Burun ve Nazal Kavite External and orta kulak, önden açılan kısım.External and middle ear, opened from the front.
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..And I have a cold because some viruses have infected the tissue in my nasal passage.
Vajinal (örneğin, duş , peser vb ) Rektal Üretral fitiller Nazal fitillerVaginal (e.g., douche, pessary, etc.) rectal Urethral suppositories Nasal suppositories
Aynı zamanda dış nazal siniri oluşturmak üzere burun kemiklerinden çıkan bir dal verir.It also gives off a branch which exits through the nasal bones to form the external nasal nerve.
Nazal endoskopi klinikte gerçekleştirilen hızlı ve kolay bir işlemdir.Nasal endoscopy is a quick and easy procedure performed in clinic.
Edo alfabesi, /ʋ/ ve /l/, mw ve n'nin nazallaştırılmış alofonları için ayrı harflere sahiptir:The Edo alphabet has separate letters for the nasalised allophones of /ʋ/ and /l/, mw and n:
Nazal ünlüler son -n ile veya ilk nazal ünsüz ile yazılabilir.Nasal vowels may be written with a final -n or with an initial nasal consonant.
Burun ve Nazal Kavite External and orta kulak, önden açılan kısım.Наружное и среднее ухо, спереди.
Sol nazal kavitenin tavanı, tabanı ve yan duvarı.Крыша, дно и боковая стенка левой половины полости носа.
Sol nazal kavitenin tavanı, tabanı ve yan duvarı.Teto, piso e parede lateral da cavidade nasal esquerda.
Nazofarenks, (farenksin nazal bölümü) farenksin en üst kısmıdır.Dette gjelder også øvre del av framryggen.
Harflerin, nazalize edilmiş sesi belirtmesi amaçlanmıştır.Raidė ų skirta žymėti nazalizuotą garsą un.
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..A mám rýmu, protože některé viry infikovány tkáně v mé nosní průchod.
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..E eu tenho um resfritado porque alguns vírus têm infectado o tecido em minha passagem nasal.
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..Jestem przeziębiony, bo wirus kataru zainfekował komórki tkanki wyścielającej mój nos.
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..Y tengo un resfriado porque algunos virus han infectado el tejido en mi pasaje nasal.
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..Я застудився, тому що віруси інфікували тканину мого носового проходу.
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..انني لدي انفلونزا وذلك لان بعض الفيروسات قامت باصابة النسيج في أنفي
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..私の鼻腔の組織。 そして彼らは鼻水とその他もろもろを持っている私を引き起こしています。