nice ile cümle

nice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.Jakość i ilość życia w narodzie.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.삶의 양과 질 같은 것입니다.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.Nationers kvalitative og kvanitative sider af livet.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.Něco jako kvalita a kvantita života národů.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.Nó tựa như chất lượng và số lượng của cuộc sống ở mỗi quốc gia.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.Olyan mint a nemzetek életminősége és -mennyisége.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.Είναι σαν ποιότητα και ποσότητα της ζωής των εθνών.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.Като количеството и качеството на живот на нациите.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.Это как качество и количество жизни в странах.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.זה כמו איכות וכמות של חיים באומות.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.انه يعني جودة السنوات في الكم الذي يعيشه الفرد في الدول
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.黄色い点が世界の平均値です
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.A skalárna veličina , ktorá sa zaujíma o to ako rýchlo niečo ide, sa volá skalárna rýchlosť.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.A skalární veličina která určuje, jak rychle se něco děje, je velikost rychlosti - anglicky "SPEED".
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.És a skalár mennyisége annak, hogy milyen gyorsan ment valami az a SEBESSÉG.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Ja skalaarisuure kappaleen nopeudelle on vauhti.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.어떤 것이 얼마나 빨리 움직이는가에 대한 스칼라양은 속력 입니다.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Och en skalär kvantitet för hur snabbt något kommer hastighet.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Og den skalare størrelse for hvor hurtig noget flytter sig, er fart.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Und die skalare Größe dafür wie schnell sich etwas bewegt nennen wir Schnelligkeit.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Và đại lượng scalar cho biết một vật đi nhanh đến mức nào được gọi là vận tốc.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Wielkość skalarna mówi nam z jaką szybkością dane ciało się poruszało.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Y la cantidad escalar para cúan rapido algo está yendo es la velocidad.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Скалярна величина показує як швидко рухається тіло, тобто швидкість.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.Скалярная величина, показывающая как быстро движется тело есть скорость.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.הכמות הסקלארית של כמה מהר משהו זז היא מהירות.
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.والكميه القياسية لسرعة جسم ما هي السرعه
Ve birşeyin gitme hızını gösteren bir skaler nicelik.だから このブロックの速さは毎秒2.5メートルと言える。
Ve daha niceleri.E, e, e...
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.A -- mohl bych hovořit o mnoha dalších studiích na zvířatech.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.E, e, e -- ci sono tanti altri studi animali di cui potrei parlare.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Enz. enz... er zijn veel meer dierstudies waarover ik kan praten.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.És még egy csomó, tényleg sok állatkísérlet van amiről beszélni tudnék...
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Etc., etc. -- il y a encore beaucoup d'autres études animales dont je pourrais vous parler.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.이런 동물 실험 결과들은 끝이 없습니다.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Og, og, og -- der er mange flere dyrestudier, som jeg kunne tale om.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Şi, şi, şi -- sunt mai multe studii pe animale despre care aş putea vorbi.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Und, und, und -- es gibt viel mehr Tieruntersuchungen, über die ich reden könnte.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Và -- có nhiều nghiên cứu khác về động vật tôi có thể nói đến.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Y, y, y - hay muchos más estudios en animales que podría citar.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Και, και, και -- υπάρχουν πολύ περισσότερες έρευνες με ζώα για τις οποίες θα μπορούσα να μιλήσω.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.Є ще чимало експериментів із тваринами, про які я б міг розповісти.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.И още, и още - има много експерименти с животни, за които мога да говоря.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.И так далее, я мог бы привести еще много примеров на животных.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.ואני יכול לספר על מחקרים רבים נוספים על חיות.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.و,و,و-- هناك الكثير من الدرسات على الحيوان التي استطيع التحدث عنها.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.さて これは遊び欠乏の結果です (笑)
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Depois percebi que era o primeiro dia de Julius em Nairobi. Ele era um entre muitos outros.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Después descubrí que este era el primer día de Julius en Nairobi, y el es uno de muchos.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Dowiedziałem się później, że to był pierwszy dzień Juliusa w Nairobi. A jest jednym z wielu.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Et j'ai découvert plus tard que c'était le premier jour de Julius à Nairobi, et ils sont nombreux comme lui.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Ik ontdekte later dat het Julius' eerste dag in Nairobi was. Hij is een van de velen.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Később tudtam meg, hogy ez volt Julius első napja Nairobiban, és nem ő az egyetlen.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.나중에서야 그 날 쥴리우스가 나이로비에 처음 왔다는 사실을 알게 되었습니다. 그런 식으로 나이로비로 온 수많은 사람들 중 하나였던 것이죠.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Mai târziu am aflat că era prima zi a lui Julius în Nairobi și sunt mulți ca el.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Più tardi ho scoperto che era il primo giorno di Julius a Nairobi, e lui è uno dei tanti.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Sau đó tôi phát hiện ra đó là ngày đầu tiên của Julius ở Nairobi, và anh ta là một trong số nhiều người khác
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Und ich habe später herausgefunden, dass das Julius" erster Tag in Nairobi war und da ist er einer von vielen.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.По-късно открих, че това е бил първият ден на Джулиъс в Найроби, и той е един от мнозина.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Я позже узнал, что это был первый день Юлиуса в Найроби, и он — один из многих.

İlgili Sayfalar