Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Wie pan, wkrótce będzie musiał pan zdecydować w co chce pan wierzyć.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Ξέρεις, αρκετά σύντομα πιστεύω πως θα χρειαστεί να αποφασίσεις τι πιστεύεις.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Пожалуй, скоро вам придётся решать, чему верить.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.>そして、あなたは何を信じます、博士? >目に見えるものを信じるまで。
Çünkü bir yılda 26 tane 2 haftalık dönem var. Bu neye eşittir?Umocníme 1,25 na 26.
Çünkü bu durumda f'in 0 değerinin neye eşit olacağını bilemeyiz. f(0) neye eşit olabilir ki?I den situation ved vi nemlig ikke med sikkerhed, hvad f af 0 er lig med.
Çünkü bu durumda f'in 0 değerinin neye eşit olacağını bilemeyiz. f(0) neye eşit olabilir ki?Jelikož v této situaci, nevíme co f(0) je
Çünkü bu durumda f'in 0 değerinin neye eşit olacağını bilemeyiz. f(0) neye eşit olabilir ki?Want in deze situatie weten we niet wat f van 0 is. Waar is het gelijk aan?
Çünkü bu durumda f'in 0 değerinin neye eşit olacağını bilemeyiz. f(0) neye eşit olabilir ki?Тому що в цій ситуації ми не знаємо, чому дорівнює f(x). Чому вона буде дорівнювати?
Çünkü bu durumda f'in 0 değerinin neye eşit olacağını bilemeyiz. f(0) neye eşit olabilir ki?لأنه في هذه الحالة، لا نعلم ما ناتج (f(0 كم يساوي؟
Çünkü bu durumda f'in 0 değerinin neye eşit olacağını bilemeyiz. f(0) neye eşit olabilir ki?これが何に等しいですか? X が 0 に等しい場合は 、3
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Ahogy te is láthattad, mikor a TiVo-t bevezették csak arra koncentráltak, mijük van.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Bởi vì như bạn thấy đó, khi TiVo giới thiệu sản phẩm của họ, họ nói cho chúng ta tất cả những cái mà họ có.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Du förstår, när TiVo lanserade deras produkt, berättade de oss alla vad de hade.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.For ser I, da TIVo lancerede deres produkt fortalte de os allesammen hvad de havde.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Gdy firma TiVo wprowadziła swój produkt na rynek, powiedziała nam o wszystkim co mają do zaoferowania.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Kajti, ko je TiVo ponudil svoj izdelek, so nam povedali vse, kar zmore.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Karena Anda perhatikan, saat TiVo meluncurkan produk mereka, mereka memaparkan apa yang mereka punyai.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.아시는 것처럼, 티보 제품이 출시 되었을 때 그들은 우리 모두에게 제품의 특징을 말했습니다.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Parce que voyez-vous, quand TiVo a lancé son produit, ils nous ont dit ce qu'ils avaient.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Perché sapete, quando TiVo ha lanciato il suo prodotto, ci ha detto tutto ciò che aveva.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Porque, quando a empresa lançou o TiVo, disse-nos o que tinha:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Porque ya ven, cuando TiVo lanzó el producto nos dijeron todo lo que tenía.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Pretože, keď TiVo uviedli na trh svoj produkt, povedali nám o sebe všetko.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Protože, víte, když TiVo spustilo svůj produkt, řekli nám všem co nabízí.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Vedeți, când TiVo a lansat produsul, ne-au comunicat tot ce aveau.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Verstehen Sie, weil als TiVo ihr Produkt rausbrachten, sie uns alles erzählten was sie hatten.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Want toen TiVo hun product demonstreerden, vertelden ze ons wat ze hadden.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Βλέπετε, όταν η TiVo λάνσαρε το προϊόν της, είπαν σε όλους τι διέθετε.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Бачите ж, коли TiVo запустив свій продукт, вони казали про те, що в них є:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Видите ли, когда TiVo запустил свой продукт, они говорили о том, что у них есть:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Защото, разбирате ли, когато ТиВо пуснаха продукта си, ни разказаха всичко, което имат.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.אתם מבינים, כאשר טיבו הוציאו את המוצר שלהם, הם סיפרו לנו מה יש להם.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.لأنه كما ترون عندما أطلقت " تيفو " منتجها، أخبرونا بكل ما يملكون.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.彼らはそれが「何か」を説明しました 「生放送を一時停止したりCMをスキップしたり
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Fordi de allerede ved, hvordan hun ser ud.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.이미 그녀가 어떻게 생겼는지 알고 있기 때문이죠
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Mert már tudják, hogy milyen.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Omdat ze al weten hoe ze eruit ziet.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Parce qu'ils savent déjà de quoi elle a l'air.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Pentru că ştiu deja cum arată.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Perché già sanno com'è fatta.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Ponieważ już wiedzą jak wygląda.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Porque já sabem qual é o seu aspeto.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Porque ya saben cómo luce.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Protože už vědí, jak vypadá.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Weil sie schon wissen, wie sie aussieht.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Διότι ξέρουν από πριν πώς είναι.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Защото вече знаят, как тя изглежда.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.Потому что они уже заранее знают, как она выглядит.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.מפני שהם כבר יודעים איך היא נראית.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.لأنهم يعرفون مسبقاً ما تبدو عليه.
Çünkü neye benzediğini daha önceden biliyorlar.皆モナ・リザの顔を知っている
Daha sonra ona "Tamam, başka neye ihtiyacın var?" diye sorduk.Dus zeiden we: wat kunnen we nog meer doen?
Daha sonra ona "Tamam, başka neye ihtiyacın var?" diye sorduk.És aztán megkérdeztük tőle: "Rendben, mi másra van még szükséged?"
Daha sonra ona "Tamam, başka neye ihtiyacın var?" diye sorduk.Et quand nous lui avons demandé : " Ok, de quoi d'autre avez-vous besoin? "
Çünkü sizin genelde neye ilk tıkladığınıza bakıyorlar, Dengenin dışına çıkabilir.la ce ai apăsat prima dată și pot dezechilibra acea balanță.
Çünkü sizin genelde neye ilk tıkladığınıza bakıyorlar,주로 탐색을 하기 때문에
Çünkü sizin genelde neye ilk tıkladığınıza bakıyorlar,על מה שאנו מקליקים עליו ראשון,
Çünkü sizin genelde neye ilk tıkladığınıza bakıyorlar,إلى ما تنقر عليها أولا،