Ana içeriğe geç
Sözlük

nezaketle ile cümle

nezaketle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O beni nezaketle eve götürdü.She kindly gave me a ride home.
O, onu soğuk nezaketle yanıtladı.She answered him with cold civility.
Ricamı nezaketle dinledi.She graciously listened to my request.
Tom teklifi nezaketle kabul etti.Tom graciously accepted the offer.
Lütfen onları nezaketle; bir baba, bir yol gösterici ve bir arkadaş olarak alınız!...May it therefore please you to receive them kindly and to be their Father, Guide and Friend!
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.And finally, random acts of kindness are conscious acts of kindness.
Beni hep nezaketle karşılar ve param olmasa da veresiye alışveriş yapmama izin verir.”He always welcomes me kindly and when I don't have the money, he lends me what I need."
Dogoda, Batı rüzgarının Polonya ruhu, sevgi ve nezaketle ilişkilendirildi.Dogoda, Polish spirit of the west wind, associated with love and gentleness.
Nibbles bunu görür, başka bir fişeğe tutkal sürer ve "nezaketle" Tom'a verir.Нибблз спасает Джерри, намазав очередной фейерверк клеем и «услужливо» отдав его Тому.
Lütfen onları nezaketle; bir baba, bir yol gösterici ve bir arkadaş olarak alınız!...義父でもある主君の大友義鎮(宗麟)に仕え、その偏諱を賜って鎮実と名乗る。
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Altre volte, erano più filosofici, ci dicevano
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:A veces, tomando un aire más de sofisticación, la gente decía:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Cei mai sofisticaţi spuneau, "N-are de-a face cu indienii.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Inni pod przykrywką wyrafinowania stwierdzali: 'To nie wina Hindusów.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:때로는 좀 더 복잡해 보이게 치장해 가며 이렇게 말했습니다. "아시겠지만, 그건 인도 사람들과는 아무 상관이 없습니다.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Soms brachten mensen meer verfijnde meningen naar voren:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Иногда, выражаясь более изощрённо, люди говорили:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Понякога отговорите бяха по-дълги и по-изтънчени, казваха ми: "Това няма нищо общо с индийците.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:לפעמים, זה בוטא בחזית של תחכום, ואנשים אמרו "אתם יודעים מה, זה לא קשור להודים.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:أحياناً تطلّب الأمر أكثر من ذلك، تطلّب طبقة لامعة من التطور، وقال البعض، "الأمر لا علاقة له بالهنود.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:「これはインド人の 素質の問題ではなくて 厳しく統制・規制された 教育制度の問題なんだ
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.A konečně, nahodilé činy laskavosti jsou vědomé činy laskavosti.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.A napokon, náhodné skutky vľúdnosti sú vedomé skutky vľúdnosti.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Dan akhirnya, perbuatan baik secara acak adalah perbuatan baik secara sadar.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Enfin, la gentillesse gratuite est une gentillesse consciente.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.És végül, a véletlenszerű jó cselekedetek, tudatos jó cselekedetek.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Infine, gli atti di gentilezza casuali sono atti di gentilezza conscia.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.În sfârşit, faptele bune la întâmplare sunt fapte bune conştiente.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.그리고 마지막으로, 단순 배푸는 친절이 의식적 행동의 친절이 됩니다.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Och slutligen, oplanerade eller medvetna goda gärningar:
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Og endelig, tilfældige venligheder er overlagte venligheder.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Tot slot: willekeurige daden van vriendelijkheid zijn bewuste daden.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Und letztlich sind willkürliche Freundlichkeiten bewusste Freundlichkeiten.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Và cuối cùng, làm điều tốt một cách ngẫu nhiên cũng là một cách làm sáng suốt.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Wreszcie,dobre uczynki czynione są świadomie.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Y finalmente, los actos aleatorios de bondad son actos conscientes.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Και τελικά, τυχαίες πράξεις καλοσύνης είναι συνειδητές πράξεις καλοσύνης.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Ну і, звісно, спонтанні та свідомі вияви доброти.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Очень важно спонтанное проявление доброты.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.Последно, случайни актове на вежливост са съзнателни актове на вежливост.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.ולבסוף, מעשים אקראיים של טוב הם מעשים מודעים של טוב.
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.وأخيرا, أفعال عشوائية من اللطف هي أفعال واعية من اللطف
Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.メールソフトを開くたび 支えてくれる人の誰かに 称賛や感謝の気持ちの
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Agradezco la amabilidad que he encontrado en tierras extranjeras.
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Alegro-me muito com a bondade encontrada em terras estrangeiras.
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Bardzo mnie cieszy gościnność w obcych krajach.
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Jag blir glad över vänligheten man finner i utlandet.
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Jeg er glad for den venlighed, som jeg møder i udlandet.
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Olen iloinen ulkomailla kohtaamastani ystävällisyydestä.
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Sono davvero riconoscente per la generosità che si trova all'estero.
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Χαίρομαι που βρίσκω τόση καλοσύνη σε ξένες χώρες.
Yabancı diyarlarda böyle bir nezaketle karşılaştığım için mutluyum.Меня очень радует доброта, которую я вижу в чужой стране.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod