net ile cümle

net kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu benim ailemin bir fotoğrafı, ve bu da eşim Netra.This is a picture of my family, and that is Netra, my wife.
Netra bir lise tarih öğretmeniNetra's a high school history teacher.
Netra'yı seviyorum ama tarihten nefret ediyorum.I love Netra, but I hate history.
Netra bana hoşgorülü şekilde gülümsedi ve ceza olarak dedi kiShe gave me an indulgent smile, and as punishment, she said,
O yüzden umarım ki her şey netlik kazanmıştır. .So hopefully this should provide a little bit of clarity on the issue.
İssakar oymağından: Suar oğlu Netanel,Of Issachar: Nethanel the son of Zuar.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.On the second day Nethanel the son of Zuar, prince of Issachar, gave his offering.
İssakar oymağının bölüğüne Suar oğlu Netanel,Nethanel the son of Zuar was over the army of the tribe of the children of Issachar.
Ahohlu Salmon, Netofalı Mahray,Zalmon the Ahohite, Maharai the Netophathite,
dördüncüsü Netanel, beşincisi Radday,Nethanel the fourth, Raddai the fifth,
Netofalı Mahray ve Baana oğlu Helet,Maharai the Netophathite, Heled the son of Baanah the Netophathite,
Beşincisi Netanyaya; oğulları ve kardeşleriyle birlikte 12 kişi.the fifth to Nethaniah, his sons and his brothers, twelve:
Netofalılar: 56The men of Netophah, fifty-six.
Paşhuroğullarından: Elyoenay, Maaseya, İsmail, Netanel, Yozavat, Elasa.Of the sons of Pashhur: Elioenai, Maaseiah, Ishmael, Nethanel, Jozabad, and Elasah.
Beytlehemliler ve Netofalılar: 188The men of Bethlehem and Netophah, one hundred eighty-eight.
Hilkiyanın Haşavya, Yedayanın Netanel.of Hilkiah, Hashabiah; of Jedaiah, Nethanel.
Netanya oğlu İsmail ve sekiz adamıysa Yohanandan kaçıp Ammonlulara sığındılar.But Ishmael the son of Nethaniah escaped from Johanan with eight men, and went to the Ammonites.
Hayır, ama inkarlarından dolayı Allah onları la'netlemiştir, artık çok az inanırlar.In fact God has cursed them for their unbelief; and only a little do they believe.
Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them.
İşte onların cezası: Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti onların üzerinedir!For such the requital is the curse of God and the angels and of men.
Fakat Allah, inkarlarından dolayı onları la'netlemiştir, pek az inanırlar.But God has disgraced them for their lack of belief; and so only a few of them believe.
Sözlerini bozdukları için onları la'netledik ve kalblerini katılaştırdık.When they dishonoured their pledge We condemned them, and hardened their hearts.
Kendi elleri bağlandı ve söyledikleri sözden ötürü la'netlendiler.Tied be their own hands, and damned may they be for saying what they say!
Allah, onları la'netlemiştir. Onlar için sürekli bir azab vardır.This is sufficient for them: They have God's condemnation and lasting torment,
İyi bilin ki Allah'ın la'neti zalimlerin üzerinedir.The scourge of God will fall on the unjust,
Böylece hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde peşlerine la'net takıldı.So they were accursed in the world, and they will be damned on the Day of Doom.
Ta ceza gününe kadar üzerine la'net edilecektir!Condemned till the day of Doom!"
Beşinci defa da: Eğer yalan söyleyenlerden ise Allah'ın la'netinin kendi üzerine olmasını diler.And (swear) a fifth time that if he tell a lie the curse of God be on him.
La'netlenirler; nerede rastlansalar yakalanıp; öldürülürler.Accursed, they would be seized wherever found, and slain mercilessly.
Allah kafirlere la'net etmiş ve onlar için çılgın bir ateş hazırlamıştır.Verily God has cursed the infidels, and prepared a blazing fire for them.
Rabbimiz, onlara iki kat azab ver ve onlara büyük bir la'net eyle!O Lord, give them a double punishment, and put a grievous curse upon them."
Onlar, Allah'ın la'netleyip sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir.This is good for you and the best of settlement.
İnkarcılar da, neticenin kimin olduğunu göreceklerdir.The unbelievers will soon learn for whom is the guerdon of Paradise.
Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.This is better, and excellent its consequence.
O'nun verdiği mükâfat da daha hayırlıdır, netice de daha hayırlıdır.His is the best reward, and His the best requital.
Neticede kazandıklarının kötülükleri, başlarına geçti.Then the worst of what they had done overtook them.
İçinizden böyle yapanların elde edeceği netice, dünya hayatında rüsvaylıktan başka bir şey değildir.Do you, then, believe a part of the Book and reject a part?
Neticede onu yalancı saydılar, Biz de onları imha ettik.Then they accused him of lies; so We annihilated them.
Onlara: “Tadın bakalım fitnenizi, tadın dünyada kaynattığınız fitne ateşinin neticesini!(And told:) "Taste your punishment.
Onlardan her biri kazandığı güzel neticeleri ile daimdir.We will not deprive them of their labour in the least.
Öyle ya, iyiliğin neticesi iyilikten başka mı olacaktı!Should the reward of goodness be aught else but goodness? --
Neticede ikisinin âkıbeti de, ebedî kalmak üzere cehenneme girmek oldu.Both of them will end up in Hell, where they will abide for ever.
Neticede İsrailoğullarından bir kısmı Îsâ’nın peygamberliğine iman etti, bir kısmı da inkâr etti.Then a section among the children of Israel believed, but a section among them did not.
Emeklerinin neticesini almadan ötürü gayet memnundurlar.Well-pleased with their endeavour,
Onlardan her biri kazandığı güzel neticeleri ile daimdir. [74,38-40; 13,23]Every man is for that which he hath earned a pledge.
O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır.They will abide therein (Hell).
Onlar için la'net ve yurt(lar)ın en kötüsü vardır.Theirs will be the curse, and theirs will be the evil abode (i.e. painful torment in Hell-fire).
Üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası basıldı ve neticede Allah'tan bir gazaba uğradılar.And they were covered with humiliation and misery, and they drew on themselves the Wrath of Allah.
İnsanları neticede Senin yolundan saptırsınlar diye mi onlara bu imkânı verdin?That they may lead men astray from Your Path.
İşte onlar, Allah'ın la'netlediği insanlardır.Those are they whom God has cursed.
Allah, kimi la'netlerse artık onun için hiçbir yardımcı bulamazsın.Whomever God curses, you will find no savior for him.
Allah ona gazabetmiş, la'net etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır!And God will be angry with him, and will curse him, and will prepare for him a terrible punishment.
Her ümmet girdikçe yoldaşına la'net etti.Every time a crowd enters, it will curse its sister-crowd.
Allah, onları la'netlemiştir.And God has cursed them.
Bu dünya hayatında biz onların ardına bir la'net taktık (daima la'netle anılacaklardır).And We pursued them in this world with a curse.
Ey bizim Rabbimiz! İnsanları neticede Senin yolundan saptırsınlar diye mi onlara bu imkânı verdin?Our Lord, for them to lead away from Your path.
O, onlara yeter. Allah, onları la'netlemiştir.They shall abide in it: a sufficient recompense for them.
Allah, onlara gazabetmiş, onları la'netlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır.He has laid His curse upon them and has prepared for them Hell.
(Bu kontrolün de elbette böyle bir neticesi olacaktı.)His Lord was ever watching him.

İlgili Sayfalar