Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.لكن الشحنة هى خاصية للجزيئات و
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;A dat un luciu de la mijlocul-o zi la obiectele de mai jos;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;A donné un éclat de la mi-journée aux objets ci-dessous;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Adott fénye közepén nap tárgyak alatt;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Antoi hohtoa keskipäivän objekteihin alla;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Đã đưa ra một vẻ đẹp rực rỡ giữa ngày để các đối tượng dưới đây;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Dał blask południa do obiektów poniżej;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Dal lesk poledne na objekty níže;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Dal lesk poludnie na objekty nižšie;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Deu um brilho de meio-dia a objetos abaixo;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Dio un lustre del mediodía a los objetos por debajo;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gab einen Glanz von Mittag auf Objekte unten;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gaf een glans van de middag om voorwerpen hieronder;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gav en glans af midt på dagen til objekter nedenfor;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gav en lyster mitt på dagen till objekt nedan;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gave sijaj sredi dneva na predmete v nadaljevanju;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Ha dato un lustro di metà giornata di oggetti al di sotto;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;아래의 개체 중순 오늘의 광택을 준;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Memberikan kilau pertengahan hari ke objek di bawah ini;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Έδωσε μια λάμψη από το μεσημέρι σε αντικείμενα που βρίσκονται κάτω?
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Дав блиск середині дня на об'єкти нижче;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Даде блясък на средата на обекти по-долу;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Дал блеск середине дня на объекты ниже;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;נתן ברק של אמצע יום לאובייקטים להלן;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;ときは、どのような私の不思議そうな目にする表示される、
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.De fapt, nu știm nici măcar ce scrie pe vreunul dintre obiectele acestea.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.De hecho, no sabemos lo que pone en ninguno de estos objetos.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Eigentlich wissen wir überhaupt nicht, was auf irgendeinem der Objekte steht.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.En fait, nous ignorons la signification de n'importe lequel de ces objets.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.In realtà, non sappiamo neanche cosa ci sia scritto su ognuno di questi oggetti.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.사실 우리는 이런 유물에 무엇이 적혀 있는지 전혀 모릅니다.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Na verdade, nem sequer sabemos o que qualquer um destes objetos diz.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Sebenarnya, kita bahkan tidak tahu apa yang dikatakan benda-benda ini.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Sőt, egyik tárgyról sem tudjuk, hogy mit is mond.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Tosiasiassa yhdenkään esineen sanomaa ei ymmärretä.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Ve skutečnosti vlastně nevíme, co je napsáno na kterémkoli z těchto předmětů.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.V skutočnosti ani nevieme, čo hovorí hociktorý z týchto predmetov.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.We weten niet eens wat er op al deze voorwerpen staat.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.W zasadzie nie wiemy nawet, czego dotyczą wszystkie te napisy.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Στην πραγματικότητα, δεν ξέρουμε τι λέει κανένα από αυτά τα αντικείμενα.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Всъщност, дори не знаем какво казва който и да е от тези предмети.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Честно говоря, мы даже не знаем, о чем говорят эти найденные предметы.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.בעצם, אנו אפילו לא יודעים מה כל אחד מהפריטים האלה אומר.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.في الواقع، نحن لا نعرف حتى ماذا يقول اي من هذه الأجسام
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.その内容は全く不明です それはインダス文字が 解読されていないからです
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor. Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.Mais la charge est une propriété des particules et des objets, tout comme la masse.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor. Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.Mas cobrar é uma propriedade das partículas e objetos, assim como em massa.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor. Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.Но зарядът е свойство на частиците и обектите,точно като масата.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.De fapt, ştiam cum vor arăta aceste lucruri în mintea mea, de mulţi ani.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.Effettivamente, sapevo a cosa avrebbero assomigliato nella mia mente per molti, molti anni.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.Ehrlich gesagt, hatte ich mir bereits mehrere Jahre vorher ausgemalt, wie diese aussehen würden.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.En fait, j'avais l'image de ces objets dans ma tête depuis plusieurs années.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.En realidad, yo sabía cómo se verían en mi mente por muchos años.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.In feite had ik al jaren <br />een voorstelling in mijn hoofd van hoe ze eruit zouden moeten zien.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.Jag såg för mitt inre hur de skulle se ut i många, många år.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.사실, 이런 것들이 어떻게 생겼을까, 제 머릿 속에서 매우 오랫동안 고민해 왔습니다.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.Od lat wiedziałem, jak powinny wyglądać.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.Sebenarnya, saya sudah tahu bagaimana hal ini akan terlihat nantinya dalam pikiran saya selama bertahun-tahun.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.Thật ra thì tôi đã biết những nhạc cụ đó trông như thế nào trong trí tưởng tượng của tôi từ rất nhiều năm rồi.
Aslında, yıllar boyunca zihnimde bu nesnelerin nasıl görüneceği biliyordum.Valójában tudtam, hogy hogy fognak kinézni a fejemben sok-sok éven át.