Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Da gibt es eine tolle Geschichte über Richard Nixon.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Er is nog een mooi verhaal over Richard Nixon.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Exista o frumoasa poveste, din nou, despre Richard Nixon.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Há uma boa história, que se conta sobre Robert Nixon.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Il y a, là encore, une grande histoire à raconter à propos de Richard Nixon.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.리처드 닉슨에 대한 재미있는 이야기가 있지요.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Một lần nữa, có một câu chuyện rất hay kể về Richard Nixon.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Posłuchajcie tej świetnej historii, o Richardzie Nixonie.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır. Sene 1958.1958, il Gana diventa indipendente quindi è poco più di 50 anni fa,
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Van itt megint egy jó kis történet Richard Nixonról.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Есть одна замечательная история, опять же, про Ричарда Никсона. 1958 год.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.Има, отново, една прекрасна история, която се разказва за Ричард Никсън.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.יש סיפור מצויין, שוב, על ריצ'רד ניקסון.
Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır.هناك قصة رائعة تروى أيضاً عن ريتشارد نيكسون.
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:Als Bill Clinton had gezegd: "Om je de waarheid te vertellen..." of Richard Nixons favoriet:
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:Dacă Bill Clinton ar fi spus: "Ca să fiu sincer..." sau preferata lui Nixon:
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:Gdyby Clinton powiedział:
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:Keby Bill Clinton povedal: "No, pravdupovediac..." alebo Nixonovu obľúbenú repliku:
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:만약 빌 클린턴이 "음, 사실을 말씀드리자면 ..."이라고 했다거나, 리처드 닉슨이 가장 많이 사용했던 "모든 진실로써 ..."라고 말했다면,
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:Most, ha Bill Clinton azt mondta volna:
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:Nebo když Bill Clinton řekl: "Takže, abych vám řekl pravdu..." nebo oblíbené Richarda Nixona:
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:Ora, se Bill Clinton avesse detto: "Bene, a dirvi la verità..." o come era solito dire Nixon:
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:Ако Бил Клинтън беше казал: "Ами да ви кажа честно..." Или любимото на Никсън:
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:אם ביל קלינטון היה אומר, "טוב, לומר לך את האמת..." או האהוב על ריצ'ארד ניקסון, "בגילוי לב... "
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:الآن إذا قال بيل كلينتون: "حسنا، أقول لكم الحقيقة..." أو مقولة ريتشارد نيكسون المفضلة، "بكل صراحة..."
Şimdi eğer Bill Clinton şöyle deseydi: "gerçeği söylemek gerekirse..." ya da Richard Nixon'ın favorisi:もしクリントンが「本当のことを言うと」やニクソンのおなじみのフレーズ「率直に言って」などの-- 修飾する言葉を使っていたとしたら
Vietnam Savaşı sıralarında yayındaydı, bu on programdan ilk 5'i ise Nixon yönetimi görevdeyken yayındaydı.이들은 모두 베트남 전쟁 중에 방송됐고, 10개중 다섯은 닉슨 정부 하에서 제작되었습니다.
Vietnam Savaşı sıralarında yayındaydı, bu on programdan ilk 5'i ise Nixon yönetimi görevdeyken yayındaydı.lima dari 10 acara teratas itu saat pemerintahan Nixon.
Vietnam Savaşı sıralarında yayındaydı, bu on programdan ilk 5'i ise Nixon yönetimi görevdeyken yayındaydı.Pięć z czołowej dziesiątki za czasów administracji Nixona.
Vietnam Savaşı sıralarında yayındaydı, bu on programdan ilk 5'i ise Nixon yönetimi görevdeyken yayındaydı.Vijf van de top-10 tijdens de Nixon-regering.
Vietnam Savaşı sıralarında yayındaydı, bu on programdan ilk 5'i ise Nixon yönetimi görevdeyken yayındaydı.הופיעו באוויר בזמן מלחמת ויאטנם, חמש מעשר הגדולות בזמן שלטון ניקסון.
Vietnam Savaşı sıralarında yayındaydı, bu on programdan ilk 5'i ise Nixon yönetimi görevdeyken yayındaydı.ظهرت على الهواء خلال حرب فيتنام ، خمسة من العشرة الأعلى كانت خلال إدارة نيكسون.
Vietnam Savaşı sıralarında yayındaydı, bu on programdan ilk 5'i ise Nixon yönetimi görevdeyken yayındaydı.トップ10 のうち5つはニクソン時代に放映されました 20年間のうち1世代だけでした
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.A Washington, il presidente Nixon complottò segretamente per distruggere l'economia cilena.
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.Di Washington, Presiden Nixon diam-diam berencana menghancurkan ekonomi Chile
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.Em Washington, o Presidente Nixon... ...conspirava, secretamente, para destruir a economia chilena.
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.En Washington, el presidente Nixon, planeo en secreto la destrucción de la economía de Chile
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.In Washington plante Präsident Nixon im Geheimen die Zerstörung der Chilenischen Wirtschaft.
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.I Washington planerade president Nixon i hemlighet att förstöra Chiles ekonomin
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.Vo Washingtone prezident Nixon tajne naplánoval zničenie čílskej ekonomiky.
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.V Washingtonu je predsednik Nixon v strogi tajnosti načrtoval uničenje Čilske ekonomije.
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.Washingtonban Nixon elnök titokban azt tervezte, hogy elpusztítja Chile gazdaságát.
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.W Waszyngtonie, Prezydent Nixon przeprowadzał tajny plan zniszczenia gospodarki Chile
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.Στην Ουάσιγκτον, ο πρόεδρος Νίξον σχεδίαζε μυστικά... να καταστρέψει την οικονομία της Χιλής.
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.В Вашингтоне президент Никсон составил тайный план разрушения экономики Чили
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.Във Вашингтон президентът Никсън планира унищожаването на Чилийската икономика.
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı.בוושינגטון, הנשיא ניקסון זמם .בסתר למוטט את כלכלת צ'ילה
Washington'da, Başkan Nixon gizlice Şili ekonomisini yokedecek planı hazırladı."彼らの経済の悲鳴を起こす"と ニクソンは言いました
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.C'est Frost-Nixon, ou Frost semble être important autant que Nixon dans ce processus.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.Da ist Frost-Nixon, wo Frost genauso wichtig erscheint wie Nixon.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.Đó là Frost-Nixon, Frost có vẻ quan trọng bằng Nixon trong quá trình đó.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.E de genul Frost-Nixon, unde Frost a ajuns să fie în acel proces la fel de important ca şi Nixon.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.Está Frost-Nixon, donde Frost parece ser tan importante como Nixon en el proceso.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.프로스트-닉슨 인터뷰도 닉슨만큼이나 프로스트가 중요한 것으로 보입니다.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.Per esempio Frost-Nixon, dove Froste sembra essere importante quanto Nixon nel processo.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.Takový byl rozhovor Frost-Nixon, ve kterém se Frost zdál stejně důležitý jako Nixon.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.To Frost-Nixon, gdzie Frost wydaje się równie ważny jak Nixon w całej tej sytuacji.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.Zoals Frost-Nixon, waar Frost net zo belangrijk lijkt te zijn in het proces als Nixon is.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.Това е Фрост-Никсън, където Фрост изглежда толкова важен, колкото и Никсън при този процес.
Ya da Frost - Nixon söyleşisindeki gibi, Frost burada en az Nixon kadar önem arzediyor.Это интервью Фроста с Никсоном, где Фрост представляется настолько же важным для разговора, что и Никсон.