nefret ile cümle

nefret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Fransızca dersinden nefret ediyordu.Tom hated his French class.
Ayrılıkçılar benden ve herkes onlardan nefret eder.The separatists hate me and everybody hates them.
Herkes ayrılıkçılardan nefret eder.Everybody hates the separatists.
Bu Kabile elbisesinden nefret ediyor.She hates this Kabyle dress.
Tom, Boston'da olmaktan nefret ediyordu.Tom hated being in Boston.
Tom burada olmaktan nefret ediyordu.Tom hated being here.
Bunu söylemekten nefret ediyorum ama sen haklıydın.I hate to say it, but you were right.
Peter patates soymaktan nefret eder.Peter hates peeling potatoes.
Bu yerden nefret ediyorum!I hate this place!
Ayrılıkçılar Cezayir'den nefret eder.The separatists hate Algeria.
O nefret etti.She is hated.
Müslümanlardan nefret ettiğini biliyorum.I know he hates Muslims.
Bazı insanlar rüşvetten kendileri nemalanamadığı için nefret eder.Some people hate graft because they didn't get their share.
Nefret etti.She is detested.
Tom köriden nefret eder.Tom hates curry.
Kurallardan nefret eder.He hates the rules.
Köpeklerden gerçekten nefret ediyor.He really does hate dogs.
Kalabalık önünde konuşma yapmaktan gerçekten nefret ediyor.He really does detest giving speeches in front of large audiences.
Hitler sadece Yahudilerden nefret etmekle kalmadı.Hitler didn't only hate Jews.
Hitler sadece Yahudilerden nefret etmiyordu.Hitler didn't only hate Jews.
Aşk-nefret ilişkileri için fazla yaşlıyım.I'm too old for love-hate relationships.
Soğan çorbasından nefret ederim.I hate onion soup.
Tom'la Mary, aşk ve nefret arasındaki ince çizgide vals yapıyorlar.Tom and Mary are waltzing on the fine line between hate and love.
Yılın bu döneminden nefret ediyorum.I hate this time of year.
Amerikan futbolundan nefret ederim.I hate American football.
Yanni kötü insanlardan nefret eder.Yanni hates bad people.
Tom yoğurttan nefret eder.Tom hates yogurt.
Tom spor salonuna gitmekten nefret eder.Tom hates going to the gym.
Bürokrasiden nefret ederim.I hate bureaucracy.
Gitmenden nefret ediyorum, ama giderken arkandan endamını seyretmek çok hoşuma gidiyor.I hate to see you go, but I love to watch you leave.
Latin Amerikalılar ABD emperyalizminden nefret ediyorlar.Latin Americans hate US imperialism.
William gerçekten Sandra'nın ailesinden nefret ediyordu.William really hated Sandra's family.
Her soykırım nefret söylemiyle başlar.Every genocide begins with hate speech.
Bu aptalca işten nefret ediyorum.I hate this stupid job.
Cannes Film Festivali'ne nasıl gittim ve her dakika nefret ediyorum.How I went to the Cannes Film Festival and hated every minute of it.
Başlangıçta müzikten nefret ediyordu çünkü müziğin, sevdiği herkesi ondan çaldığına inanıyordu.She initially hates music because she believes that it has stolen everyone she has loved.
Yeryüzündeki kin ve nefret kendisinden kaynaklanır.Then he is to go down into the earth and hide.
Kendinden nefret etmek.By hating yourself.
O Wayne'den nefret eder ve o Kirli Joe'nun arkadaşıdır.She hates children and is a friend of Dirty Joe.
Tom'un babasına olan nefreti yavaş yavaş onun yardımına ihtiyacı olmasına dönüşür.Tom's dislike of his father gradually gives way to the need for his support.
"Ben herkesten bir Tracy roman yazma fikrinden nefret ederim," diye açıkladı Collins."I hated the idea that anyone else would write a Tracy novel," Collins explained.
Madonna-Eva'yı sev ya da nefret et, o tüm gözler için bir mıknatıs." yorumunu yaptı.Love or hate Madonna-Eva, she is a magnet for all eyes."
Bu tür bir kötülük, kişinin nefreti ya da gururu yüzünden ortaya çıkabilir.Such evil can be created by a person's hatred and pride.
Ajanların hayvan olmamasından nefret etmektedir.Human beings do not hate animals.
Bence o kurşunun ardından çok yüksek miktarde nefret yatıyordu.I do think there was a lot of hatred behind that bullet.
Son sözleri “ İki kez ölmekten nefret ederdim.His last words were: "I'd hate to die twice.
Okuldan nefret ederim.I hate their school.
Londra'ya dönerek Look dergisinde "Neden Amcamdan Nefret Ediyorum" başlıklı bir yazı yazdı.Returning to London he wrote an article for Look magazine titled "Why I Hate my Uncle."
Bir Suudi Arap devlet gazetesi tüm Yahudilerden nefret etmenin haklı olduğunu ifade etmiştir.One Saudi Arabian government newspaper suggested that hatred of all Jews is justifiable.
Bu anket Tunusluların % 64,1'inin "ülkedeki siyasi partilerden nefret ettiklerini" ortaya koymuştur.It was also found that 61.4% of Tunisians "ignore political parties in the country."
Diğer tüm keşişler gibi iconoclast ("Putkırıcı") kişilerden nefret eder.Like all monks he hates iconoclasts.
Kershaw, “Auschwitz’e giden yol nefretle inşa edildi ama vurdumduymazlıkla döşendi” diye belirtti.Kershaw argued that "the road to Auschwitz was built by hate, but paved with indifference".
Babasından nefret eder.Already hates his dad.
Bundan nefret ediyorum.And I hate that.
Kendisine Nymphadora denilmesinden nefret eder.He hates being called Sarge.
Ona tuzaklar kurarlar Çünkü ondan,Miyav ve Ham'dan nefret eder.He warns Arzace that he will kill him, just as he did with Ninus and Ninias.
Birinin ona itaat etmeyi reddetmesinden nefret eder.One day who refuse to recognize him.
Daha sonra o pozisyonda çalışmaktan nefret etti.He absolutely hated working for the city.
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.It has made him needy, greedy and grim.
Bunlar; Hırs (Lobha), öfke ve nefret (Dosa), cahillik (Moha) olarak sıralanır.They reflect not only grief and despair, but also the understanding of God's presence.

İlgili Sayfalar