, מתחלקים לשלוש דרגות של הפרדה. ואתם יכולים לקבל את התחושה שאנשים לא מאושרים
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.إذاً فهناك منتصف و حد لهذا الشبكة، ويبدو أن الناس الغاضبين يقعون في الحواف.
Bu ağın orta ve uç kısımları vardır, ve mutsuz insanların uç noktalarda yer aldığını görüyoruz.不幸せな人たちは 端のほうに位置する傾向にあります 別の比喩に例えると
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.Azokat rendszeresen megnyerem, mert ismerem a trükköket.
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.Bei solchen Streitereien gewinne ich immer, weil ich die Tricks kenne.
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.Ik win die nogal eens omdat ik de trucs ken.
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.Io di solito le vinco, quelle discussioni, perché conosco i trucchi del mestiere.
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.J'ai tendance à gagner ceux-là, parce que je connais les astuces.
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.이런 논쟁은 쉽게 이길 수 있어요. 요령을 알거든요.
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.Saya cenderung memenangkan argumen itu, karena saya tahu caranya.
Bu argümanları kazanmaya eğilimliyim çünkü püf noktalarını biliyorum.Tiendo a ganar esas discusiones, porque conozco los trucos.