net ile cümle
net kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yavaş yavaş ve net bir şekilde konuşun.Speak slowly and clearly.
Çalışma sigara içmenin sağlığımızı mahvettiğini netleştirmiştir.The study made it clear that smoking ruins our health.
Bu kitap size Amerikan yaşam tarzı hakkında net bir fikir verecektir.This book will give you a clear idea of the American way of life.
Bu reçelin net ağırlığı 200 gramdır.The net weight of this jam is 200 grams.
Tavrını net olarak belirlemelisin.You should make your attitude clear.
Kendimi net şekilde ifade ediyor muyum?Am I making myself clear?
Bugün Fuji Dağını net olarak görebiliriz.We can see Mt. Fuji clearly today.
Çocukluğumu net hatırlıyorum.I have a clear memory of my childhood.
Duruşumu netleştireyim.Let me make my stand clearer.
Onun yumuşak ve net bir sesi vardır.She has a soft and clear voice.
Sadece net bir cevap istiyorum. Daha fazla bir şey değil.I just want a straight answer. Nothing more.
Her günün bir neticesi vardır.Every day has a sequel.
Öğretmenin yüksek, net bir sesi var.The teacher has a loud, clear voice.
Oyun gelişirken, kahramanın gerçek motifleri netleşti.As the play develops, the real motives of the protagonist become clear.
Neticede dersten zevk aldım.All in all, I enjoyed the lecture.
Onun mantığı şaşırtıcı netliğe sahiptir.His logic possesses astonishing clearness.
Kalabalık bir trende dayanırken netbook kullanabilir miyim?Can I use a netbook while standing in a crowded train?
Saat 2.30'a kadar niçin işi bitirtmek zorunda olduğumuzu Tom gayet net açıkladı.Tom made it quite clear why we had to have the job finished by 2:30.
Tom kimle konuşmamamız gerektiğini oldukça netleştirdi.Tom made it quite clear who we weren't supposed to talk to.
Tom ne istediğini oldukça netleştirdi.Tom made it quite clear what he wanted.
Tom neye ihtiyacı olduğunu oldukça netleştirdi.Tom made it quite clear what he needed.
Tom ne yapmamızı beklediğini oldukça netleştirdi.Tom made it quite clear what he expected us to do.
Tom ne yapmamızı istemediğini oldukça netleştirdi.Tom made it quite clear what he didn't want us to do.
Tom durumunu netleştirmedi.Tom didn't make his position clear.
Tom kendini netleştirmedi.Tom didn't make himself clear.
Tom kesinlikle Mary'nin partiye katılmasını istemediğini netleştirdi.Tom certainly made it clear that he didn't want Mary to attend the party.
Yüksek sesle konuşmak zorunda değilsin. Seni çok net şekilde duyabiliyorum.You don't have to speak so loudly. I can hear you very clearly.
Bunu daha net bir biçimde açıklayabilir misin?Can you explain it more clearly?
O yüksek sesle ve net konuştu.She spoke loud and clear.
Tom'dan net bir cevap alamıyorum.I can't get a straight answer from Tom.
Nedenlerimi netleştirdiğimi düşündüm.I thought I made my reasons clear.
Onu çok net yapmak istiyorum.I want to make that very clear.
Ben bunun net bir cevap olmadığını kabul ediyorum.I admit this isn't an unambiguous answer.
O kristal kadar net.It's as clear as crystal.
Net bir görüntü almadım.I didn't get a clear look.
Seni yüksek sesle ve net duyabiliyorum.I can hear you loud and clear.
Aynı neticeye vardım.I've come to the same conclusion.
Bu koltukta sahnenin net bir görüntüsü var.This seat has a clear view of the stage.
Bu koltuk sahnenin net bir görüntüsüne sahip.This seat has a clear view of the stage.
Ben olabileceğim kadar net oluyorum.I'm being as clear as I can be.
Benim e-posta adresim hans@karlolo.net'tirMy email address is hans@karlolo.net.
Geçen yıl net kârınız neydi?What was your net profit last year?
Geçen yıl net kazancınız neydi?What was your net profit last year?
Açık ve net metinler yazın!Write clear and unambiguous texts!
Net ağırlık üç kilogram.The net weight is three kilograms.
Dikkate değer düzeltmeler için çok teşekkürler! Hatalarım benim için net hale geldi.Many thanks for the thoughtful corrections! My mistakes have become clear to me.
Tom'un cevabı kısa ve netti.Tom's answer was quick and to the point.
Tom durumunu netleştirdi.Tom made his position clear.
Tom'un tuhaf bir pozisyonda uyumasının neticesi boyun tutulması oldu.Tom slept in an awkward position, and ended up with a kinked neck.
Biz sana yüksek sesle ve net okuduk.We read you loud and clear.
Onu netleştirdin.You've made that clear.
Tom onun hakkında çok netti.Tom was very clear about that.
Netflix artık Avrupa'da kullanılabilir.Netflix is now available in Europe.
Daha net olmamıştı.It's never been clearer.
Kimse durumu net biçimde göremiyor.Nobody can clearly see the situation.
Nasıl daha fazla net olabilirim bilmiyorum.I don't know how to be more clear.
Bu konuda net olalım.Let's be clear on this.
Her şey daha net oldu.Everything has become much clearer.
Çocukluğumu çok net hatırlıyorum.I remember my childhood clearly.
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.Politicians often skirt around the truth and don't give direct answers to questions.