Tom, Mary'nin niçin ona ondan bahsetmediğini merak etti.Tom wondered why Mary didn't tell him about it.
Tom Mary'nin fikrini neyin değiştirebileceğini merak ediyordu.Tom wondered what could have made Mary change her mind.
Tom Mary'nin söylediğinin doğru olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if what Mary said was true.
Tom Mary'nin uğramasını diliyor.Tom wishes Mary would come over for a visit.
Tom Mary'nin gözlerinden gözyaşlarını sildi.Tom wiped the tears from Mary's eyes.
Tom Mary'nin gözyaşlarını sildi.Tom wiped away Mary's tears.
Tom Mary'nin nezaketini asla unutmayacak.Tom will never forget Mary's kindness.
Tom Mary'nin onunla geçirdiği tüm zamanı unutmayacak.Tom will never forget all the time Mary spent with him.
Tom Mary'nin gittiği aynı okula gitti.Tom went to the same school as Mary did.
Tom Mary'nin dans etmesini izledi.Tom watched Mary dance.
Tom Mary'nin sorusuna cevap veremedi.Tom wasn't able to answer Mary's question.
Tom Mary'nin yardımını reddetmekle hata yaptı.Tom was wrong to refuse Mary's help.
Tom Mary'nin yeni mayosunun ne kadar dar ve kısa olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see how skimpy Mary's new swimsuit was.
Tom Mary'nin gelişine şaşırdı.Tom was surprised that Mary showed up.
Tom Mary'nin geldiğine şaşırdı.Tom was surprised that Mary showed up.
Tom Mary'nin bu kadar çok değişmesine şaşırdı.Tom was surprised that Mary had changed so much.
Tom Mary'nin çok fazla yakınmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary complained so much.
Tom Mary'nin davranışına şaşırmıştı.Tom was surprised by Mary's behavior.
Tom Mary'nin bir trafik kazasında yaralandığını duyduğuna şok oldu.Tom was shocked to hear that Mary had been injured in a traffic accident.
Tom, Mary'nin babasının tüfeğiyle onu vuracağından korkuyordu.Tom was scared Mary would shoot him with her father's rifle.
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın onunki olduğundan emindi ama değildi.Tom was positive that the camera Mary had was his, but it wasn't.
Tom, ben odaya girdiğimde Mary'nin çektiği resimlere bakıyordu.Tom was looking at the pictures that Mary took when I entered the room.
Tom Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.Tom was hired to supervise the production of Mary's music video.
Tom Mary'nin sesini duyduğuna memnun oldu.Tom was glad to hear Mary's voice.
Tom Mary'nin iltifatıyla pohpohlandı.Tom was flattered by Mary's attention.
Tom Mary'nin zaten evli olduğunu duyduğu için hayal kırıklığına uğradı.Tom was disappointed to hear that Mary was already married.
Tom Mary'nin performansında hayal kırıklığına uğradı.Tom was disappointed in Mary's performance.
Tom Mary'nin sorusuyla kafası karıştı.Tom was confused by Mary's question.
Tom Mary'nin fikrini değiştirebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid that Mary might change her mind.
Tom Mary'nin öfkesinden korkuyordu.Tom was afraid of Mary's temper.
Tom Mary'nin babasıyla golf oynamak istiyor.Tom wants to play golf with Mary's father.
Tom Mary'nin güvende olmasını istiyor.Tom wants Mary to be safe.
Tom Mary'nin neden ondan hoşlanmadığını anlamak istiyordu.Tom wanted to understand why Mary didn't like him.
Tom Mary'nin kazanmasını istedi.Tom wanted Mary to win.
Tom, Mary'nin biraz daha uzun kalmasını söyledi.Tom wanted Mary to stay a little bit longer.
Tom Mary'nin kendisinin favori şarkısını söylemesini istedi.Tom wanted Mary to sing his favorite song.
Tom Mary'nin sorunu çözmesi için kendisine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him solve the problem.
Tom doğruca Mary'nin tuzağına yürüdü.Tom walked right into Mary's trap.
Tom Mary'nin dünyadaki en güzel kadın olduğunu düşünürdü.Tom used to think Mary was the most beautiful woman in the world.
Tom Mary'nin yanında yaşardı.Tom used to live near Mary.
Tom Mary'nin ne söylediğini anladı.Tom understood what Mary was saying.
Tom Mary'nin son şarap şişesini içmesini durdurmaya çalıştı.Tom tried to stop Mary from drinking the last bottle of wine.
Tom Mary'nin suçunu kanıtlamaya çalıştı.Tom tried to prove Mary's guilt.
Tom Mary'nin parmağından kıymığı çıkarmaya çalıştı.Tom tried to get the splinter out of Mary's finger.
Tom Mary'nin nereye gittiğini öğrenmeye çalıştı.Tom tried to find out where Mary had gone.
Tom Mary'nin yardımı olmadan kitaplığı taşımaya çalıştı.Tom tried moving the bookcase without Mary's help.
Tom Mary'nin mektubunu ikiye ayırdı.Tom tore Mary's letter in half.
Tom yanlışlıkla Mary'nin şemsiyesini eve getirdi.Tom took home Mary's umbrella by mistake.
Tom, kiraz ağacının altında duran Mary'nin bir fotografını çekti.Tom took a picture of Mary standing under the cherry tree.
Tom polise Mary'nin kayıp olduğunu söyledi.Tom told the police that Mary was missing.
Tom bana Mary'nin teklifini kabul etmemek için hiçbir sebep göremediğini söyledi.Tom told me that he could see no reason why he shouldn't accept Mary's offer.
Tom Mary'nin kitabını ateşe fırlattı.Tom threw Mary's book into the fire.
Tom Mary'nin ondan bir şey sakladığını düşündü.Tom thought that Mary was hiding something from him.
Tom Mary'nin teklifinin mantıksız olduğunu düşündü.Tom thought Mary's offer was unreasonable.
Tom o konser için Mary'nin bir bilet almasının zor olacağını düşündü.Tom thought it would be difficult for Mary to get a ticket to that concert.
Tom, Mary'nin yalnız gitmesinin tehlikeli olabileceğini düşündü.Tom thought it would be dangerous for Mary to go alone.
Tom Mary'nin yılanlardan korktuğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is afraid of snakes.
Tom Mary'nin çok fazla kahve içtiğini düşünüyorTom thinks that Mary drinks too much coffee.
Tom Mary'nin kocasını boşayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will divorce her husband.
Tom Mary'nin hâlâ Boston'da olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is still in Boston.