14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.Tại phút thứ 14, Tôi bị co thắt kinh khủng, giống như cố gắng để thở.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.Ved 14 minutter, havde jeg forfærdelige sammentrækninger, ligesom denne trang til at trække vejret.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.Vid 14 minuter, Hade jag fruktansvärda sammandragningar, typ ett behöv att andas.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.W 14 minucie miałem te straszne skurcze, jakby przymus oddychania.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.Στα 14 λεπτά, είχα αυτές τις απαίσιες συσπάσεις, σαν αυτή την ανάγκη να αναπνεύσω.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.На 14-тата минута започнаха тези ужасни конвулсии, напъните да поемеш въздух.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.После 14 минут у меня появились ужасные схватки, свидетельствующие о потребности вдоха.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.ב 14 דקות, היו לי כיווצים נוראיים, כמו דחף לנשום.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.وفي الدقيقة 14 بدأت تلك الإنقباضات الشنيعة تجتاح جسدي وكأنها تطالب بالحاجة للأُكسجين
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.呼吸をしたいという衝動のように 体が異常収縮を始めました (笑い)
Ama bu... bu nefes almak kadar kolay.Mas isto, isto é tão fácil quanto respirar.
Arada bir sen de nefes almalısın.Czasem powinnaś też odetchnąć.
Arada bir sen de nefes almalısın.Debes tomarte un descanso de vez en cuando.
Arada bir sen de nefes almalısın.Deverias descansar, de vez em quando.
Arada bir sen de nefes almalısın.Du må godt tage lidt fri.
Arada bir sen de nefes almalısın.Du måste ta ledigt ibland.
Arada bir sen de nefes almalısın.Ogni tanto devi prenderti un po' di pausa.
Arada bir sen de nefes almalısın.Tarvitset joskus lepoa.
Arada bir sen de nefes almalısın.Πρέπει να ξεκουράζεσαι που και που.
Arada bir sen de nefes almalısın.Время от времени можно и передохнуть.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Am încercat să ies la suprafaţă ca să respir, şi atunci m-am lovit cu partea de jos a spatelui de tobogan.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Eu tentei vir ao de cima para respirar, mas bati com as costas de encontro à câmara de ar.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Ich versuchte nach oben zu kommen um Luft zu schnappen und stieß dabei mit meinem Rücken auf den Rohrgrund.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Ik probeerde omhoog te komen voor lucht, en mijn onderrug raakte de onderkant van de band.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.전 물밖으로 빠져나오려고 했고, 등 아래쪽에 튜브 밑바닥이 닿았습니다.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Megpróbáltam feljönni levegőért. És a derekam beleütközött a gumibelső aljába.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Próbowałem wypłynąć i zaczerpnąć powietrza, lecz zawadziłem o spód dętki.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Tôi thì cố nhoi lên để hít thở và phần eo chạm vào đáy phao.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Traté de subir a tomar aire, y mi espalda golpeó bajo el neumático.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Опитах се да изляза, за да си поема въздух, и задните ми части удариха долната част на гумата.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.Я попытался подняться, чтобы вдохнуть, и уткнулся низом спины в нижнюю часть камеры.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.אני ניסיתי לעלות לקחת אוויר והגב התחתון שלי פגע באבוב.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.حاولت أن اصعد إلى وجه الماء لأتنفس. فضربت ضهري بالدولاب.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.浮き輪が背中の上にあり 必死にもがき、死ぬかと思いました
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Ahogy egy orvos mondta, olyan volt, mintha megpróbálnál levegőt venni, miközben egy elefánt áll a mellkasodon.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Básicamente, es como intentar respirar, como decía un médico, con un elefante sentado en el pecho.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Bolo to v základe ako pokúšať sa dýchať, ako povedal doktor, so slonom stojacim na vašej hrudi.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Comme a dit un docteur, c'est exactement comme essayer de respirer avec un éléphant assis sur votre poitrine.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Det är som att försöka andas, sade doktorn, medan man har en elefant ståendes på bröstkorgen.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.É como tentar respirar — como o médico dissera — com um elefante em cima do peito.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Het is alsof je probeert te ademen, zoals een dokter zei, terwijl er een olifant op je borstkas staat.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Im Prinzip ist es der Versuch zu atmen, während ein Elefant auf deinem Brustkorb steht - so sagte es der Arzt.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.In pratica è come cercare di respirare, disse un dottore, con un elefante sul petto.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Je to něco jako zkoušet dýchat, jak říkají doktoři, se slonem na prsou.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.이건 의사가 말한대로 코끼리를 가슴위에 올려놓고 숨을 쉬려는 것과 같은 것이었습니다.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Nó đơn giản là cố gắng hít thở, như bác sỹ nói, trong khi một con voi đứng trên ngực bạn.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.On kuin yrittäisi hengittää, kuten lääkäri sanoi, elefantin seisoessa rintakehällä.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Un doctor a descris senzatia ca si cum ai incerca sa respiri cu un elefant stand pe pieptul tau.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Wygląda to tak jak próba oddychania, tak jak doktor wskazał, ze słoniem stojącym na Twojej klatce piersiowej.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Както каза докторът, това е все едно да се опитваш да дишаш, докато на гърдите ти е стъпил слон.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.Это то же самое, как если пытаться делать вдох, имея при этом, как выразился один врач, слона на груди.
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.כמו שרופא אמר לי, זה בעצם כמו לנסות לנשום כאשר פיל עומד על החזה שלך
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.انها في الاساس مثل محاولة التنفس ، كما قال طبيب في حين وجود فيل واقفٌ على صدرك
Bir doktor şöyle demişti; göğsünde bir fil otururken nefes almaya çalışmak gibi bir şey.呼吸をしようとしているような感覚なのです そうしてこのアイデアは消えました
Bir sonraki araştırmam, nefes almadan, hatta hava bile olmadan, ne kadar yaşayabileceğim üzerineydi.내가 호흡없이 얼마나 견딜 수 있나 알고 싶은 것이 제 다음 일이었습니다. 마치, 제가 아무것도 없이 얼마나 오래 생존할 수 있을까 하는 것과 비슷하죠. 공기 조차도 없이도요.
Bir sonraki araştırmam, nefes almadan, hatta hava bile olmadan, ne kadar yaşayabileceğim üzerineydi.המרדף הבא היה לראות כמה זמן אוכל להיות בלי לנשום כאילו כמה זמן אני יכול לשרוד, בלי כלום אפילו בלי אוויר
Bir sonraki araştırmam, nefes almadan, hatta hava bile olmadan, ne kadar yaşayabileceğim üzerineydi.空気さえ無い状態で どれだけ耐えられるか 試したくなりました これが私の人生における最高の経験になるとは
Bir tanesi, tabiki de bir tanesi nefes almaniz için ama diğeride yemek yemeniz için.Jedna je pro vzduch a ta druhá je pro potravu.
Bir tanesi, tabiki de bir tanesi nefes almaniz için ama diğeride yemek yemeniz için.Jedna - no, vzduch môže prejsť len jednou, tá druhá je určená pre jedlo.
Bir tanesi, tabiki de bir tanesi nefes almaniz için ama diğeride yemek yemeniz için.Jednym z nich wędruje powietrze, a drugim jedzenie.