nefret ile cümle

nefret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Düğünlerden nefret ediyorum.I hate weddings.
Kimse senden nefret etmiyor.Nobody hates you.
Kim senden nefret ediyor?Who hates you?
Kadınlar benden nefret eder.Women hate me.
Tom'dan nefret etmiyorum.I don't hate Tom.
Kız kardeşler birbirinden nefret ediyor.The sisters hate each other.
Ondan nefret etmiyor musun?Don't you hate that?
Ben herhangi bir şeyden nefret etmem.I don't hate anything.
Kendimden nefret etmiyorum.I don't hate myself.
Bundan nefret etmiyorum.I don't hate this.
Senden nefret etmiyorum.I don't hate you.
Onlar senden nefret etmiyorlar.They don't hate you.
Tom Mary'den nefret etmiyordu.Tom didn't hate Mary.
Tom ondan nefret ederdi.Tom would hate that.
Buradaki havadan nefret ediyorum.I hate the weather here.
Kadınlardan nefret ediyor gibi görünüyorsun.You seem to hate women.
Sen psikiyatristlerden nefret ediyorsun, değil mi?You hate psychiatrists, don't you?
Turistlerden nefret ediyorsun, değil mi?You hate tourists, don't you?
Artık ondan nefret ediyorum.I hate her now.
Çünkü senden nefret ediyorum.Because I hate you.
Onun benden nefret ettiğini düşünüyorum.I think he hates me.
Bence o benden nefret ediyor.I think she hates me.
Sanırım Tom köpeğimden nefret ediyor.I think Tom hates my dog.
Sanırım Tom şarkı söyleme tarzımdan nefret ediyor.I think Tom hates the way I sing.
Sanırım Tom beni beklemekten nefret ediyor.I think Tom hates waiting for me.
Sanırım Tom Mary'nin kendini bekletmesinden nefret ediyor.I think Tom hates it when Mary makes him wait.
Ondan nefret etmiyorum.I don't hate him.
Çikolatayı yedikten sonra tükürüğümün tadından nefret ederim.I hate the taste of my saliva after eating chocolate.
Tom'un benden niçin o kadar nefret ettiğini bilmiyorum.I don't know why Tom hates me so much.
Tom'un senden nefret ettiğini sanmıyorum.I don't think Tom hates you.
Çalar saatlerden nefret ediyorum.I hate alarm clocks.
Patron olmaktan nefret ediyorum.I hate being a boss.
Bir vaizin oğlu olmaktan nefret ediyorum.I hate being a preacher's son.
Burada olmaktan nefret ediyorum.I hate being here.
Yaşlı olmaktan nefret ediyorum.I hate being old.
Bekar olmaktan nefret ediyorum.I hate being single.
Doğum günü partilerinden nefret ederim.I hate birthday parties.
Çadırda kamp yapmaktan nefret ediyorum.I hate camping out.
Tom hakkında her şeyden nefret ediyorum.I hate everything about Tom.
Ondan senin nefret ettiğin kadar çok nefret ediyorum.I hate it as much as you do.
Ben insanlar onu yaptığında ondan nefret ederim.I hate it when people do that.
O olduğunda bundan nefret ediyorum.I hate it when that happens.
Onlar onu yaptığında bundan nefret ediyorum.I hate it when they do that.
Tom ve Mary dövüştüklerinde bundan nefret ediyorum.I hate it when Tom and Mary fight.
Tom yaptığında bundan nefret ediyorum.I hate it when Tom does that.
Onu yaptığında bundan nefret ediyorum.I hate it when you do that.
Dövüştüğünde bundan nefret ediyorum.I hate it when you fight.
Onu söylediğinde ondan nefret ediyorum.I hate it when you say that.
Sen haklı olduğun zaman bundan nefret ederim.I hate it when you're right.
Sır saklamaktan nefret ederim.I hate keeping secrets.
Kaşlarımdan nefret ediyorum.I hate my eyebrows.
Saçımdan nefret ediyorum.I hate my hair.
Yeni okulumdan nefret ediyorum.I hate my new school.
İnsanlar Fransızca konuşuyorken şeyleri anlayamamaktan nefret ediyorum.I hate not being able to understand things when people are speaking French.
Tom'u seviyormuş gibi davranmaktan nefret ediyorum.I hate pretending I like Tom.
Eğleniyorum gibi davranmaktan nefret ediyorum.I hate pretending I'm having a good time.
İlgileniyormuşum gibi davranmaktan nefret ediyorum.I hate pretending I'm interested.
Sürpriz partilerden nefret ederim.I hate surprise parties.
O kitaptan nefret ediyorum.I hate that book.
O adamdan nefret ediyorum.I hate that guy.

İlgili Sayfalar