Natalbrazil. kgmΝατάλbrazil. kgm
Natalbrazil. kgmНаталbrazil. kgm
Natalbrazil. kgmНаталbrazil. kgm
Natalbrazil. kgmالولادةbrazil. kgm
Natalbrazil. kgmナタールbrazil.kgm
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity in Brazil
NatalCity in BrazilNatalCity name (optional, probably does not need a translation)
NatalCity in BrazilNatalCity name (optional, probably does not need a translation)
NatalCity in BrazilNatalCity name (optional, probably does not need a translation)
NatalCity in BrazilNatalCity name (optional, probably does not need a translation)
NatalCity in BrazilΝατάλCity name (optional, probably does not need a translation)
NatalCity in BrazilНаталCity in Brazil
NatalCity in BrazilНаталCity in Brazil
NatalCity in BrazilНаталCity name (optional, probably does not need a translation)
NatalCity in BrazilناتالCity name (optional, probably does not need a translation)
NatalCity in BrazilナタールCity in Brazil
Natalia'nın sadece kendi bebeğini besleyebilecek kadar parası vardı ve bu yüzden büyük oğlunu yuvaya verdi.Abia îşi permitea să-şi hrănească bebeluşul, aşa că a fost nevoită să-l trimită pe cel mare la orfelinat.
Natalia'nın sadece kendi bebeğini besleyebilecek kadar parası vardı ve bu yüzden büyük oğlunu yuvaya verdi.Elle a dû envoyer son fils aîné dans un orphelinat.
Natalia'nın sadece kendi bebeğini besleyebilecek kadar parası vardı ve bu yüzden büyük oğlunu yuvaya verdi.그녀는 아기를 먹일 수 있는 만큼의 돈이 전부였습니다 그래서 나이가 좀 더 많은 아들을 보육원에 보내야만 했습니다
Natalia'nın sadece kendi bebeğini besleyebilecek kadar parası vardı ve bu yüzden büyük oğlunu yuvaya verdi.שרק היה לה מספיק כסף להאכיל את תינוקה. ולכן נאלצה לשלוח את בנה הגדול יותר למוסד;
Natalia'nın sadece kendi bebeğini besleyebilecek kadar parası vardı ve bu yüzden büyük oğlunu yuvaya verdi.التي كان لديها طعام كافٍ فقط لإطعام رضيعها، و لذلك توجب عليها إرسال ابنها الأكبر للمؤسسة؛
Natalia'nın sadece kendi bebeğini besleyebilecek kadar parası vardı ve bu yüzden büyük oğlunu yuvaya verdi.上の息子を施設に 送らねばなりませんでした ブルガリアのデシには 子どもが4人いましたが
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.A Natalie Angier escreveu um artigo triste no The New Yorker, a dizer como se sentia sozinha enquanto ateia.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.És mindez abból fakad, hogy az ateistákat egyfajta különc, furcsa kisebbségnek tekintik.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.나탈리 앤지어(뉴욕타임즈 과학전문작가)는 뉴요커에 다소 슬픈 얘기를 실었죠. 무신론자로서 본인이 얼마나 외로운지에 대한 얘기였습니다.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.Natalie Anger scrisse un pezzo piuttosto triste, sul New Yorker, dicendo quanto si sentisse sola come atea.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.Natalie Angier je napisala precej žalosten članek v New Yorkerju, o osamljenosti, ki jo čuti kot ateist.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.Natalie Angier menulis dengan nada sedih di New Yorker, menceritakan kesepiannya sebagai seorang ateis.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.Natalie Angier napísala celkom smutný článok do New Yorkeru, o tom ako osamelo sa cíti ako ateistka.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.Natalie Angier napisała smutny artykuł w New Yorkerze, o wyobcowaniu, które czuje jako ateistka.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.Natalie Angier napsala pro New Yorker dost smutný článek o tom, jak osaměle se jako ateistka cítí.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.Η Νάταλι Έηντζερ έγραψε ένα μάλλον θλιβερό άρθρο στον Νιου Γιόρκερ, λέγοντας πόση μοναξιά ένοιωθε ως άθεη.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.Наталі Енжієр написала доволі сумну статтю в Н'ю Йоркер про те, як самотньо вона почувається як атеїст.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.נטלי אנג'ייר כתבה מאמר עצוב למדי ב"ניו-יורקר",
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.נטלי אנג'ייר כתבה קטע עצוב למדי ב-'ניו-יורקר',
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.كتبت نتاليا انجيار مقالا يبعث على الحزن في النيويورك تايمز، كيف كانت تشعر بالوحدة كملحدة.
Natalie Angier, New Yorker'da çıkan bir yazısında bir ateist olarak kendini nasıl yalnız hissettiğini yazdı.無神論者として 味わった孤独を綴っています 彼女は孤立したマイノリティであると はっきり感じていました
Natalie Jeremijenko:Natalie Jeremijenko:
Natalie Jeremijenko:Natalie Jeremijenko:
Natalie Jeremijenko:Natalie Jeremijenko:
Natalie Jeremijenko:Natalie Jeremijenko:
Natalie Jeremijenko:Natalie Jeremijenko:
Natalie Jeremijenko:(Risos)
Natalie Jeremijenko: Tamam. (Gülüşmeler)나탈리 제레미젠코: 오케이.(웃음)
Natalie Jeremijenko: Tamam. (Gülüşmeler)Natalie Jeremijenko: bon (Rires)
Natalie Jeremijenko: Tamam. (Gülüşmeler)こういう装置がいくつかあり
Natalie Jeremijenko: Tamam.Natalie Jeremijenko:
Natalie Jeremijenko: Tamam.Natalie Jeremijenko:
Natalie Jeremijenko: Tamam.Natalie Jeremijenko: