Ana içeriğe geç
Sözlük

ni ile cümle

ni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin çok acı içinde olduğunu görebiliyordu.Tom could see that Mary was in a lot of pain.
Tom Mary'nin evini uzaktan görebiliyordu.Tom could see Mary's house in the distance.
Tom Mary'nin söylediklerini güçlükle anlayabiliyordu.Tom could hardly understand what Mary said.
Tom Mary'nin ne söylediğini güçlükle duyabiliyordu.Tom could hardly hear what Mary was saying.
Tom Mary'nin kalmak için eve geri döndüğünü duyduğunda kulaklarına güçlükle inandı.Tom could hardly believe his ears when he heard that Mary was coming back home to stay.
Tom Mary'nin evini kolayca bulabildi.Tom could find Mary's house easily.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını güçlükle işitebiliyordu.Tom could barely hear what Mary was trying to say.
Tom tavuğu Mary'nin hoşlandığı şekilde pişirmektedir.Tom cooks chicken just the way Mary likes it.
Tom Mary'nin mezuniyetini kutladı.Tom congratulated Mary on her graduation.
Tom cevaplarını Mary'ninki ile karşılaştırdı.Tom compared his answers with Mary's.
Tom Mary'nin niçin kızgın olduğunu anlayamıyor.Tom can't understand why Mary is angry.
Tom Mary'nin motiflerini anlayamıyor.Tom can't understand Mary's motives.
Tom o yokken Mary'nin onun eviyle ilgileneceğine güvenemiyor.Tom can't trust Mary to look after his house while he's away.
Tom Mary'nin düşündüğünü söylemesini durduramıyor.Tom can't stop Mary from saying what she thinks.
Tom Mary'nin etrafında olmaya dayanamaz.Tom can't stand being around Mary.
Tom Mary'nin ne yapmaya çalıştığını anlayamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to understand what Mary is trying to say.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını kesin olarak söyleyemiyor.Tom can't say for sure where Mary lives.
Tom Mary'nin ne zaman varacağını kesin olarak söyleyemiyor.Tom can't say for sure when Mary will arrive.
Tom Mary'nin kaç kez Boston'da bulunduğunu kesin olarak söyleyemez.Tom can't say for sure how many times Mary has been to Boston.
Tom Mary'nin Boston'a ne zaman taşındığını hatırlayamıyor.Tom can't remember when Mary moved to Boston.
Tom Mary'nin adresini hatırlayamıyor.Tom can't remember Mary's address.
Tom Mary'nin yardımına güvenemez.Tom can't rely on Mary's help.
Tom Mary'nin dikkatsizliğine daha fazla dayanamaz.Tom can't put up with Mary's carelessness any longer.
Tom Mary'nin davranışına daha fazla katlanamaz.Tom can't put up with Mary's behavior anymore.
Tom Mary'nin kötü davranışlarına daha fazla katlanamaz.Tom can't put up with Mary's bad manners any longer.
Tom Mary'nin ona nasıl davrandığını unutamıyor.Tom can't get over how Mary treated him.
Tom, o ve Mary'nin ilk büyük tartışmayı yaptığı zamanı unutamıyor.Tom can't forget the time he and Mary had their first big argument.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi yaptığı gerçeğini inkar edemez.Tom can't deny the fact that he did what Mary accused him of doing.
Tom Mary'nin sorununu bir ölçüde anlayabilir.Tom can understand Mary's problem to some extent.
Tom Mary'nin Fransızcasını anlayabiliyor.Tom can understand Mary's French.
Tom neredeyse Mary'nin yüzebildiği kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as Mary can.
Tom Mary'nin onu terkettiği zaman duyduğu acıyı hâlâ hatırlayabiliyor.Tom can still remember the pain caused when Mary left him.
Tom neredeyse Mary'nin konuşabildiği kadar Fransızcayı iyi konuşabilir.Tom can speak French almost as well as Mary can.
Tom Mary'nin zamanında geleceğine güvenebiliyor.Tom can rely on Mary to be on time.
Tom ne zaman isterse o kulübe Mary'nin şarkı söylemesini dinlemeye gidebilir.Tom can go hear Mary sing at that club whenever he wants to.
Tom eve Mary'nin beklediğinden daha erken geldi.Tom came home earlier than Mary expected.
Tom köpeğini Mary'nin evine getirdi.Tom brought his dog over to Mary's house.
Tom Mary ile nişanını bozdu.Tom broke off his engagement to Mary.
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom bought the same camera that Mary has.
Tom Mary'nin yolunu bloke etti ve onun odasına girmesine izin vermedi.Tom blocked Mary's way and wouldn't let her enter the room.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti, sonra sağ eliyle ona tokat attı.Tom blocked Mary's punch, then slapped her with his right hand.
Tom Mary'nin güvenine ihanet etti.Tom betrayed Mary's trust.
Tom Mary'nin yeni işinde iyi yapacağına inanıyor.Tom believes that Mary will do well in her new job.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'nin masum olduğuna inanıyor.Tom believes that Mary is innocent.
Tom Mary'nin doğru bir seçim yaptığına inanıyor.Tom believes Mary made the right choice.
Tom Mary'nin masum olduğuna inanıyordu.Tom believed that Mary was innocent.
Tom Mary'nin kalması için yalvardı.Tom begged Mary to stay.
Tom, Mary'nin onu terk edeceğinden şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect Mary would leave him.
Tom, Mary'nin güvenliği hakkında endişelendi.Tom became concerned about Mary's safety.
Tom Mary'nin ona baktığının farkında oldu.Tom became aware that Mary was staring at him.
Tom Mary'nin kolunu bandajladı.Tom bandaged Mary's arm.
Tom başarısını Mary'nin yardımına bağladı.Tom attributed his success to Mary's help.
Tom Mary'nin mezuniyet törenine katıldı.Tom attended Mary's graduation ceremony.
Tom son dilim ekmeği yedi bu yüzden Mary'nin yiyecek bir şeyi yoktu.Tom ate the last slice of bread so Mary had nothing to eat.
Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale.
Tom, o gelmeden önce Mary'nin işi bitirteceğini farzediyor.Tom assumed that Mary would have the work finished by the time he arrived.
Tom sorun hakkında Mary'nin tavsiyesi istedi.Tom asked Mary's advice about the problem.
Tom Mary'ye niçin ağladığını sordu.Tom asked Mary why she was crying.
Tom Mary'ye niçin o kadar çok yiyecek aldığını sordu?Tom asked Mary why she was buying so much food.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod