Tom Mary'nin yarışı kazanacağını önceden tahmin etti.Tom predicted Mary would win the race.
Tom Mary'nin sağ salim dönmesi için dua etti.Tom prayed for Mary's safe return.
Tom Mary'nin iyileşmesi için dua etti.Tom prayed for Mary to get well.
Tom Mary'nin yaptığı hataları gösterdi.Tom pointed out the mistakes that Mary had made.
Tom Mary'nin okuması için ilginç bir kitap çıkardı.Tom picked out an interesting book for Mary to read.
Tom pencereden baktı ve Mary'nin hâlâ uyuduğunu gördü.Tom peeped in the window and saw that Mary was still sleeping.
Tom önceki gün Mary'nin evinin yanından geçti.Tom passed by Mary's house the day before yesterday.
Tom arabasını Mary'nin evinin arkasına park etti.Tom parked his car behind Mary's house.
Tom Mary'nin köpeğinin bir resmini yaptı.Tom painted a picture of Mary's dog.
Tom Mary'nin söylediğine dikkat etmedi.Tom paid no attention to what Mary said.
Tom Mary'nin tavsiyesine dikkat etmedi.Tom paid no attention to Mary's advice.
Mary'nin neye benzediği hakkında Tom'un sadece loş bir hatırlaması vardı.Tom only had a dim recollection of what Mary looked like.
Tom sadece Mary'nin söylediklerinin ana fikrini anladı.Tom only got the gist of what Mary was saying.
Tom sık sık Mary'nin ayak işlerini yapar.Tom often runs errands for Mary.
Tom Mary'nin yeni bir bilezik taktığını fark etti.Tom noticed that Mary was wearing a new bracelet.
Tom Mary'nin kendisini izlediğini fark etti.Tom noticed that Mary was following him.
Tom Mary'nin ellerinin titrediğini fark etti.Tom noticed Mary's hands shaking.
Tom Mary'nin ona gönderdiği parayı asla almadı.Tom never received the money Mary sent him.
Tom, Mary'nin ona verdiği kitabı asla okumadı.Tom never read the book that Mary gave him.
Tom Mary'nin onu terk edeceğini asla hayal bile etmedi.Tom never dreamed that Mary would ever leave him.
Tom'un Mary'nin yardımına ihtiyacı var.Tom needs Mary's help.
Tom Mary'nin babası olmalı.Tom must be Mary's father.
Tom Mary'nin erkek kardeşi olmalı.Tom must be Mary's brother.
Tom Mary'nin erkek arkadaşı olmalı.Tom must be Mary's boyfriend.
Tom şemsiyesini Mary'nin arabasında bırakmış olabilir.Tom might have left his umbrella in Mary's car.
Tom araba anahtarını Mary'nin odasında bırakmış olabilir.Tom might have left his car key in Mary's room.
Tom havaalanında Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştı.Tom met a friend of Mary's at the airport.
Tom Mary'nin evini bulabildi.Tom managed to find Mary's house.
Tom Mary'nin işi tek başına yapmasını istediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it plain that he wanted Mary to do the work by herself.
Tom Mary'nin aksanıyla dalga geçti.Tom made fun of Mary's accent.
Tom Mary'nin çocukları için kurabiyeler yaptı.Tom made cookies for Mary's children.
Tom Mary'nin mizah duygusunu sever.Tom loves Mary's sense of humor.
Tom Mary'nin çocuklarını seviyor.Tom loves Mary's children.
Tom Mary'nin yeni elbisesinin rengini sevdi.Tom loved the color of Mary's new dress.
Tom kalabalıkta Mary'nin görüntüsünü kaybetti.Tom lost sight of Mary in the crowd.
Tom Mary'nin hala onu takip edip etmediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.Tom looked over his shoulder to see if Mary was still following him.
Tom Mary'nin bitişiğinde yaşıyor.Tom lives next door to Mary.
Tom Mary'nin yakınında yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom Mary'nin söylemek zorunda olduğu şeyi herhangi bir heyecan göstermeden dinledi.Tom listened to what Mary had to say without showing any emotion.
Tom Mary'nin şarkı söylemesini dinlemekten hoşlanır.Tom likes to listen to Mary sing.
Tom Mary'nin bakış tarzını seviyor.Tom likes the way Mary looks.
Tom Mary'nin sevdiği aynı tür şeyleri seviyor.Tom likes the same kind of stuff that Mary likes.
Tom Mary'nin küçük kız kardeşini Mary'yi sevdiğinden daha çok seviyor.Tom likes Mary's younger sister more than he likes Mary.
Tom Mary'nin uzun siyah saçını seviyor.Tom likes Mary's long black hair.
Tom yüzümü kara çıkardı ve ayrıca Mary'nin yüzünü de kara çıkardıTom let me down and he also let Mary down.
Tom Mary'nin partiyi organize etmesi için kredi almasına izin verdi.Tom let Mary take the credit for organizing the party.
Tom Mary'nin gerçeği bilmesine izin verdi.Tom let Mary know the truth.
Tom Mary'nin gitmesine izin verdi.Tom let Mary go.
Tom Mary'nin elini bıraktı.Tom let go of Mary's hand.
Tom nihai kararı Mary'ye bıraktı.Tom left the final decision to Mary.
Tom Mary'nin çantasını arabada bıraktı.Tom left Mary's bag in the car.
Tom Mary'nin telesekreterine bir mesaj bıraktı.Tom left a message on Mary's answering machine.
Tom Mary'nin Boston'da yaşamayı planlamadığını daha sonra öğrendi.Tom learned later that Mary wasn't planning to live in Boston.
Tom Mary'nin şakasına güldü.Tom laughed at Mary's joke.
Tom Mary'nin bütün espirilerine güldü.Tom laughed at all of Mary's jokes.
Tom Mary'nin fıkralarının hepsine güldü, komik olduğunu düşünmediklerine bile.Tom laughed at all of Mary's jokes, even the ones he didn't think were funny.
Tom, Mary'nin niçin Tom'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with him.
Tom Mary'nin kim olduğunu biliyor.Tom knows who Mary is.
Tom Mary'nin arabasına kimin çarptığını biliyor.Tom knows who crashed into Mary's car.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını biliyor.Tom knows where Mary lives.